Asla merak etmeyin ve endişeye de kapılmayın, Mart sonuna kadar size de, sizin şehrinize de mutlaka sıra gelecek ve elinde poşetleri ve çayları ile ülkenin Sayın Cumhurbaşkanı bir gün çıkıp gelecek.
Günde birkaç yerde ve birkaç defa; "gel vatandaş gel poşete gel çaya gel" çağrısı tekrarlanırken ve tüm televizyon kanalları anında 'canlı yayına' geçip kalabalıklar üzerine fırlatılan çay paketlerini ve bez poşetleri canlı canlı yayınlarken haklı olarak sizin de iştahınız kabarıyor ve 'keşke biz de orada olsaydık' diye iç geçiriyorsunuz.
Endişe etmenize ve iç geçirmenize hiç gerek yok, sadece Sayın Erdoğan'ın programını takip edin yeter.
Seçimlerden önce mutlaka size de, sizin şehrinize de sıra gelecek ve elinde çay paketleriyle ve dahi bez poşetleriyle Sayın Erdoğan ufuklarda bir güneş gibi doğacaktır.
Şehrinizin meydanında elinize tutuşturulacak olan bayrağı, hem de iktidar partisinin bayrağını bir-iki saat sallasanız kolunuz mu yorulacak, zaten karşılığını da peşin peşin poşetler içinde alacaksınız.
Bunca izzet ve ikramın ardından sakın ola ki bir soru sormaya, bir talepte bulunmaya kalkmayasınız.
Ne bileyim olur ki, mutlu-mesut ve refah içinde yaşamakta olduğunuz şehrinizde beş yüz kişinin alınacağı ilan edilen bir iş koluna tam yirmi beş bin kişinin müracaat ettiğini dile getirir ve sonra da o uzun kuyruğu göstererek 'bu hal neyin nesi?' diye sormaya kalkarsanız elbette ayıp etmiş olursunuz.
Olur ki boş bulunursunuz, yanınızdakinin dolduruşuna gelirsiniz de az ötede uzayıp giden soğan ve patates kuyruğunu gösterir de 'on yedi senenin sonunda geleceğimiz nokta burası mı olmalıydı?' tarzında bir soru sorarsanız Sayın Cumhurbaşkanının hitabetindeki insicamını bozarsınız ve elbette ayıp etmiş olursunuz.
Siz sadece uslu uslu gidip bayrağınızı sallayacaksınız ve bez poşet içinde iki yüz gramlık çayınızı alıp dönecek ve huzur içinde çayınızı demleyeceksiniz.
Şehrinizdeki icra dairelerinin üç katına çıktığını, mazot pahalılığından köylünün traktörünün kontağını çeviremediğini, zaten çoğunun da icralık olduğunu söylemeye kalkışırsanız, olabilir ki yanlış anlaşılır, devlet büyüklerine karşı bir kalkışma gibi zannedilir de durup dururken başınıza iş almış olursunuz.
Bu cümleleri coşkulu bir şarkı sözü gibi mırıldana mırıldana ve emin adımlarla şehrinizin meydanında yerinizi almalısınız ki çayınızı ve poşetinizi alabilesiniz.
Gel vatandaş gel!
Poşete gel çaya gel!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025