Bugün kapıya dayanmış olan susuzluğun, şehir içme suyu barajlarındaki bitişin ardında elbette ihmal var, elbette tedbirsizlik var, elbette vurdumduymazlık var, elbette bunca zaman içinde trene bakar gibi bakıp durmuş olmanın ağır vebali var. Ama bütün bunların yanında, Başbakan'dan belediye başkanlarına kadar bu kadronun ve bunlara destek verenlerin en hafif ifadesi ile gafleti var.Yağmur duasına elbette ki hiç kimsenin bir diyeceği olamaz. Duasız ne günümüz var? Elbette ki varlıkta da darlıkta da eller Mevla'ya açılacak, diller O'nu zikredecek ve gönüller O'na yönelecektir. Yağmur duası; tarih boyunca hep uygulanagelmiş İslami bir gelenektir, yeter ki Mevla'ya çevirecek yüzünüz, O'na açacak eliniz olsun.İş başındaki kadronun bu krediyi de bitirdiğini söylemek durumundayız maalesef.Barajların çekilmesinden, "yer ve gök su vermem" demeye başlamasından sonra duayı, yağmur duasını hatırlayan bu kadro; Tevhidin bayraktarlığını yapmış olan bu milletin çocukları için hazırlattıkları ders kitaplarında Tevhid cümlesinin ikinci yarısını silmiş, sildirmiştir. "Muhammedürresülüllah" ifadesini "Lailaheillallah" cümlesinden ayırmıştır. Mevlid yazarının; "Bile yazdım adım ile adını" ifadesinde yerini bulan hakikati ayırmış, ayrıştırmıştır.Bu kadro; yönetimini devraldıkları bu milletin iffeti, izzeti, şahsiyeti ve haysiyeti ile, aile kurumundaki hassasiyeti ile tarih boyunca dillere desten olmuş ve destanlar yazmış olduğu gerçeğini gözardı ederek, AB uğruna zinayı suç olmaktan çıkarmış, domuz etinin satışını, üretimini serbest bırakmıştır. Kredi kartı furyası ile faizi toplumun bütün katmanlarına yaymıştır. Servetin belli ellerde toplanmasını sağlamış, büyük kitleleri sadakaya muhtaç duruma düşürerek kendisi için oy deposu haline getirmiştir.Bu ülkede üç yaşındaki çocukların papaza, kiliseye teslim edilmesinin önünde hiç bir engel yokken, on iki yaşından önce Kur'an öğrenme yasağı hala devam ettirilmektedir. Geçen beş yıl içinde bu kadarcık bir mesele dahi halledilmemiştir.Bu kadro, İslam coğrafyasını kasıp-kavuran, kan gölüne çeviren haçlı-siyonist devlet terörüne gizli-açık destek vermiş, nice canların, nice malların ve nice ırz-namusların heder edilmesine seyirci kalmıştır.Bu kadronun yönetiminde azınlıkların azgınlıkları, bölücülerin tehditkar eylemleri zirve yapmış, bunlar millet ve devletten yana değil, devlet ve millet düşmanlarından yana tercih kullanmışlardır. Bu kadro, bir gayrimüslim vatandaşın cenaze merasiminin on saat canlı yayınlanmasını, "katil devlet hesap verecek" naralarını, milletimizi aşağılayan her çeşit yayını "mükemmel, onur verici" bulurken, bu vatan uğruna can veren şehitlerin cenazelerinde yüksek sesle ağlamayı adeta yasaklamıştır.Sular çekilince duayı, Yaratıcıyı hatırlayan bu kadronun karnesi görüldüğü gibi Allah'a isyan ile doludur, koca bir milleti Brüksel'in ve Washington'un dayatmaları doğrultusunda değiştirme-dönüştürme çabaları ile doludur.Suların çekilmesinin, gaflet uykusundan uyanmalarına vesile olmasını temenni ediyoruz ve Mülk suresinin son ayetini kulaklarına küpe yapsınlar diyoruz:"De ki: Suyunuz yere batarsa söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir?"
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025