Prof. Dr. Haydar Baş hocamın Hakka rıhletinin ardından sanki bir yanım kopmuş gibiydi. Karanlıkta tek başına kalmışım ve hangi yöne gideceğimi, hangi yolu izleyeceğimi bilemeyecekmişim gibi…
Ta ki Sn. Seçil Mumcuoğlu'nun sanal ortamda yaptığı bir toplantıda söylediği sözleri işitene kadar... Sn. Mumcuoğlu şöyle ifade etti gönlündekileri; "Evet Sn. Hocam Hakka rıhlet etti, aramızdan ayrıldı ama bizi hafızalarımız ile baş başa bırakmadı, bizi nefislerimiz ile baş başa bırakmadı, bize sayısız eser bıraktı, tezlerini bıraktı, fikirlerini bıraktı."
Sn. Mumcuoğlu'nun bu sözleri bana ışık oldu adeta. Evet, hocam aramızdan ayrıldı ancak Prof. Dr. Haydar Baş'ın fikirleri, eserleri, tezleri, bakış açısı asla ölmeyecek. Bizler bize öğrettikleri ile yolumuza devam edebileceğiz. Kendileri aramızdan ayrılsa da sayısız sancaktarını bıraktı yanımızda.
Naçizane fikrim onun en kıymetli eseri şüphesiz 'Yıkılmayan tek kale benim icmal gençliğimdir' sözleriyle ifade ettiği İcmal Gençliği'dir.
İcmal Gençliği onun sabırla, sebatla büyüttüğü gülleridir. Öyle bir gül bahçesidir ki o bahçede fitnenin, riyanın, ikiyüzlülüğün, nankörlüğün, hasedin, kötülüğün bitmesine asla müsaade etmemiştir. 'İnsan gönüldür, gönül' diyerek binlerce gönül insanı yetiştirmiştir o bahçede. Sayın Baş bizi, İcmal Gençliğini öyle yetiştirmiştir ki;
- Birçoğumuzun evinde Fetö'ye, Vatikan'a kurban etleri gönderilirken, bağışlar yapılırken biz daha 15 yaşında, 16 yaşında, 20'li yaşlarda insanlara dinlerarası diyalog fitnesini anlattık. Fitne başının koynundaki haçı göstermek için Sn. Baş ile beraber Tüm Türkiye'ye haykırdık.
- Dönemin koca koca müftüleri, sözde din adamları, Diyanet İşleri Başkanı, hatta ülkenin başbakanı dahi 'Biz yanıldık, kandırıldık' derken biz daha çiçeği burnunda İcmal gülleri "Ya Rabbi! Çok şükür! Biz yanılmadık, kandırılmadık hakkı anlattık, biz hak ile bâtılı ayırabildik" dedik.
- Tüm Türkiye'deki TV kanalları, siyasiler Amerika'nın arkasında "zalim Esed" diyerek sözde Suriye'yi korumaya çalışırken, çeşitli dini gruplar, cemaatler Özgür Suriye Ordusuna dualar edip Esad'a kahharlar okurken biz İcmal Gençliği ise 'Müslüman'ı Müslümana kırdırmayalım, bu bir Amerikan projesidir' dedik. 'Asıl Hedef Türkiye! Sıra Türkiye'de" diyerek tüm Türkiye'ye Büyük Ortadoğu Projesi'ni anlattık.
- Atatürk'ün adına, soyuna atılan iftiralara karşı Sn. Baş sayesinde daha fikirlerimiz kirlenmeden gerçek Atatürk ile tanıştık.
- Biz yüzyıllardır süren Sünni-Şii çatışmasına karşı, sünnicilik oyunlarına karşı Sn. Baş ile İslam'ı tertemiz hali Ehl-i Beyt'in yaşamından öğrendik. Yeri geldi Kerbela'ya ağladık yeri geldi kararlığımızla "velayetin şahı İmam Ali"dir dedik ve yüzyıllardır süren fitneye dur dedik. "Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt'tir diyerek Türkiye'nin en ücra köşesine kadar Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt Sempozyumları yaptık.
- Yavrum, Evladım senin yaşın kaç diyenlere aldırmadan ülkenin kurtuluşu için kapı kapı dolaşıp Milli Ekonomi Modeli'ni anlattık. Sn Baş'ın 'Ben oy dilenmeye değil sizi kurtarmaya geliyorum' sözünü o kadar iyi anladık ki, milletin kurtuluşu için gerçek çareyi, reçeteyi sokak sokak anlattık.
- İcmal Gençliği vatan sevgisini, milli ve manevi değerlerini o kadar iyi bir öğretmenden öğrendi ki biz milletin derdi ile dertlendik ve Türkiye'nin dört bir yanında "Kaybolan Değerlerimiz" panelleri ile Türk milletinin kaybolan değerlerini hatırlattık.
Burada yazarsak köşe yazısını değil makaleleri, ansiklopedileri aşacak kadar sayamayacağımız kadar şey öğrendik, sayısız şey başardık Haydar Baş hocamız ile.
Bunları yazarken Sn. Baş'ın, "yıkılmayan tek kale benim İcmal Gençliğimdir" sözünün asıl manasını çok daha iyi anlıyorum. İcmal Gençliği Peygamber Efendimizin Ali'si gibi küçük yaşta tertemiz yetişti. Peygamber Efendimiz için Ali ne ise Haydar Baş hocam için İcmal Gençliği o oldu. Sn. Baş İcmal güllerinin solmasına, koparılmasına asla izin vermedi, her aşamada onları bir baba şefkatiyle bir anne merhameti ile yetiştirdi. O güllerin kökleri o kadar sağlam, toprağı o kadar verimli ki; değil yıkılmak Türkiye'nin dört bir yanına köklerini salacak.
Sen rahat uyu Hocam biz buradayız!
Yıkılmayan tek kale biziz!
Biz Haydar Baş ile yetiştik, Hüseyin Baş ile yetiştirmeye geliyoruz.
Biz Haydar Baş ile dolduk, Hüseyin Baş ile taşmaya geliyoruz.
Biz Haydar Baş ile aydınlandık, Hüseyin Baş ile aydınlatmaya geliyoruz.
Biz Haydar Baş ile kurtulduk, Hüseyin Baş ile kurtarmaya geliyoruz.
Her gün daha büyük heyecanla, her gün daha büyük azimle, her gün daha büyük güç ile…
- BURHAN BORAN: Deprem / 27.02.2025
- FATİH HAYDAR GÜNER - Maarif yüzyılı mı, masallar yüzyılı mı? / 20.02.2025
- FATİH HAYDAR GÜNER - Parayı kim basarsa düzeni o kurar / 19.02.2025
- FATİH HAYDAR GÜNER - Petro-Dolar Tuzağından Kurtuluş: Haydar Baş’ın Milli Ekonomi Vizyonu / 18.02.2025
- AYŞE ZIVALI: Hoca Atatürk / 08.02.2025
- OZANCAN DERNEK /Efendi kim, köle kim? / 17.01.2025
- MELEK KERESTECİ: Birlik ve beraberlik üzerine / 23.12.2024
- AV. AHMET HAYDAR İLİK: Türk gençliğine verilen büyük vazife / 26.11.2024
- HAYDAR NECMEDDİN KAZANCI / Çözümsüz vaatler / 24.11.2024