Ordumuzun önemi, son Afrin olayları ile bir kez daha gündeme geldi.
Ordu, güçlü ordu, donanımlı ordu çok çok önemli? Bu coğrafya bunu gerektiriyor. Burada yaşayacaksak, burası vatanımızsa korumak için, kollamak için askeri güce çok ihtiyaç var. Çok yönlü tehditleri bertaraf etmek için ordu gerekli, hem de sıradan bir ordu değil? Güçlü, hareketli, üstün teknolojik donanımlı ordu olmalı?
Son 15 yılda yaşananları hatırlayalım. Askeri vesayet vesilesiyle, bunu kırmak için, askerimize yönelik Balyoz operasyonları yapıldı.
FETÖ ile birlikte müteakiben Ergenekon ve Ay Işığı gibi ordumuza yönelik operasyonlarla askerlerimiz tutuklandı, suçlandı, aşağılandı yıpratıldı, kanatıldı, yaralandı.
Askerlik tu?kaka edildi, aşağılandı. 15 Temmuz olaylarında da kınandı, yıprandı.
İtibarlı bir konumda iken itibarsızlaştı. Generallerin üçte biri FETÖ'cü çıktı, ordudan atıldı. Binlercesinin görevine son verildi.
FETÖ, orduyu hedef almıştı. Halkın gözünde itibarını yıktılar, hakarete uğrattılar.
Ama bugün görüyoruz ki asker çok gerekliymiş? Göz nuru gibi korunmalıymış, hazarda, seferde lazımmış?
Milli bir orduya, milli bir teknolojiyle donatılmış milli bir güç unsuru olan bir orduya ihtiyacımız var.
Yıllarca bakarsın, eğitirsin, yedirirsin, içirirsin, ama bir gün bir gece acilen imdadına koşar. Ordusuz olmaz, askersiz yaşanmaz.
Türk milleti asker bir millettir. Kendisi bizzat askerdir. Oğlunu askere gönderirken ona kına yakar. Gelinlik kıza da kına yakılır.
Kurbanlık koça da kına yakılır. Askere davul ve zurna ile düğün ve neşe ile gönderilir. Tarihler boyu bu böyledir.
Bu nedenle millet olabilmemiz ordumuz, ailemiz, adaletimiz ve inancımızla mümkündür. Bu kurumları korumalıyız, yaşatmalıyız.
Akıllı siyaset ordusunu korur. Güçlü tutar ve sürekli geliştirir. Silahını ateşini üstün tutar.
Rahmetli M. Kemal Atatürk, askeri öğrenci iken bile orduyu siyasetin dışında tutmak ve son teknoloji ile donatmak fikri ile yürüdü.
Salih Bozok'a yazdığı mektupta, "Salihciğim? Orduyu ve memleketi kurtarmak için çok fedakârca çalışmak lazım? Başka çare yok" diyordu.
İçinde bulunan imkânsızlığa rağmen M. Kemal çok kararlıdır. Nutuk'ta şöyle der: "Ben ilk defa bu işe başladığım zaman en akıllı ve düşünür geçinen birtakım kimseler bana sordular: 'Paranız var mıdır, silahınız var mıdır?' 'Yoktur' dedim. O zaman, 'o halde ne yapacaksın?' dediler. 'Para olacak, ordu olacak ve bu millet bağımsızlığını kurtaracaktır' dedim."
"Manda ve himaye kabul edilemez" ve "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen Atatürk'ün ordusu, korunmalı, göz nuru gibi korunmalı?
Bir gün bir gece ansızın lâzım olabilir?
Ordu, güçlü ordu, donanımlı ordu çok çok önemli? Bu coğrafya bunu gerektiriyor. Burada yaşayacaksak, burası vatanımızsa korumak için, kollamak için askeri güce çok ihtiyaç var. Çok yönlü tehditleri bertaraf etmek için ordu gerekli, hem de sıradan bir ordu değil? Güçlü, hareketli, üstün teknolojik donanımlı ordu olmalı?
Son 15 yılda yaşananları hatırlayalım. Askeri vesayet vesilesiyle, bunu kırmak için, askerimize yönelik Balyoz operasyonları yapıldı.
