Kıbrıs'ta yaşananlar bir gerçeği net olarak ortaya koydu: Denktaş dışında MGK dahil Türk tarafından hiç kimse işin ciddiyetini tam olarak kavrayamamış gözüküyor.
Gerek Annan Planı'na "evet" yolu ile, gerekse Rum kesiminin tek yanlı olarak AB'ye alınması yolu ile Türklerin asimile edilerek Adanın tamamının AB şemsiyesinde Rum hakimiyetine sokulmak istendiğinin farkında değiller.
Denktaş'ı dinlemiyorlar.
Belki kurt Rum politikacısı Kıbrıs eski Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides'i dinlerler.
Daha önce üç BM planını Rum çıkarlarını tatmin etmediği için reddeden Klerides, referandum öncesi Papadopulas'u ve Rum halkını uyarmıştı. Annan Planı'nın Rumların yararına olduğunu ancak Rum kamuoyunun bu yönde bilinçlendirilemediğini söyleyen Klerides, Papadapulos'a "hayır" çıkması halinde AB de adanın tümünü temsil edemeyeceğini ve İslam ülkelerinin Kıbrıs Türk kesimini tanıyacağını söylemişti.
Aslında bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere "hayır" oyu ile adayı fiilen ikiye bölen Rumlar kendi elleri ile KKTC'nin tanınmasının önünü açtıklarının farkındalar.
Buna rağmen ve seçimler öncesinde Türk kamuoyunu yatıştırmak ve Kıbrıs Türklerini "evet"e yönlendirmek için çaba sarf eden iktidar hala ABD ve AB'nin ağzına bakıyor.
Sandıkların kapanmasına bir saat kala, "Rumlar hayır, Türkler evet derse Kıbrıs'ı tanırız" diyerek seçimleri etkilemeye çalışan Başbakan Erdoğan seçimlerden sonra "tanımayı" ağzına almıyor, alamıyor.
İktidarın bu pasifizmine MGK'nın da ayak uydurması Avrupa Birliği'ni rahatlattı.
AB, Türkiye'nin sivil ve askeri olarak AB'den takvim almaya şartlandığını ve bu şartlanmışlık içinde Kıbrıs'ın güvenliğini ikinci plana ittiğini gördükçe Türkiye'ye yeni şartlar dayatmaya başlayacak.
Oysa AB, Rumları tek yanlı olarak tüm adayı temsilen içine almakla nasıl bir suç işlediğinin farkındaydı.
Hükümet, "AB sözünü tutmalı" diyor.
Adama sormazlar mı sen Türk milletine verdiğin Kıbrıs'ı tanıma sözünü tuttun mu ki benden istiyorsun?
Kıbrıs konusunda maalesef sadece hükümet değil, MGK da AB gözlüğü ile bakıyor.
Yanılmayı çok isterdim ancak Kıbrıs'ı tanıyoruz demedikçe aksi hamhayal.
Gerek Annan Planı'na "evet" yolu ile, gerekse Rum kesiminin tek yanlı olarak AB'ye alınması yolu ile Türklerin asimile edilerek Adanın tamamının AB şemsiyesinde Rum hakimiyetine sokulmak istendiğinin farkında değiller.
Denktaş'ı dinlemiyorlar.
Belki kurt Rum politikacısı Kıbrıs eski Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides'i dinlerler.
Daha önce üç BM planını Rum çıkarlarını tatmin etmediği için reddeden Klerides, referandum öncesi Papadopulas'u ve Rum halkını uyarmıştı. Annan Planı'nın Rumların yararına olduğunu ancak Rum kamuoyunun bu yönde bilinçlendirilemediğini söyleyen Klerides, Papadapulos'a "hayır" çıkması halinde AB de adanın tümünü temsil edemeyeceğini ve İslam ülkelerinin Kıbrıs Türk kesimini tanıyacağını söylemişti.
Aslında bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere "hayır" oyu ile adayı fiilen ikiye bölen Rumlar kendi elleri ile KKTC'nin tanınmasının önünü açtıklarının farkındalar.
Buna rağmen ve seçimler öncesinde Türk kamuoyunu yatıştırmak ve Kıbrıs Türklerini "evet"e yönlendirmek için çaba sarf eden iktidar hala ABD ve AB'nin ağzına bakıyor.
Sandıkların kapanmasına bir saat kala, "Rumlar hayır, Türkler evet derse Kıbrıs'ı tanırız" diyerek seçimleri etkilemeye çalışan Başbakan Erdoğan seçimlerden sonra "tanımayı" ağzına almıyor, alamıyor.
İktidarın bu pasifizmine MGK'nın da ayak uydurması Avrupa Birliği'ni rahatlattı.
AB, Türkiye'nin sivil ve askeri olarak AB'den takvim almaya şartlandığını ve bu şartlanmışlık içinde Kıbrıs'ın güvenliğini ikinci plana ittiğini gördükçe Türkiye'ye yeni şartlar dayatmaya başlayacak.
Oysa AB, Rumları tek yanlı olarak tüm adayı temsilen içine almakla nasıl bir suç işlediğinin farkındaydı.
Hükümet, "AB sözünü tutmalı" diyor.
Adama sormazlar mı sen Türk milletine verdiğin Kıbrıs'ı tanıma sözünü tuttun mu ki benden istiyorsun?
Kıbrıs konusunda maalesef sadece hükümet değil, MGK da AB gözlüğü ile bakıyor.
Yanılmayı çok isterdim ancak Kıbrıs'ı tanıyoruz demedikçe aksi hamhayal.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
İbrahim Berk / diğer yazıları
- Cübbe düştü haç göründü / 07.01.2020
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014
- Darbe fragmanı / 22.07.2016
- Suriye bumerangı / 24.02.2016
- AKP'nin hali pürmelali / 17.02.2016
- Atlantik'in iki yakasından Türkiye'nin görünümü / 22.10.2015
- Stratejik derinlikte çırpınan Türkiye / 18.09.2015
- Ya felakete, ya felaha / 05.09.2015
- Teröristleri takviye Mehmetçiği tasfiye operasyonu / 25.02.2015
- AKP IŞİD'i niçin vuramaz? / 15.10.2014
- Kuklalar düşünemez / 09.10.2014