Gençlik, milletlerin vazgeçilmez en kıymetli varlıkları, geleceklerinin sigortası hükmündedir. Onun içindir ki geleceğine sahip olmak, geleceğini mutlu ve güçlü temeller üzerine bina etmek isteyen milletler, gençliklerini ihmal etmemelidir. Bu fikrimizi bir cümle ile özetmeye çalışırsak "gençliği olmayanın geleceği olmaz" diyebiliriz?Madem ki gelecekte istifade edilecek, üzerine geleceklerin bina edilmesine sebep olacak birilerinden bahsediyoruz, o zaman gençliğin ihmali neticesinde yaşanacaklar da o milletlerin geleceğini tehlikeye atmak hükmünde olacaktır?Öyleyse gençlik hakkında ileriye dönük çok ciddi projeler üretilmeli; gençlik, geleceği kucaklayacak şekilde, en kuvvetli ve en doğru bilgilerle donatılmalıdır. Velhasıl gençliğe gerektiği şekilde sahip çıkılmalıdır... Atalarımız; "gençlik suya benzer, yol bulduğu yöne akar" sözü ile gençliğin ihmal edilmemesi yönünde çok ciddi uyarılarda bulunmuştur. Suyun en önemli vasfı, yol bulduğu yöne akmak olduğuna göre, bulduğu yöne akarken yolun yanlış ya da doğruluğunu ayırt etmesi zordur. Ona, doğru yolu gösterecek, yön verecek birilerine ihtiyaç vardır.Gençliğin bu vasıfları, gençlik dönemini atlatmış olanların bilgisi dahilindedir. Onlar da eğer geleceklerinden endişe ediyorlarsa mutlaka gençlikle ilgilenmek, onların ellerinden ve gönüllerinden tutmak zorundadırlar. İnsanlar, canlılar içerisinde en fazla ilgiye muhtaç varlıklardır. Doğduğu andan itibaren bakıma, ilgiye, beslenmeye, barınmaya ve korunmaya muhtaçtırlar. Muhtaçlıkları sadece fiziki olmayıp, manevi yönden de en fazla ilgi ve sevgiye onlar muhtaçtırlar. İnsanların ihtiyaçları çocukluk ve gençlik dönemlerinde daha fazla olduğundan, ihmali tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir. Gençlik, fikirlerin olgunlaşma dönemine en yakın, bilginin becerinin imanın en fazla şekillendiği dönem olduğu için, fikir ve iman aşısı bu çağda yapılır. Milli benlik ve tarih şuuru bu dönemde oluşur. Aidiyet duygusu bu dönemde şekillenir. Annelere, babalara, büyüklere düşen en önemli görev; gençliğe bir şeyler verebilmenin kaygısını taşımak olmalıdır. Ne kadar mı? Geleceğine ne kadar sahip olmak istiyorsan o kadar?Gelecekte ne kadar güçlü olmak istiyorsan o kadar?Tarihe mal olmayı ne kadar istiyorsan o kadar?Dünyayı yaşanabilir, mutlu ve müreffeh kılmayı ne kadar istiyorsan o kadar? Bu konuda taşıdığınız niyet ve gayrettir önemli olan? Bakınız etrafınıza, sizin şefkat elinizin uzanmasını bekleyen o kadar genç var ki sokakları dolduran; hedefini ve kimliğini kaybetmiş, duyguları körelmiş? Lisanı hâl ile "yönümü arıyorum" diye haykırdığını duyarsınız.Fazla değil; ilgi duyun, sahip çıkın, zaman ayırın, bir bardak çay içirin, birkaç tatlı söz söyleyin, bir tas çorba içirin; içi ısınsın, gönlü aydınlansın? Genç, ilgi duyulduğunu anlasın, bakınız o da size tutunacak sımsıkı; geleceğe umutla bakacak, yürüyeceksiniz hep birlikte?Asla unutmayın ki "gençliği olmayanın geleceği de olmaz..!"
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025