Peygamber Efendimiz'e ve İslam'a yönelik Batı medyasının başlattığı Haçlı saldırılarına İslam dünyasının tepkisi sürüyor. Peygamber sevgisi ile yoğrulan Türk Milleti'nin de tepkisiz kalması mümkün değil. İktidarın ve güdümlü medyanın örtbas çabalarına, dinler ve medeniyetler arası diyalog tanıtımlarına milletimiz inanmıyor. Bunu gören güçler, papaz cinayeti ile gündemi karartarak, kilise kapısında işledikleri cinayetin silahını cami kapısına bırakarak haçlı gündemini saptırıp, diyalog gündemini dayatmaya çalışıyorlar. Milletimizin Batı medyasından beklediği özür dileme yerine bu küstahlığa göz yuman AB ülke lider ve kurumlarına yönelik tepkisini bu cambaza bak oyunu ile bastıracaklarını sanıyorlar. Gençleri internet kafelere doluşturan, üç kuruşluk papaz bağışına muhtaç eden, diyalog masalı ile gençliğimizi kiliseye yönlendiren, 'çan, ezan, hazan' edebiyatı, kilise-cami-havra ortak mabedi anlayışı ile gençliğimizi misyonerlerin kucağına bırakan AKP, öz evlatlarını kilise müdavimi yapan AKP parti yöneticileri bu durumdan memnun gözüküyor. Papaz cinayetinin gerçek sorumlusu ahlaksız medya ve sorumsuz AKP iktidarı, bunlar yetmiyormuş gibi cinayetin sorumluluğunu Kuvay-ı Milliye, Bağımsız Türkiye diyen vatan evlatları ile ilişkilendirmeye çalışıyor. Onca gayrete rağmen başaramadılar. Katil zanlısını sorgulayan Trabzon Emniyeti; sorumsuz baba, örgüt peşinde koşan medyaya ateş püskürüyor, işin içinde aileden temin edilen silahın ve papazdan alınamayan 100 doların olduğunu anlatıyor. Ama Vatikan ve iktidarın ortak sözcülüğüne soyunan kartel medyası, kiliseyi temize çıkarmanın, dini ve milli bütünlüğümüze sahip çıkan insanlara iftiranın ve cıvık cıvık misyonerlik propagandası yapmanın peşinde. Ruhlarını kiliseye öylesine satmışlar ki, günlerdir tüm ısrarlı aramalarına rağmen telefona çıkmak cesareti ortaya koyamıyorlar. Vatan'a sahip çıkmayı, İslam'a sahip çıkmayı tehlike çanı olarak gören bu sözde Hürriyet, dünkü manşetinde Vatikan'ın resmi yayın organı ile aynı anda ve aynı ağızla misyonerlik propagandası yaptı. Bu da gösteriyor ki, Hürriyet derken Hırıstiyanlığa Hürriyet'i kastediyorlar.Hürriyet'ten devşirdiği iftiraları köşesine taşıyan Yeni Şafak'ın da kimin sözcülüğünü yaptığı ortaya çıktı. Ve bütün bu karmaşanın sorumlusu ve Putin kadar cesaret ortaya koyup AB liderlerinden özür dilemelerini istemek yerine dumanlı hava oluşturup iftiralarla dini ve milli bütünlüğe sahip çıkanlarla mücadele etmesi AKP'nin Hilal savunuculuğundan, Haç'lı AB'ye sevdalanıp savrulduğunu gösteriyor. Halbuki zanlının annesi AKP'nin teşkilatında. Kimse bunu görmüyor. Onun için Rasmussen'lere tepki koymak yerine onlarla Katolik nikahı kıyan AB sevdalısı iktidara tepki vermeli. Bakın o zaman nasıl hepsi sıraya girip özür diliyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014