Uzmanlar tarafından, tedavi edilmesi gereken bir sorun olarak değerlendirilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite konusunda öğretmenlerin de eğitilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu dünyada 4-12 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 5'inde görülüyor."Bu rakam yaklaşık her sınıfta bir çocuk demektir" diyen uzmanlar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite konusunda öğretmenlerin de eğitilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, "Türkiye gibi nüfusu genç olan bir ülke için, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu önemli sorunlardan biri" dedi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, okul öncesi dönemden, erişkin döneme kadar hayatı olumsuz etkileyen önemli bir rahatsızlık olduğunu belirten uzmanlar, şöyle konuştu: "Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, dikkatini toplayamamak, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik, içten gelen ama ifade edilemeyen bir duygudur. Bireyde bu bulguların hepsi olabileceği gibi bazen sadece biri de görülebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu doğru şekilde ele alındığı zaman, kolay tedavi edilebilmektedir" diye konuştu.Uzmanlar ,dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, bütün yaşam boyunca hem çocukluk hem de daha sonraki dönemde erkek çocuklarda, kız çocuklardan daha fazla görüldüğünü, dünyada 4-12 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 5'inde ortaya çıktığını kaydetti.Beyinden salgılanan, dikkat süresini, davranışları, tutumları etkileyen maddelerin salınımındaki bazı dengesizliklerin bu hastalığın nedenlerinden olduğunu bildiren uzmanlar, şöyle devam etti:"Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ergenlik döneminde geçmez. Tedavi edilmediği takdirde, davranış bozukluğuna dönüşerek daha büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Bu çocukları sahiplenmemiz ve yardımcı olmamız lazım. Hastalığın tedavisi çok kolay değil. Tedavide özellikle ailelere ve öğretmenlere büyük görevler düşüyor. Okul öncesi dönemde bulguları fark edip uzmana götürüldüğünde, 0-6 yaş grubunda sınırları iyi koyabilmek ve iyi düzen kurabilmek sorunu ortadan kaldırabilmektedir."Uzmanlar, öğretmenlerin hastalık konusunda eğitilip, çocukları bu yönden izlemeleri gerektiğini belirterek, "Öğretmenler sınıfta öğrencileri bu yönden de değerlendirmeliler. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuya duyarlılık göstermelidir, çünkü ilköğretim nüfusu çok yoğun bir ülkeyiz. Bu sorun, ancak profesyonel çözüm bulunarak halledilebilir" diye konuştu.
Uzmanlara göre, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu dünyada 4-12 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 5'inde görülüyor."Bu rakam yaklaşık her sınıfta bir çocuk demektir" diyen uzmanlar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite konusunda öğretmenlerin de eğitilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, "Türkiye gibi nüfusu genç olan bir ülke için, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu önemli sorunlardan biri" dedi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, okul öncesi dönemden, erişkin döneme kadar hayatı olumsuz etkileyen önemli bir rahatsızlık olduğunu belirten uzmanlar, şöyle konuştu: "Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu, dikkatini toplayamamak, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik, içten gelen ama ifade edilemeyen bir duygudur. Bireyde bu bulguların hepsi olabileceği gibi bazen sadece biri de görülebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu doğru şekilde ele alındığı zaman, kolay tedavi edilebilmektedir" diye konuştu.Uzmanlar ,dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, bütün yaşam boyunca hem çocukluk hem de daha sonraki dönemde erkek çocuklarda, kız çocuklardan daha fazla görüldüğünü, dünyada 4-12 yaş arasındaki çocukların yaklaşık yüzde 5'inde ortaya çıktığını kaydetti.Beyinden salgılanan, dikkat süresini, davranışları, tutumları etkileyen maddelerin salınımındaki bazı dengesizliklerin bu hastalığın nedenlerinden olduğunu bildiren uzmanlar, şöyle devam etti:"Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ergenlik döneminde geçmez. Tedavi edilmediği takdirde, davranış bozukluğuna dönüşerek daha büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Bu çocukları sahiplenmemiz ve yardımcı olmamız lazım. Hastalığın tedavisi çok kolay değil. Tedavide özellikle ailelere ve öğretmenlere büyük görevler düşüyor. Okul öncesi dönemde bulguları fark edip uzmana götürüldüğünde, 0-6 yaş grubunda sınırları iyi koyabilmek ve iyi düzen kurabilmek sorunu ortadan kaldırabilmektedir."Uzmanlar, öğretmenlerin hastalık konusunda eğitilip, çocukları bu yönden izlemeleri gerektiğini belirterek, "Öğretmenler sınıfta öğrencileri bu yönden de değerlendirmeliler. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuya duyarlılık göstermelidir, çünkü ilköğretim nüfusu çok yoğun bir ülkeyiz. Bu sorun, ancak profesyonel çözüm bulunarak halledilebilir" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.