TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Yücaoğlu, kendilerini kaygılandıran esas iki yapısal sorun bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birinin kronikleşen dış ticaret açığı, diğerinin ise istihdam yaratmadaki eksiklik olduğunu söyledi
Türk Sanayicileri ve İşadamladı Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Erkut Yücaoğlu, kendilerini kaygılandıran esas iki yapısal sorun bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birinin kronikleşen dış ticaret açığı, diğerinin ise istihdam yaratmadaki eksiklik olduğunu söyledi.Yücaoğlu, TÜSİAD YİK toplantısında yaptığı konuşmaya, hem dünyada hem de bölgede Türkiye'yi yakından etkileyecek ekonomik, siyasi gelişmelerin ve yeni risk alanlarının oluştuğunu belirterek, 1929 buhranından sonra dünyanın yaşadığı en büyük krizin atlatıldığını ancak 2009'dan bu yana devam eden toparlanmanın çok kırılgan bir şekilde yürüdüğünün görüldüğünü belirtti. Finansal sistemin çökmemesi için bütün gelişmiş ülkelerin kamu fonlarının devreye sokulduğunu ve dünya ekonomisinin uçurumun kenarından döndürüldüğünü hatırlatan Yücaoğlu, "Tabii bu yapılırken bütçe dengeleri altüst oldu. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda bütçelerin çok daraltılmış bir çerçeve içinde yürütüleceğini ve bu nedenle büyümenin ciddi bir şekilde yavaşlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki olayların ise yeni siyasal gelişmelere yol açtığı gibi ekonomik dengeleri biraz daha bozacağını dile getiren Yücaoğlu, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışa işaret etti.
Türkiye'de büyüme rakamları küçülecekYücaoğlu, "Dünya ekonomisinde özellikle yabancı sermaye girişi yavaşlarsa Türkiye'de hedef alınan yüzde 4,5-5'lik büyüme hedefi de olumsuz etkilenecektir" dedi. Şu sıralarda enflasyonun düşük seyrettiğini hatırlatan Yücaoğlu, şöyle devam etti: "Bu bizi mutlu ediyor. Ama yüksek üretici fiyatları, yüksek çekirdek enflasyon ileride genel enflasyon seviyesini artıracağının bir işareti olarak gözüküyor. Kuzey Afrika'daki gelişmelerle ilgili müteahhitlik gelirlerinde azalma beklenmektedir. Artan petrol fiyatları da ithalat faturamızı yükseltecektir."
İki sorun endişelendiriyorYücaoğlu, kendilerini kaygılandıran esas iki yapısal sorun bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birinin kronikleşen dış ticaret açığı, diğerinin ise istihdam yaratmadaki eksiklik olduğunu söyledi. Nüfusun yüzde 48'inin, kadınların yüzde 25'inin işgücüne katıldığını belirten Yücaoğlu, gençlerdeki işsizliğin de yüzde 25'ler civarında olduğunu hatırlattı. Yücaoğlu, "Bu yapısal sorunların Türkiye'nin büyümesini sınırlandıran bir tarafı var. Bu sorunlar Türkiye'nin hızlı büyümesini önlüyor. Beklenmedik şekilde zaman zaman Türk ekonomisinde ısınmalara, tökezlemelere yol açıyor. Bizim bu sorunların üzerine gitmemiz, odağımızı değiştirmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi reformlar yapılmadıErkut Yücaoğlu, siyasette de ekonomiye benzer bir değişim yaşandığını söyledi. 10 yıl öncesine bakıldığında demokratikleşme için elzem sayılan 25 tane siyasi reform bulunduğunu anımsatan Yücaoğlu, bu reformların çok büyük bir kısmının yasal düzenleme ile hayata geçirildiğinin söylendiğini dile getirerek, "Ama aslında bu reformlar yasal olarak gündeme geldi fakat uygulamadaki sorunlar bütün hızıyla devam ediyor" dedi. Siyasetin kendi yapısıyla ilgili reformların yapılamadığını söyleyen Yücaoğlu, şunları kaydetti: "Yani seçim sistemi, temsili adaleti sağlayacak şekilde değiştirilemedi. Yüksek baraj seçmenin iradesini parlamentoya yansımasını engelliyor. İller arasındaki sandalye dağılımı da temsili adaleti zedeliyor. Bir de çok büyük olarak tarif edilen seçim bölgelerinden dolayı seçmen ile seçilen arasındaki bağ... En güzel örnek İstanbul. Oyunuzu verdikten sonra siz, sizi kimin temsil ederek parlamentoya gittiğini bilmiyorsunuz. Böyle demokrasi olmaz. Böyle temel konularda adımlar atmamız lazım."
