En zor yazılarımdan birini yazmaya çalışıyorum.En az bir çeyrek asırlık vefakar arkadaşınızın tabutunun önünde "er kişi niyetine" diyerek namaza durmak,sonra tabutunu taşımak sonra da duygu ve düşüncelerinizi satırlara dökmek? Hepsi de birbirinden zor işler.Ali Tay kardeşimiz gerçekten bir er kişiydi.İyi bir dost, zor bulunur bir arkadaş, dar günlerde kardeşlerinin imdadına yetişen bir kardeş idi.Hep mütebessim, hep mütevazi, hep merhametli olduğu halde söz konusu vatan ise, bayrak ise hemen kaşları çatılır ve gerilmiş yay olurdu Ali Tay.Çeyrek asırdan beri beraber yediğimiz, içtiğimiz, beraber yürüdüğümüz, beraber ağladığımız-güldüğümüz yeri zor doldurulur bir dostu kaybettik, üzgünüz.O güzelim kadife sesi ile ilahiler söylerdi, kasideler okurdu, gönülleri cuşa getirirdi."Dağlar ile taşlar ile/Çağırayım Mevlam Seni/Seherlerde kuşlar ile/Çağırayım Mevlam seni" ilahisini onun sesinden dinleyen dağlar da, taşlar da sanki dile gelirdi."Şehitliğin suyu derde dermandır/Efendimin sözü emr-i fermandır" mısralarını onun sesinden dinleyenler başka dünyalara dalıp giderlerdi."Evliyaya eğri bakma/Kevni mekan elindedir" mısralarını onun yorumundan, onun sesinden dinleyenler tasavvufun derin dalgalarında yelken açmaya başlarlardı.Güzel deyimlerimizden "yetimler babası" sanki onun için söylenmişti.Ali Tay gerçekten yetimler babası idi çünkü yetim büyümüştü.Cebinde beş kuruşu varsa onu mutlaka yetimlerle, yoksullarla paylaşırdı.Lokmasını paylaşırdı, hırkasını paylaşırdı, ceketini, gömleğini paylaşırdı.Bunlar ne ki, yüreğini paylaşırdı.En sıkıntılı anınızda onunla karşılaşsaydınız veya ondan bir telefon alsaydınız adeta sıkıntılarınız buharlaşırdı."Kardeşlerini kendi nefsine, kardeşlerinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarına tercih etme" prensibi onun için sıradan bir davranış idi.Nimet paylaşımında Ali Tay pek ortalarda görülmezdi ama külfetlerin paylaşımında hep ön saflarda yer alırdı.İşte böyle bir dostu toprağa verdik, yaralıyız.Beraber olduğumuz sohbetlerde, yolculuklarımızda Necip Fazıl ile ilgili kesitler anlatırdım, "Sakarya Türküsü" gibi, "Zindandan Mehmet'e Mektup" gibi şiirlerini bildiğim kadarıyla okurdum, can kulağı dinlerdi, müthiş haz alırdı.Necip Fazıl'ın ölüm yıldönümü ile ilgili bir programı takip ederken Ali Tay'ın ölüm haberini aldım, baktım ki ölüm günleri aynı; 25 Mayıs?Akçaabat sırtlarında, şehitlik tepesinde yatan erlerin, erenlerin yanlarına bir er kişiyi daha kattık.Ali Tay da artık şehitlik tepesi sakinlerinden.Hepsi de nur içinde yatsın mekanları cennet ve makamları yüce olsun inşallah.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025