Deccal fitnesine dikkat
Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi, Düzce'de düzenlenen "İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panelinde yaptığı konuşmada, Deccal fitnesinin hakkı batıl, batılı hak olarak gösterdiğine işaret ederek, Türk milletinin uyanık olmasını istedi
14.11.2014 00:00:00
YENİ MESAJ/DÜZCE"İslam Dünyasını Kuşatan Fitneler ve Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt" panel serisinin bir halkası da Düzce'de düzenlendi. Panelde Dr. Ahmet Hamdi kepekçi, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Dülger, Av. Mustafa Çiçek ve Recep Bahar, sunum yaptı.Dr. Kepekçi, Nakşibendilik üzerine yaptığı sunumda, Deccal fitnesinin hakkı batıl, batılı hak olarak gösterdiğine işaret ederek, "Bu fitne ateşi su, suyu ateş olarak göstermektedir. Bu fitne nedeniyle bugün İslam dünyası karışık... Lütfen çocuklarınıza deccal fitnesi konusunda bilgi verin" dedi. Gadir-i Hum'da imamet ve hilafetin Hz. Ali'nin hakkı olduğunun tescil edildiğini hatırlatan Dr. kepekçi, şöyle devam etti: "Kuran'a savaş açamadılar, Ehl-i Beyt'e savaş açtılar. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin hak gaspına uğradı. Ehl-i Beyt Hicaz'da barındırılmadı. Musa Kazım döneminde Türk milleti Ehl-i Beyt ile tanıştı. Türk milletinin Ehl-i Beyt ile kucaklaşmasının önüne geçmek için Nakşibendilik ortaya çıkarıldı. Nakşibendilik Ehl-i Beyt'e karşı üretilen ekoldür. Nakşiliği anlamak için dört ismi tanımak gerekir. Bunlar Abdülhalik Gücdüvani, Bahaeddin nakşibendi, Ahmed Faruk Sirhindi ve Halid-i Bağdadi... Menemen, Koçgiri, Şeyh Sadi isyanlarının temelinde Nakşilik vardır zira İngilizlerin yanında yer aldılar."Yrd. Doç. Dr. Mustafa Dülger ise ayet ve hadisler ışığında Ehl-i Beyt'i anlattığı sunumunda Müslümanları birbirine düşürmenin Ehl-i Kitab'ın oyunu, müşterek paydanın ise Ehl-i Beyt olduğunu vurguladı. Av. Mustafa Çiçek de 1400 yıldır Ehl-i Beyt üzerinde karartma olduğuna işaret ederek, "Yaşadığımız çağda da Yezid'in temsilcileri bulunuyor. Ehl-i Beyt, varlığıyla duruşuyla bize yol gösteriyor.Ehl-i Beyt'in yolundan gitmediğimiz için İslam dünyası bu halde. Ehl-i Beyt'in yanında olmak demek adaletin yanında olmak, dini kendi çıkarları için basamak olanlara karşı durmak, fitneler karşısında uyanık olmak, emaneti ehline vermek ve birliği korumak demektir" şeklinde konuştu. Çiçek, Türklerin haçlı saldırılarını Ehl-i Beyt nefesiyle uzaklaştırdıklarını hatırlattı.Günümüzde Ehl-i Beyt'in merkezi TürkiyeYeni Mesaj Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Recep Bahar da tevhidin merkezinin Ehl-i Beyt olduğunu, Ehl-i Beyt'in günümüzdeki merkezinin Türkiye olduğuna işaret ederek, "Nitekim Bursa'da, İstanbul'da düzenlenen sempozyumlarda Irak'tan, Lübnan'dan, Suriye'den, İran'dan gelen ulemanın 14 ciltlik Ehl-i Beyt külliyatının müellifi Prof. Dr. Haydar Baş'a takdim ettiği emanetler ve hediyeler bunu ortaya koymaktadır" dedi. AKP Hükümetinin icraatlarına da değinen Bahar, en yıkıcı icraatın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) bağlamında yapılanlar olduğuna işaret ederek, "Batının körüklediği Irak ve Suriye'deki kıyımlara hükümet taşeronluk yapmaktadır. Oysa Prof. Dr. Baş'ın 1990 yılında ortaya koyduğu gibi nihai hedef Türkiye'dir, Türkiye'nin parçalanmasıdır. Bu açıdan 6-8 Ekim tarihlerinde Türkiye'de yaşanan, yaklaşık 50 kişinin hayatını yitirdiği olaylarda emperyalistlerin ülkemizi nasıl kargaşaya sürükleyebileceklerinin provası yapıldı."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.