FETÖ ile birlikte müteakiben Ergenekon ve Ay Işığı gibi ordumuza yönelik operasyonlarla askerlerimiz tutuklandı, suçlandı, aşağılandı yıpratıldı, kanatıldı, yaralandı.
Askerlik tu?kaka edildi, aşağılandı. 15 Temmuz olaylarında da kınandı, yıprandı.
İtibarlı bir konumda iken itibarsızlaştı. Generallerin üçte biri FETÖ'cü çıktı, ordudan atıldı. Binlercesinin görevine son verildi.
FETÖ, orduyu hedef almıştı. Halkın gözünde itibarını yıktılar, hakarete uğrattılar.
Ama bugün görüyoruz ki asker çok gerekliymiş? Göz nuru gibi korunmalıymış, hazarda, seferde lazımmış?
Milli bir orduya, milli bir teknolojiyle donatılmış milli bir güç unsuru olan bir orduya ihtiyacımız var.
Yıllarca bakarsın, eğitirsin, yedirirsin, içirirsin, ama bir gün bir gece acilen imdadına koşar. Ordusuz olmaz, askersiz yaşanmaz.
Türk milleti asker bir millettir. Kendisi bizzat askerdir. Oğlunu askere gönderirken ona kına yakar. Gelinlik kıza da kına yakılır.
Kurbanlık koça da kına yakılır. Askere davul ve zurna ile düğün ve neşe ile gönderilir. Tarihler boyu bu böyledir.
Bu nedenle millet olabilmemiz ordumuz, ailemiz, adaletimiz ve inancımızla mümkündür. Bu kurumları korumalıyız, yaşatmalıyız.
Akıllı siyaset ordusunu korur. Güçlü tutar ve sürekli geliştirir. Silahını ateşini üstün tutar.
Rahmetli M. Kemal Atatürk, askeri öğrenci iken bile orduyu siyasetin dışında tutmak ve son teknoloji ile donatmak fikri ile yürüdü.
Salih Bozok'a yazdığı mektupta, "Salihciğim? Orduyu ve memleketi kurtarmak için çok fedakârca çalışmak lazım? Başka çare yok" diyordu.
İçinde bulunan imkânsızlığa rağmen M. Kemal çok kararlıdır. Nutuk'ta şöyle der: "Ben ilk defa bu işe başladığım zaman en akıllı ve düşünür geçinen birtakım kimseler bana sordular: 'Paranız var mıdır, silahınız var mıdır?' 'Yoktur' dedim. O zaman, 'o halde ne yapacaksın?' dediler. 'Para olacak, ordu olacak ve bu millet bağımsızlığını kurtaracaktır' dedim."
"Manda ve himaye kabul edilemez" ve "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyen Atatürk'ün ordusu, korunmalı, göz nuru gibi korunmalı?
Bir gün bir gece ansızın lâzım olabilir?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Dr. Abdullah Terzi / diğer yazıları
- “Tüketim en büyük kaynaktır” / 11.12.2019
- Mesaj TV’ye kavuştuk / 06.12.2019
- NATO neye yarar ki? / 04.12.2019
- Haydar Baş Çin’de değil, Türkiye’de / 28.11.2019
- Erdoğan–Trump görüşmesi ve Sayın Baş / 16.11.2019
- ‘ABD bitmiştir’ / 01.11.2019
- Bu Meclis off! / 28.10.2019
- ‘Bağımsızlık güneşi doğuyor’ / 25.10.2019
- Kolay değil 18 yıl geçti… / 26.09.2019
- ‘Materyalizm ne saçma şey!’ / 19.08.2019
- Mesaj TV’ye kavuştuk / 06.12.2019
- NATO neye yarar ki? / 04.12.2019
- Haydar Baş Çin’de değil, Türkiye’de / 28.11.2019
- Erdoğan–Trump görüşmesi ve Sayın Baş / 16.11.2019
- ‘ABD bitmiştir’ / 01.11.2019
- Bu Meclis off! / 28.10.2019
- ‘Bağımsızlık güneşi doğuyor’ / 25.10.2019
- Kolay değil 18 yıl geçti… / 26.09.2019
- ‘Materyalizm ne saçma şey!’ / 19.08.2019