Üç-beş günlük dünya hayatı için, dünya menfeati için, makam-mevki, şan-şöhret için, şahsiyet harcanır mı? Haysiyet harcanır mı? Onurun, izzetin üstüne bir kalem çekilir mi? Milli Mücadele yıllarımızın belgelerine bakıyoruz, yazıları okuyoruz ve milletin o dar gününde, zor gününde, can, mal, namus derdine düştüğü o kara günlerde İngiliz'e yalakalık yapmış, İngiliz'le, Yunan'la beraber sevinmiş olan gazeteci Ali Kemal'ler, Said Molla'lara gerçekten üzülüyoruz. Değer miydi diyoruz? İçinde yaşadığınız, ekmeğini yediğiniz, havasını soluduğunuz Müslüman Türk Milleti ile beraber sevinmek, beraber üzülmek dururken, bu milletin ezeli düşmanları ile kolkola girmek ömrünüzü mü uzattı? Dünyaya kazık çakmanızı mı sağladı? Verdikleri üçbeş parça kemik kırıntısını değil de, torunlarınıza şeref, şahsiyet, izzet ve vakar bıraksaydınız olmaz mıydı? Ardınızdan, arkanızdan isminize rastlayanlar, resimlerinizi görenler tiksinmeseydi, "işbirlikçiler" deyip geçmeseydi...Anadolu'nun çilekeş insanı, kadını ile, çocuğu ile, genci ile, yaşlısı ile, kağnıların sırtında, katırların sırtında "Ya istiklal, ya ölüm" diyerek yollara, dağlara dökülmüşken ve onlar bu gayretleri ile, bu fedakar ve cefakarlıkları ile dünya durdukça duracak, dünya yok olsa da hiç silinmeyecek şan, şeref bırakmışken, işbirlikçiler siz ne bıraktınız? Kuyruklarına yapıştığınız İngiliz, Yunan ve topyekun haçlı cephesi ömrünüzü mü uzattı, ölümünüzü mü erteledi? Torunlarınıza, köylülerinize, hemşehrilerinize böyle bir kara leke bırakmaya hakkınız var mıydı? Sakarya meydan muharebesinin hemen öncesinde Başkomutan sıfatı ile cephelerde denetleme yaparken attan düşüp kaburgalarını kıran ve doktorların "onbeş gün mecburi istirahat" vermelerine rağmen ertesi gün, iki büklüm yine cepheye koşan Mustafa Kemal'i de yad ediyor bu millet, İstanbul'da İngiliz muhibbi, İngiliz sermayeli bir gazetede; namus savaşı veren insanlara hakaretler yağdıran gazeteci Ali Kemal'i de yad ediyor. Birini minnetle, şükranla yad ederken, diğerini lanetle anıyor. Bugün yazan, çizen, koşan koşturan, siyasetçi, bürokrat, asker herkes yakın tarihimizi isim isim inceleseler ne güzel olacak. Şahsiyetten ödün vermeye değer mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025