Devleti yönetenler ellerindeki, insan, bilgi, kapital, tarih, vatan, silah, kültür ve yer altı ve yerüstü envanteri ile dünya konjonktürünü toplayıp çıkartarak ülkeleri için bir "gelecek" plânlar ve o geleceği inşâ için gayret gösterirler.Hesabı yanlış yapanlar kitaplarda "beceriksiz" olarak yer alabilecekleri gibi, kendilerini, tarihin asla yok edilemeyecek sayfalarında "hain" olarak da bulabilir. Yöneticilerin "iyi niyetli" olmaları "kötü neticeler" almalarına yetmez. Geleceği doğru okumak ve güzel inşâ etmek "üstün akılların" yönettiği "kolektif ruhların" nasibidir. "Üstün akıl" ile "kolektif ruh" yan yana gelirse "Millî Mücadelemiz" gibi muhteşem neticeler ortaya çıkar. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Sünni-Alevî kucaklaşması için çırpınması ve "Halkımızın Türk, Kürt, Laz, Çerkez vesaire gibi bir derdi yoktur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti farklı etnik guruplardan meydana gelmiş, gelenekleri, örfü, âdeti, siyaseti, dini, tarihi bir olan farklı grupların bir medeniyet ile şekillenerek tek vücut, tek üst kimlik olmuş ve adına Türk milleti denmiştir" diye çırpınması, iç ve dış mihrakların Türkiye'nin elinden çaldığı "kolektif ruhu" yeniden diriltmek içindir, çünkü o, ister kabul edin ister etmeyin, bir "üstün akıl" bir "Aklıselim"dir."Kolektif ruh" olmasına rağmen "üstün akıl mahrumiyeti" yüzünden ortaya çıkabilecek felâketlere en güzel örnek ise, herhalde, İkinci Cihan Harbi'nde Almanya'nın başına gelenler olmalıdır.Savaş öncesi Almanya'sında "kolektif ruh" bütün milletleri kıskandıracak yoğunlukta vardı. Ve o günün Alman bürokrasi ve siyasetçisi, kendi milletleri adına, şüphesiz çok "iyi niyetli" idiler. Cümlesi Alman halkını, Alman milletini çok seviyordu. Nitekim Nurenberg Mahkemesi'nde idama mahkûm edildiklerinde?General Jold:"-Seni selamlarım benim Almanyam!"Seyss İnquard:"-Almanya'ya inanıyorum!"Dışişleri Bakanı Von Ribbentrop."-Son sözüm Almanya'nın birliğini temin etmesi ve doğu ile batı arasında bir ittifakın oluşmasıdır!"Mareşal Keitel:"-İki milyondan fazla Alman askerinin vatanları için öldüğünü gözlerimle gördüm. Şimdi ben de oğullarımın yanına gidiyorum. Her şey Almanya için!"Diye haykırmışlardı.Evet, "Kolektif ruh" vardı amma bu kolektif ruhu "üstün akıl" değil "ben-ben" diyen "çılgın akıl" yönetiyordu."Üstün aklın" yerini alan "çılgın aklın" o cânım "kolektif ruhu" nasıl perişan ettiğini artık hepimiz biliyoruz. Burada "iyi niyetin" hiçbir şey ifade etmediğini tarih kitaplarını bırakın sıradan okul ansiklopedileri bile yazıyor.At gözlüğünü atıp Tarihin bu merceğinden Türkiye'nin mevcut "hâl"ine baktığımızda gördüğümüz şudur?"İyi niyetle" de olsa PKK'yı kendine rehber edinip ortalığı "çılgın projelerle" dolduranlar, tarih bilmedikleri ve dost kim düşman kim doğru tespit edemedikleri için "iyi bir gelecek inşâ ediyoruz" diye hem Türk milleti hem de kendileri için harıl harıl bir "felâket" inşa etmektedirler.Çâre, bir yandan "Kollektif ruh" inşası için çırpınan ve kökleri ile barışan-barıştıran; diğer yandan da, "üstün akıl" olduğunu Milli Ekonomi Modeli ile bütün dünyaya ispatlayan Prof. Dr. Haydar Baş'ın Türk milleti ile kucaklaşması, kucaklaştırılmasıdır.Biz, yaşını başını almış, önünde, Allah(c.c.) rızası ile millet ve ümmetin menfaati için gayret sarf etmekten başka yılları kalmamış akıl fikir sahibi insanlarız. Bir şey söylüyorsak işte bunun için söylüyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hasan Demir / diğer yazıları
- Artık yeter! / 02.11.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015