İnsanoğlu dertlerle cebelleştiği zaman gün olmuş sabır etmiştir. Gün olmuş şikâyet etmiştir. Öyle ya "insan gönüldür, gönül" tespitiyle insanın gönülden ibaret olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Haydar Baş, insan bünyesinde etkili unsurun insanın gönül yapısı olduğunu tespit ve işaret etmiştir. Bazen küçücük bir sıkıntı ya da hastalığa karşı morali bozulur, adeta yıkılır insan... Bazen de başkasını hayrete düşürüp; "nasıl dayanıyor bu çileye" dedirtecek kadar sabırlı, dayanıklı ve sağlam... İnsanın çile karşısındaki dayanma gücü o kişinin gönül kapasitesi ile doğru orantılıdır. İnsanın gönül kapasitesine "sadr" denir. İşte insanın gönül kapasitesinin geniş olduğu zaman insanın güçlü olduğu zamandır. İnşirah suresinde bu durum şöylece işaret edilmiştir."Senin göğsünü açmadık mı?/Yükünü üzerinden atmadık mı?/Ki o senin belini bükmüştü./Ve senin şanını yükseltmedik mi?/Muhakkak ki güçlükle beraber bir kolaylık vardır./Elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır./Öyleyse boş kaldın mı hemen koyul,/Ve Rabbine koş" (İnşirah suresi /1-8).İstenilen; erenlerin, İbrahim Hakkı'ların "Hoştur bana senden gelen, ya gonca gül yahut diken, ya hil'atü yahut kefen, lütfun da hoş kahrın da hoş" deyip, kahrın içinde lütfu gören bir gönül yapısıdır. İnsanı hastalık ve musibet karşısında güçlü kılan gönül yapısı budur. Gönül yapısının zenginliği Allah (cc) yakınlığıyla elde edilir. Allah(cc) yakınlığı ise ibadetle elde edilir.İnsanoğlu hastalık ve musibet karşısında nasıl davranacağı bilmesine rağmen dert ve musibet onun yakasını ölünceye dek bırakmayacaktır. Bu hal insanın yaradılışında vardır. Hastalık ve musibetle karşılaşan insanın nasıl davranması gerektiğini ve karşılaştıkları bu durumunun ne manaya geldiğini Peygamber Efendimiz(sav) aşağıdaki hadisi şeriflerde izah etmiştir. Ebu Hureyre ve Ebu Said (ra)'ın anlattıklarına göre, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur: "Mü'min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa, Allah onun sebebiyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur" (Kütübü Sitte /4658).Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mükâfatın büyüklüğü belânın büyüklüğü ile (orantılıdır). Allah bir cemaati sevdi mi onları musibete müptela eder. Kim bundan razı olursa Allah da ondan razı olur, kim de razı olmazsa Allah da ondan razı olmaz" (Kütübü Sitte, 4662).Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, bela ehline sevapları verilince, dünyada iken derilerinin makaslarla kazınmış olmasını temenni edecekler" (Kütübü Sitte / 4663).Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mü'min erkek ve kadının nefsinde, çocuğunda, malında bela eksik olmaz. Tâ ki hatasız olarak Allah'a kavuşsun" (Kütübü Sitte /4664). Mus'ab İbnu Sa'd, babası radıyallahu anh'tan naklediyor: "Der ki: Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri ferman etti: "İzzetim ve celalim hakkı için, mağfiret etmek istediğim hiç kimseyi, bedenine bir hastalık, rızkına bir darlık vererek boynundaki günahlarından temizlemeden dünyadan çıkarmayacağım" (Kütübü Sitte/4666).Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Bir kul, salih amel işlerken araya bir hastalık veya sefer girerek ameline mani olsa, Allah ona sıhhati yerinde ve mukim iken yapmakta olduğu salih amelin sevabını aynen yazar" (Kütübü Sitte / 4667).Bize düşen Allah'ın (cc) hakkımızda takdir ettiği hastalık ya da musibet karşısında elimizden gelen tedbir ve de tedaviyi olduktan sonra, takdire rıza gösterip Allah'ın (cc) kaderi önünde boynumuzu büküp sabırla beklemesini bilmeliyiz. Unutmamalıyız ki; "Kadere razı olanlar kederden emin olurlar."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- İbadetin bize kazandırdıkları -2- / 21.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -1- / 20.04.2025
- Dava adamıydı Haydar Hocamız / 19.04.2025
- Gönül adamıydı Haydar Hocamız / 18.04.2025
- Çile adamıydı Haydar Hocamız / 17.04.2025
- Allah adamıydı Haydar Hocamız / 16.04.2025
- Fikir adamıydı Haydar Hocamız / 15.04.2025
- Haydar Baş Hocamızın 5. Şeb-i Aruz yıldönümü / 14.04.2025
- Kıldığımız namaz, bizi kötülüklerden alıkoymuyorsa? / 12.04.2025
- Namaz kılmak bütün Müslümanlara farzdır / 11.04.2025
- İbadetin bize kazandırdıkları -1- / 20.04.2025
- Dava adamıydı Haydar Hocamız / 19.04.2025
- Gönül adamıydı Haydar Hocamız / 18.04.2025
- Çile adamıydı Haydar Hocamız / 17.04.2025
- Allah adamıydı Haydar Hocamız / 16.04.2025
- Fikir adamıydı Haydar Hocamız / 15.04.2025
- Haydar Baş Hocamızın 5. Şeb-i Aruz yıldönümü / 14.04.2025
- Kıldığımız namaz, bizi kötülüklerden alıkoymuyorsa? / 12.04.2025
- Namaz kılmak bütün Müslümanlara farzdır / 11.04.2025