BTP Gnl. Bşk. Yard. Erimhan, Irak'taki katliamlara rağmen hükümetin suskunluğunun sebebini açıkladı
BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, "Hükümet suskun! Çünkü ABD'nin Irak işgaline suç ortaklığı yapmıştır. ABD'yi Irak'a savaş için cesaretlendiren, Türkiye'nin hava sahasını açan, Amerikan askerlerinin başarısı için dua eden bu hükümettir" dedi.
Hükümet tabii ki susacak
Felluce'de yaşanan, Musul'da devam eden ve yeni katliam sayfalarıyla daha da süreceği anlaşılan ABD'nin Irak katliamları ile ilgili olarak basın yayın organlarında çıkan ve hükümetin derin suskunluğu üzerine yöneltilen sorular için BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan ağır konuştu: "Hükümet susuyor. Çünkü Irak'ta yaşanan fotoğrafın suç ortaklığı, üzerindedir."
Batı medeniyetinin gerçek yüzü
Felluce'de yaşanan, Musul'da devam eden ve yeni katliam sayfalarıyla daha da süreceği anlaşılan ABD'nin Irak katliamları ile ilgili olarak basın yayın organlarında çıkan ve hükümetin derin suskunluğu üzerine yöneltilen sorular için BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan ağır konuştu: "Hükümet susuyor. Çünkü Irak'ta yaşanan fotoğrafın suç ortaklığı üzerindedir."
İşte BTP Genel Başkan yardımcısı Ahmet Erimhan'ın basın açıklamasında öne çıkan başlıklar...
Batı medeniyeti
işte bu!
Irak'ta; Felluce'de, Musul'da Batı tarihine yeni utanç sayfaları ekleyerek insanlık suçları işleniyor. Namlusuna haç takılmış tanklar, 'savaş hukuku' adına en ufak bir kaygı taşımadan sivil halkı öldürüyorlar. 200 bin kişilik Felluce'de bugün 3-4 bin insan yaşıyor. Cesetler dahi tank paletleri altında ezilirken camilere sığınmış yaralılar kahkahalar altında kurşuna diziliyor. Şehirden, Conilerin işkencesinden kaçabilen insanlar ise çöllere sığınmaya çalışıyor. Çölün "ölüm" demek olduğunu bile bile, namuslarını - şereflerini kurtarmak için "çölde ölümü" tercih ediyorlar.
Irak'ta yaşanan bu fotoğrafın her karesi ile ilgili olarak çok şey söylenebilir, çok ciddi tasvirler yapılabilir. Ancak bu ayıp ABD'ye ve onun taşıdığı değerlere yeter diyerek biz asıl Türkiye'nin, hükümetin suskunluğu üzerine vicdanı olan kamuoyunda oluşan sorulara cevap verelim.
Irak: Hükümetin
günah galerisi
Bugün Irak için üzülen, orada yaşanan insanlık ayıbını sorgulayan her namuslu kalemin sorduğu soru şudur: "Sınırlarımızın hemen ötesinde yaşanan bu cinayetler için hükümet bir ses vermeyecek midir?"
Bu haklı soruyu maalesef bugün hükümet görmezden gelmekte ve suçluluk psikolojisi ile derin bir suskunluğa gömülmüş gözükmektedir.
Bunun elbette bir sebebi vardır. O da iktidarın Irak'ta yaşanan her zulüm karesi için taşıdığı sorumluluktur. Çünkü Irak savaşı için bu hükümet, Başbakanı ve Dışişleri Bakanı ile birlikte hep bir ağızdan ABD'ye sahip çıkmıştır.
Bu sahipleniş hükümet adına, Amerika'ya her türlü askeri desteğin, cephe desteğinin verilmesi şeklinde yaşanmış, hatta Irak savaşının mimarı Paul Wolfowitz'in ifadesi ile Başbakan Amerika'yı işgal için bizzat cesaretlendirmiştir.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül işgal kuvvetleri için biz "bu ittifakın parçasıyız" derken, Başbakan "Kahraman Amerikan askeri için dua ediyorum" demiş, diyebilmiştir.
