Haftanın Sohbeti
Milli ekonomik modelde devlet, yüksek sermaye, teknoloji, bilgi birikimi gerektiren sanayi alanlarına bizzat kendi girecek, ancak üretim safhasında ve sonrasında yan sanayi kolları KOBİ'lere devredilecektir. Çünkü asıl yükü devletin bizzat kendisi çekmesi lazımdır
Hocam, Türkiye'de vergiler ne işe yarıyor? Milli ekonomik modelinizde işçiden, memurdan, esnaftan vergi alınmayacağını ifade ediyorsunuz. İşçi, memur, esnaf vergi vermeden aynı zamanda Türkiye'nin kalkınması mümkün müdür?
Prof. Dr. Haydar Baş- Az önce bir genel tablo çizdim. Bu tablo içerisinde piyasada olması gereken parayı anlattık. Gördük ki bizim milli gelirimizin % 30'u piyasada olması gerekirken bu yok. Peki biz bunu ne ile tamamlayacağız? Senin milli paran piyasada olmaz ise bunu ne ile tamamlarsın? Gayrimilli para ile tamamlarsın. Döviz cinsinden para ile tamamlarsın.
VERGİLER BORÇ FAİZİNE GİDİYORMevzuya girerken şunu anlattık: Bizim senede global sermayedarlara verdiğimiz faiz 45 katrilyondur. Biz devlet olarak aldığımız paralara mukabil bu kadar faiz borcu ödüyoruz. Adam sana verdiği parayı babasının hatırına vermiyor. Bunu geriye alacaktır. Geriye alması için de bunu ödemen gerekiyor. Kendi öz kazancın buna müsait olmadığı için vermen mümkün olmadığına göre nereden vereceksin? Vatandaştan aldığın vergi ile vereceksin. Onun için dikkat ederseniz biz, her türlü mamule her an zam yaparak vergilerin oranını arttırıyoruz. Bu da yetmiyor. Vatandaştan daha başka bazı mali vergiler alıyoruz. Bütün vergileri üst üste koyuyoruz. Vatandaştan şu kadar vergi toplamış oluyoruz. Bu vergileri nereye veriyoruz? Borçlu olduğumuz, kredi aldığımız dünyaya veriyoruz. Demek ki bizim vergilerimiz herhangi bir üretim sahasında işe yaramıyor. Aldığımız kredi borçlarının faizlerini ödemeye yarıyor. Ana parayı da ödeyemiyoruz. Türkiye'de böyle garip bir manzara var. İşte bizim hareket noktamız borç almadan emek ve üretimi devreye koyarak emisyonu genişletmek, kendi paramızın karşılığında üretim yapmaktır. Bunu yaptığımız zaman hiç kimseye muhtaç olmayacaksın. Kimseye ne bir kuruş borcun olacak, ne de faiz ödeyeceksin. Bizim dediğimizle şu andaki uygulama arasında böyle korkunç bir fark var. Binaenaleyh bu noktaya gelmedikten sonra Türkiye'nin bu badireyi aşması zor, belki de imkansızdır.
Bu badireyi aşmak için bir başka yol olabilir. O da nedir? Bizim şu anda dış dünyaya yanılmıyorsam 150 milyar dolar gibi büyük bir borcumuz var. Batı Almanya, Doğu Almanya'yı 75 milyar dolara satın aldı. Yani bizim borcumuz iki tane Doğu Almanya satın alır. İç dünyaya olan borcumuzla beraber belki üç tane satın alır. Bu adamların, "Biz Türkleri çok seviyoruz. Bunları bağışladık" diyeceklerine inanıyorsanız bir de bu şekilde borçtan kurtulma olabilir. Ama ben bunun olacağına milyarda bir bile inanmıyorum. Çünkü bir sürü teminat, Telekom'la ilgili gelişmeler, Tahkim Yasası ve bir sürü yasa, bu parayı tahsil etmek içindir. Binaenaleyh bizim bu sistemden acilen vaz geçmemiz, kendi modellerimize dönmemiz şarttır. Bu modele döndüğümüz zaman sadece bizim için bir örnek olmayacaktır. Etrafımızdaki devletler, hatta bütün dünya devletleri için bir örnek olacaktır. Bugüne kadar globalizmden yakasını silkmiş olan bütün devletlere biz örnek olacağız. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün hareketinin döneminden sonra bütün ülkelere örnek olduğu gibi bu da ekonomik olarak bir dünya modeli haline gelecektir. Bundan zerre kadar kuşkum yoktur.
HAFTANIN SOHBETİ'NİN DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.
