3 gündür Merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ın verdiği milli mücadeleyi kabaca anlatmaya çalıştım.
Bugün ise Haydar Baş bu mücadeleyi verirken diğerleri ne yapıyordu, sorusuna birkaç cevap hazırladım. Hatırlayalım:
2004 MGK kararında, "Nurculuk Faaliyetleri ve Fethullah Gülen grubuna" ait kurumların faaliyetlerinin engellenmesi için, "Ağır yaptırımlar getiren yasal düzenlemeler yapılmalıdır, eylem planı hazırlanmalıdır" denilmiş.
25 Ağustos 2004 tarihli MGK kararının altında, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve Dışişleri Bakanı olan Abdullah Gül'ün yanı sıra, beş ayrı bakanın imzası var. Aynı belgeye, MGK üyesi Aytaç Yalman, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, M. Şener Eruygur da imza koymuş.
Toplantıda yaşanan bir hadiseyi seneler sonra Ülke TV Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öztürk anlattı;
"Şener Eruygur, hazirunu selamladıktan sonra cebinden bir kağıt çıkartıp okumaya başlıyor; 'Bu iktidar zamanında cemaatlere şöyle yapıldı, İrtica şöyle hortladı, gericiler şöyle yaptı, gericiler kadrolara şöyle dolduruldu ' derken oradan bir ses yükseliyor 'Kes lan! ' ve toplantı o anda duruyor. Toplantı bitiyor. 'Kes, yeter ' diyen isim Başbakan Erdoğan."
Başbakan Erdoğan'ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ise konuya ilişkin Twitter'dan yaptığı açıklamada ise "2004'teki MGK kararı hükümet tarafından yok hükmünde kabul edilmiş, hiç bir bakanlar kurulu kararı alınmamış, hiçbir işlem yapılmamıştır" diyordu.
Pensilvanya ziyareti
"Gülen'in konuşmalarının yayınlandığı Herkul.org sitesinin editörü Osman Şimşek, 2000'li yılların başında AKP'nin kuruluş aşamasında, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Pensilvanya'ya gelerek Fethullah Gülen'i ziyaret ettiğini söyledi.
"Erdoğan yaşadığımız yeri görmüş; kahvemizi içmişti" diyen Şimşek, "Hatta o gün musluklarımız bozuktu; bizimle beraber bahçedeki hortumdan abdest almıştı.
Yine aynı dönemde Abdullah Gül de teşrif etmiş; hâlâ bizi bağrına basan evimizde, yaşantımıza şahit olmuş ve bizimle aynı safta namaza durmuştu' ifadelerini kullandı." (http://t24.com.tr/haber/fethullah-gulen-erdogani-2006da-ikaz-etmis,253462)
2010 referandum
"Dünyanın dört bir yanından, okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi kutluyorum.
Buradan okyanus ötesine mesajlar olduğuna göre, bizim de bu mesajı verenlere bir mesajımızın olması lazım." (Başbakan Erdoğan) (http://t24.com.tr/haber/erdogan-okyanus-otesinden-surece-destek-verenleri-kutluyorum,97974)
2012: 'Dön bitsin bu gurbet'
"Kardeşlerim, gurbet hasrettir. Hasret, bedeli çok ağırdır, faturası çok ağırdır. Biz, gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz.
Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamını yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki bu sıla hasreti artık bitmelidir, bitsin istiyoruz.
Doğrusu ben şu andaki tavrınızla, evet, hep birlikte bu hasretin bitmesini istiyorum. Öyleyse, bitsin bu hasret! (...) Gurbeti bir kenara, hasreti bir kenara bırakalım, diyorum." (Tayyip Erdoğan'ın 10. Türkçe Olimpiyatları Kapanış Töreninde yaptığı konuşma, 14 Haziran 2012, https://www.youtube.com/watch?v=ZioVJ65g4J0)
Abdullah Gül, Fethullah Gülen için: "Hepimizin hocasıdır, bir bilim adamıdır, muhterem bir hoca efendidir."
Bekir Bozdağ, Türkçe Olimpiyatlarında konuşuyor: "Muhterem Fethullah Gülen hoca efendimize Antalya'dan gönül dolusu selamlar".
Aynı Bekir Bozdağ, Meclis Genel Kurulunda: "Gülen bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir" diyordu.
Binali Yıldırım Türkçe Olimpiyatlarında Fethullah Gülen'in şiirini okuyordu.
Numan Kurtulmuş, Gülen'e dön çağrısını yineliyordu.
Bülent Arınç: "Hoca efendi bence siyaset üstü bir insan, bizden daha iyi görebiliyor… Hoca efendi çiçeklerle karşılanacak" diyordu.
Ali Babacan, Türkçe Olimpiyatlarında Gülen'i övüyordu.
Egemen Bağış, Fethullah Gülen'i bir öncü ve kahraman olarak tanımlıyordu.
Süleyman Soylu: "Aynen 28 Şubat gibi, aynı 12 Eylül öncesi gibi senaryodur. Derin devlet harekete geçti. Cemaati döverek, cemaate saldırarak, Türkiye'nin değişim yönünü etkilemeye çalışıyorlar" diyordu.
AKP milletvekili Abdurrahman Kurt: "Cemaat ile birlikte askeri vesayete karşı işbirliği yaptık" diyordu.
Şimdi hepsi Gülen ve yapılanmasını lanetliyor.
Bakalım hesap gününde kim ne diyecek?
- Abdullah Öcalan, Bahçeli’den de, Erdoğan’dan da basiretliymiş / 02.12.2024
- Sosyal devlet ancak BTP ile mümkün / 01.12.2024
- Sosyal devletten demokratik krallığa / 30.11.2024
- Kıbrıs’a NATO kılıfı / 29.11.2024
- Jennifer Lopez, Sudeysi, Kabe ve Erdoğan / 28.11.2024
- AKP ve MHP, Türkiye’nin gerçek düşmanını perdeliyor / 27.11.2024
- Tam bağımsız Türkiye için vakit tamam, söz konusu vatandır / 25.11.2024
- Sinirde Avrupa’da birinci dünyada ikinci olmuşuz / 24.11.2024
- Tarımı bitirdiler… Şahidim Sayın Erdoğan’dır / 23.11.2024