Evlad-ı Fatihan'dan kadim sesler
Türk Müziği ödüllü, Arnavutça, Boşnakça ve Türkçe ilahilerden oluşan albümle birlikte meraklılarının beğenisine sunulan 'Evlad-ı Fatihan'dan Kadim Sesler Balkan İlahileri-2' çalışması, Balkanlardaki Türk kültürüne ışık tutuyor
06.02.2021 04:54:00





"Evlad-ı Fatihan'dan Kadim Sesler -Balkan İlahileri-2" adlı çalışma, Balkanlardaki Türk kültürüne ilişkin yazılı, görsel ve sesli kayıtları bir arada sunuyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan ve Türkiye Yazarlar Birliğince (TYB), Türk müziği alanında ödüle değer görülen çalışma kapsamında, Balkanlarda yaşanmakta olan Osmanlı kültürüne dair araştırma notlarının yanında görseller, nota ve müzikal bilgileri de yer alıyor.
Editörlüğünü, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, sanatçı ve akademisyen Ubeydullah Sezikli'nin üstlendiği, Trakya Üniversitesi (TÜ) İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abbas Jahja ile kültür araştırmacısı yazar Mikail Türker Bal'ın birlikte kaleme aldığı kitapla birlikte ayrıca Arnavutça, Boşnakça ve Türkçe eserlerden oluşan bir albüm hazırlandı.
Kaybolmaya yüz tutan ilahiler
Sezikli, alandan derlenen eserlerle, farklı konu ve konseptlerde yaptıkları albüm çalışmaları da olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: "Türklerin hakim olduğu coğrafyalarda ve Anadolu'da, kaybolmaya yüz tutan ilahiler var. Bu ilahileri acil olarak derlemek, kaydetmek gerekiyor. Biz bunların hem sesli hem görüntülü kayıtlarını alıyoruz. Daha sonra bunları notaya alıyor, güftelerini divanlardan tashih ediyoruz. Bu tashihler neticesinde eserlerin notasını neşrediyoruz. İçerisinden seçtiğimiz eserleri de bir albüm olarak genelde her kitabın sonuna koyuyoruz."
Ubeydullah Sezikli, Yunus Emre'nin onlarca şiirinin Arnavutça ve Boşnakça'nın da arasında bulunduğu dillere tercüme edildiğine dikkati çekerek, "Bunları aynı bizim okuduğumuz gibi, ilahi ve Türk müziği formatında tekkelerde okuyorlar. Hem Yunus'un yazdığı gibi Türkçe, hem de Arnavutça veya Boşnakça okuyorlar." dedi.
'Balkanlarda herkes bir Türkçe ilahi bilir'
Medeniyetin gücünün musikide çok net ortaya çıktığını vurgulayan Sezikli, "Ben size desem ki bir tane Arnavutça veya Boşnakça ilahi okuyun, bilmezsiniz ama oradaki hemen hemen herkes, Türkçe bilmediği halde Türkçe ilahi bilir, yani okur" ifadelerini kullandı.
Sezikli, bu eserlerin İstanbul'dan Anadolu'ya yayılan medeniyet ve kültürün izlerini taşıdığını ve bir tapu senedi gibi olduğunu aktararak, şunları kaydetti: "Yugoslavya zamanında, Balkanlarda yaşayan insanlar kendilerini hep azınlık gibi hissedip üzerlerindeki o baskıdan dolayı bu eserleri çok iyi muhafaza etmiş. Bu muhafaza, bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra biraz gevşemiş. Bu kadar yoğun popüler müziğin, popüler kültürün ve dijitalleşmenin yanında, onlara da hak vermek lazım. Fakat bunları sadece Balkanlar için derleniyor diye düşünmemek lazım. Bunları Orta Asya'da da Anadolu'da da yapmak lazım." AA
Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan ve Türkiye Yazarlar Birliğince (TYB), Türk müziği alanında ödüle değer görülen çalışma kapsamında, Balkanlarda yaşanmakta olan Osmanlı kültürüne dair araştırma notlarının yanında görseller, nota ve müzikal bilgileri de yer alıyor.
Editörlüğünü, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi, sanatçı ve akademisyen Ubeydullah Sezikli'nin üstlendiği, Trakya Üniversitesi (TÜ) İlahiyat Fakültesi Türk Din Musikisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abbas Jahja ile kültür araştırmacısı yazar Mikail Türker Bal'ın birlikte kaleme aldığı kitapla birlikte ayrıca Arnavutça, Boşnakça ve Türkçe eserlerden oluşan bir albüm hazırlandı.
Kaybolmaya yüz tutan ilahiler
Sezikli, alandan derlenen eserlerle, farklı konu ve konseptlerde yaptıkları albüm çalışmaları da olduğunu söyleyerek, şunları kaydetti: "Türklerin hakim olduğu coğrafyalarda ve Anadolu'da, kaybolmaya yüz tutan ilahiler var. Bu ilahileri acil olarak derlemek, kaydetmek gerekiyor. Biz bunların hem sesli hem görüntülü kayıtlarını alıyoruz. Daha sonra bunları notaya alıyor, güftelerini divanlardan tashih ediyoruz. Bu tashihler neticesinde eserlerin notasını neşrediyoruz. İçerisinden seçtiğimiz eserleri de bir albüm olarak genelde her kitabın sonuna koyuyoruz."
Ubeydullah Sezikli, Yunus Emre'nin onlarca şiirinin Arnavutça ve Boşnakça'nın da arasında bulunduğu dillere tercüme edildiğine dikkati çekerek, "Bunları aynı bizim okuduğumuz gibi, ilahi ve Türk müziği formatında tekkelerde okuyorlar. Hem Yunus'un yazdığı gibi Türkçe, hem de Arnavutça veya Boşnakça okuyorlar." dedi.
'Balkanlarda herkes bir Türkçe ilahi bilir'
Medeniyetin gücünün musikide çok net ortaya çıktığını vurgulayan Sezikli, "Ben size desem ki bir tane Arnavutça veya Boşnakça ilahi okuyun, bilmezsiniz ama oradaki hemen hemen herkes, Türkçe bilmediği halde Türkçe ilahi bilir, yani okur" ifadelerini kullandı.
Sezikli, bu eserlerin İstanbul'dan Anadolu'ya yayılan medeniyet ve kültürün izlerini taşıdığını ve bir tapu senedi gibi olduğunu aktararak, şunları kaydetti: "Yugoslavya zamanında, Balkanlarda yaşayan insanlar kendilerini hep azınlık gibi hissedip üzerlerindeki o baskıdan dolayı bu eserleri çok iyi muhafaza etmiş. Bu muhafaza, bağımsızlıklarını ilan ettikten sonra biraz gevşemiş. Bu kadar yoğun popüler müziğin, popüler kültürün ve dijitalleşmenin yanında, onlara da hak vermek lazım. Fakat bunları sadece Balkanlar için derleniyor diye düşünmemek lazım. Bunları Orta Asya'da da Anadolu'da da yapmak lazım." AA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.