Milli ekonomik modelde devlet, yüksek sermaye, teknoloji, bilgi birikimi gerektiren sanayi alanlarına bizzat kendi girecek, ancak üretim safhasında ve sonrasında yan sanayi kolları KOBİ'lere devredilecektir. Çünkü asıl yükü devletin bizzat kendisi çekmesi lazımdır
Hocam, Türkiye'de vergiler ne işe yarıyor? Milli ekonomik modelinizde işçiden, memurdan, esnaftan vergi alınmayacağını ifade ediyorsunuz. İşçi, memur, esnaf vergi vermeden aynı zamanda Türkiye'nin kalkınması mümkün müdür?
Prof. Dr. Haydar Baş- Az önce bir genel tablo çizdim. Bu tablo içerisinde piyasada olması gereken parayı anlattık. Gördük ki bizim milli gelirimizin % 30'u piyasada olması gerekirken bu yok. Peki biz bunu ne ile tamamlayacağız? Senin milli paran piyasada olmaz ise bunu ne ile tamamlarsın? Gayrimilli para ile tamamlarsın. Döviz cinsinden para ile tamamlarsın.
VERGİLER BORÇ FAİZİNE GİDİYORMevzuya girerken şunu anlattık: Bizim senede global sermayedarlara verdiğimiz faiz 45 katrilyondur. Biz devlet olarak aldığımız paralara mukabil bu kadar faiz borcu ödüyoruz. Adam sana verdiği parayı babasının hatırına vermiyor. Bunu geriye alacaktır. Geriye alması için de bunu ödemen gerekiyor. Kendi öz kazancın buna müsait olmadığı için vermen mümkün olmadığına göre nereden vereceksin? Vatandaştan aldığın vergi ile vereceksin. Onun için dikkat ederseniz biz, her türlü mamule her an zam yaparak vergilerin oranını arttırıyoruz. Bu da yetmiyor. Vatandaştan daha başka bazı mali vergiler alıyoruz. Bütün vergileri üst üste koyuyoruz. Vatandaştan şu kadar vergi toplamış oluyoruz. Bu vergileri nereye veriyoruz? Borçlu olduğumuz, kredi aldığımız dünyaya veriyoruz. Demek ki bizim vergilerimiz herhangi bir üretim sahasında işe yaramıyor. Aldığımız kredi borçlarının faizlerini ödemeye yarıyor. Ana parayı da ödeyemiyoruz. Türkiye'de böyle garip bir manzara var. İşte bizim hareket noktamız borç almadan emek ve üretimi devreye koyarak emisyonu genişletmek, kendi paramızın karşılığında üretim yapmaktır. Bunu yaptığımız zaman hiç kimseye muhtaç olmayacaksın. Kimseye ne bir kuruş borcun olacak, ne de faiz ödeyeceksin. Bizim dediğimizle şu andaki uygulama arasında böyle korkunç bir fark var. Binaenaleyh bu noktaya gelmedikten sonra Türkiye'nin bu badireyi aşması zor, belki de imkansızdır.
Bu badireyi aşmak için bir başka yol olabilir. O da nedir? Bizim şu anda dış dünyaya yanılmıyorsam 150 milyar dolar gibi büyük bir borcumuz var. Batı Almanya, Doğu Almanya'yı 75 milyar dolara satın aldı. Yani bizim borcumuz iki tane Doğu Almanya satın alır. İç dünyaya olan borcumuzla beraber belki üç tane satın alır. Bu adamların, "Biz Türkleri çok seviyoruz. Bunları bağışladık" diyeceklerine inanıyorsanız bir de bu şekilde borçtan kurtulma olabilir. Ama ben bunun olacağına milyarda bir bile inanmıyorum. Çünkü bir sürü teminat, Telekom'la ilgili gelişmeler, Tahkim Yasası ve bir sürü yasa, bu parayı tahsil etmek içindir. Binaenaleyh bizim bu sistemden acilen vaz geçmemiz, kendi modellerimize dönmemiz şarttır. Bu modele döndüğümüz zaman sadece bizim için bir örnek olmayacaktır. Etrafımızdaki devletler, hatta bütün dünya devletleri için bir örnek olacaktır. Bugüne kadar globalizmden yakasını silkmiş olan bütün devletlere biz örnek olacağız. Tıpkı Mustafa Kemal Atatürk'ün hareketinin döneminden sonra bütün ülkelere örnek olduğu gibi bu da ekonomik olarak bir dünya modeli haline gelecektir. Bundan zerre kadar kuşkum yoktur.
HAFTANIN SOHBETİ'NİN DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.