Türk Sanayicileri ve İşadamladı Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Erkut Yücaoğlu, kendilerini kaygılandıran esas iki yapısal sorun bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birinin kronikleşen dış ticaret açığı, diğerinin ise istihdam yaratmadaki eksiklik olduğunu söyledi.Yücaoğlu, TÜSİAD YİK toplantısında yaptığı konuşmaya, hem dünyada hem de bölgede Türkiye'yi yakından etkileyecek ekonomik, siyasi gelişmelerin ve yeni risk alanlarının oluştuğunu belirterek, 1929 buhranından sonra dünyanın yaşadığı en büyük krizin atlatıldığını ancak 2009'dan bu yana devam eden toparlanmanın çok kırılgan bir şekilde yürüdüğünün görüldüğünü belirtti. Finansal sistemin çökmemesi için bütün gelişmiş ülkelerin kamu fonlarının devreye sokulduğunu ve dünya ekonomisinin uçurumun kenarından döndürüldüğünü hatırlatan Yücaoğlu, "Tabii bu yapılırken bütçe dengeleri altüst oldu. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda bütçelerin çok daraltılmış bir çerçeve içinde yürütüleceğini ve bu nedenle büyümenin ciddi bir şekilde yavaşlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki olayların ise yeni siyasal gelişmelere yol açtığı gibi ekonomik dengeleri biraz daha bozacağını dile getiren Yücaoğlu, petrol ve gıda fiyatlarındaki artışa işaret etti.
Türkiye'de büyüme rakamları küçülecekYücaoğlu, "Dünya ekonomisinde özellikle yabancı sermaye girişi yavaşlarsa Türkiye'de hedef alınan yüzde 4,5-5'lik büyüme hedefi de olumsuz etkilenecektir" dedi. Şu sıralarda enflasyonun düşük seyrettiğini hatırlatan Yücaoğlu, şöyle devam etti: "Bu bizi mutlu ediyor. Ama yüksek üretici fiyatları, yüksek çekirdek enflasyon ileride genel enflasyon seviyesini artıracağının bir işareti olarak gözüküyor. Kuzey Afrika'daki gelişmelerle ilgili müteahhitlik gelirlerinde azalma beklenmektedir. Artan petrol fiyatları da ithalat faturamızı yükseltecektir."
İki sorun endişelendiriyorYücaoğlu, kendilerini kaygılandıran esas iki yapısal sorun bulunduğunu ifade ederek, bunlardan birinin kronikleşen dış ticaret açığı, diğerinin ise istihdam yaratmadaki eksiklik olduğunu söyledi. Nüfusun yüzde 48'inin, kadınların yüzde 25'inin işgücüne katıldığını belirten Yücaoğlu, gençlerdeki işsizliğin de yüzde 25'ler civarında olduğunu hatırlattı. Yücaoğlu, "Bu yapısal sorunların Türkiye'nin büyümesini sınırlandıran bir tarafı var. Bu sorunlar Türkiye'nin hızlı büyümesini önlüyor. Beklenmedik şekilde zaman zaman Türk ekonomisinde ısınmalara, tökezlemelere yol açıyor. Bizim bu sorunların üzerine gitmemiz, odağımızı değiştirmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.
Siyasi reformlar yapılmadıErkut Yücaoğlu, siyasette de ekonomiye benzer bir değişim yaşandığını söyledi. 10 yıl öncesine bakıldığında demokratikleşme için elzem sayılan 25 tane siyasi reform bulunduğunu anımsatan Yücaoğlu, bu reformların çok büyük bir kısmının yasal düzenleme ile hayata geçirildiğinin söylendiğini dile getirerek, "Ama aslında bu reformlar yasal olarak gündeme geldi fakat uygulamadaki sorunlar bütün hızıyla devam ediyor" dedi. Siyasetin kendi yapısıyla ilgili reformların yapılamadığını söyleyen Yücaoğlu, şunları kaydetti: "Yani seçim sistemi, temsili adaleti sağlayacak şekilde değiştirilemedi. Yüksek baraj seçmenin iradesini parlamentoya yansımasını engelliyor. İller arasındaki sandalye dağılımı da temsili adaleti zedeliyor. Bir de çok büyük olarak tarif edilen seçim bölgelerinden dolayı seçmen ile seçilen arasındaki bağ... En güzel örnek İstanbul. Oyunuzu verdikten sonra siz, sizi kimin temsil ederek parlamentoya gittiğini bilmiyorsunuz. Böyle demokrasi olmaz. Böyle temel konularda adımlar atmamız lazım."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.