Tekrar edelim: "Ilımlı İslâm Projesi" bir ABD-Yahudi-İngiliz projesidir. Bu projenin içinde "Dinler arası diyalog" vardır, "İbrahimî dinler" vardır, "mikro milliyetçilikleri destekleme" ve "sivil toplum örgütlerini" güçlendirme vardır. Türkiye gibi laiklik kavramının abartıldığı, çağdaşlığın "Yahudi-Hıristiyan" değerler olarak algılanıp Müslüman milletin rencide edildiği bir ülkede ABD eliyle hayata geçirilen "Ilımlı İslâm Projesi" (diyalogcu) cemaatlerin aklını çelmekte, inancına yapılan saldırılardan rahatsızlık duyan fertlere de cazip gelmektedir.Peki "Diyalog ve Ilımlı İslâm"ın Yahudi ve ABD'ye hizmeti nedir? Yahudi, ABD ve İngiltere ittifakı dünyadaki doğalgaz ve petrolün tamamına hakim olmak için önlerinde hiçbir engele tahammül edememektedir.Ayrıca hedeflerinde Dicle ve Fırat gibi su ve Bor madenleri de vardır.Yine Arz-ı Mev'ud, yani Yahudi'ye muharref Tevrat'ta vaat edildiği varsayılan topraklar "Diyalog" ve "Ilımlı İslam Projesi" ile devreye sokulacak Büyük Ortadoğu Projesi'nin özünde gizlidir. Enerji kaynakları ve Arzı-ı Mev'ud'a hakim olmak isteyen bu güçler III. bin yılda Asya'yı Hıristiyanlaştırmak isteyen Vatikan'la el eledir.İstanbul'da Ekümenik devlet istemeleri, Harran'da toprak alıp Urfa'da Sinagog yapmak istemeleri, Karadeniz'de Pontus peşinde koşmaları hep aynı planın detaylarıdır ve işin içinde CIA olduğu ABD basınında defalarca itiraf edilmiştir. TSK, "Ilımlı İslâm'a karşıyım" diyor.Bunu biraz laiklik adına söylüyor ama aslında millî devleti yok olmaktan kurtarmak için böylesine sert bir tavır takınıyor.Bu tavrı ile, amacı ne olursa olsun Türk Silahlı Kuvvetleri aslında ABD'nin hayata geçirmek için çırpındığı Ilımlı İslâm Projesi'ne ve onun Türkiye içindeki versiyonlarına karşı çıkarak gerçekten de İslâm'a hizmetin en büyüklerinden birini yapmış oluyor.Çünkü "Ilımlı İslâm, bir İsrailiyat'tır" İslâm'ı deforme etmektedir.Kadınların, kadın erkek karışımı cemaatlere Cuma namazı kıldırması, Cuma'nın Pazar gününe alınmak istenmesi "Diyalog" ve "Ilımlı İslâm"ın içinden gelen gelişmelerdir.TSK'nın duruşuÖzetle TSK kendi gerçeğinden, tarihî mirasından, bu coğrafyada var olmanın Hilal'in Haç'a galip gelmesi geleneğinden istese de kopamıyor; tarih TSK'ya "Titre ve kendine dön!" diyor.TSK elbette "Ilımlı İslâm Projesi"ne bu amaçla karşı çıkmıyor.Çünkü bu projenin amacı milli devletin merkezi otoritesini sarsmak.Devletin elindeki gücü sivil toplum örgütlerine, cemaatlere devretmek ve sonra o cemaatleri ve sivil toplum örgütlerini ABD-İsrail-İngiltere adına milli devlete karşı kullanmak.TSK'yı rahatsız eden malûm projenin bu özelliği.Çünkü milli devlet ve merkezi otorite ABD'nin dünyadaki Bor dahil petrol ve doğalgaz yataklarını, dünya ticaretini ve İsrail'in Arz-ı Mev'ud'unu engelleyecek yegane güç.İslam'ın anti-emperyalist karakteriİslâm'ın da böyle anti emperyalist bir karakteri var. "Ilımlı İslam Projesi" işte "diyalog" falan diyerek bir yandan İslâm'ın anti emperyalist ruhunu öldürüyor, diğer yandan cemaat ve azınlıklara arka çıkarak milli devletlerde, özellikle de Türkiye'de devletin ve ordunun merkezi otoritesini sıfırlamaya, ülkeyi cemaatler ve sivil toplum örgütleriyle içeriden ele geçirmeye çalışıyor. TSK'nın son tavrı doğrudur. Yeter ki, söylediğinin arkasında dursun ve milletini rencide etmesin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.