İşte o kahraman (!) Amerikan askerlerini cesaretlendirilen Bush yönetimi bugün Felluce'de insanlık tarihinin en kinli sayfalarından birine imza atıyor. Hükümet de bu suçluluk psikolojisi ve "Washigton hükümeti" ama sorumluluğu (!) içinde sadece susuyor.
Beyaz Saray'da yapılan telefon görüşmelerinde verilen mesaj ise sadece ve sadece bu işin kılıfına uydurulması, bir din savaşı gibi gösterilmemesi şeklinde öneri ve tekliflerdir.
Millet ve namuslu siyaset!
Bu koşullar altında "Bizans çocuklarını" ikna için Avrupa turuna çıkan Başbakan'dan hiç kimse, hiç birşey beklemesin! Onların işe katılması demek, cinayetlerin daha da artması demektir.
Görev millette, milletin vereceği seste ve vicdanlı kalemlerin önder sorumluluğundadır.
BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, "Hükümet suskun! Çünkü ABD'nin Irak işgaline suç ortaklığı yapmıştır. ABD'yi Irak'a savaş için cesaretlendiren, Türkiye'nin hava sahasını açan, Amerikan askerlerinin başarısı için dua eden bu hükümettir" dedi.
Hükümet tabii ki susacak
Felluce'de yaşanan, Musul'da devam eden ve yeni katliam sayfalarıyla daha da süreceği anlaşılan ABD'nin Irak katliamları ile ilgili olarak basın yayın organlarında çıkan ve hükümetin derin suskunluğu üzerine yöneltilen sorular için BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan ağır konuştu: "Hükümet susuyor. Çünkü Irak'ta yaşanan fotoğrafın suç ortaklığı, üzerindedir."
Batı medeniyetinin gerçek yüzü
Felluce'de yaşanan, Musul'da devam eden ve yeni katliam sayfalarıyla daha da süreceği anlaşılan ABD'nin Irak katliamları ile ilgili olarak basın yayın organlarında çıkan ve hükümetin derin suskunluğu üzerine yöneltilen sorular için BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan ağır konuştu: "Hükümet susuyor. Çünkü Irak'ta yaşanan fotoğrafın suç ortaklığı üzerindedir."
İşte BTP Genel Başkan yardımcısı Ahmet Erimhan'ın basın açıklamasında öne çıkan başlıklar...
Batı medeniyeti
işte bu!
Irak'ta; Felluce'de, Musul'da Batı tarihine yeni utanç sayfaları ekleyerek insanlık suçları işleniyor. Namlusuna haç takılmış tanklar, 'savaş hukuku' adına en ufak bir kaygı taşımadan sivil halkı öldürüyorlar. 200 bin kişilik Felluce'de bugün 3-4 bin insan yaşıyor. Cesetler dahi tank paletleri altında ezilirken camilere sığınmış yaralılar kahkahalar altında kurşuna diziliyor. Şehirden, Conilerin işkencesinden kaçabilen insanlar ise çöllere sığınmaya çalışıyor. Çölün "ölüm" demek olduğunu bile bile, namuslarını - şereflerini kurtarmak için "çölde ölümü" tercih ediyorlar.
Irak'ta yaşanan bu fotoğrafın her karesi ile ilgili olarak çok şey söylenebilir, çok ciddi tasvirler yapılabilir. Ancak bu ayıp ABD'ye ve onun taşıdığı değerlere yeter diyerek biz asıl Türkiye'nin, hükümetin suskunluğu üzerine vicdanı olan kamuoyunda oluşan sorulara cevap verelim.
Irak: Hükümetin
günah galerisi
Bugün Irak için üzülen, orada yaşanan insanlık ayıbını sorgulayan her namuslu kalemin sorduğu soru şudur: "Sınırlarımızın hemen ötesinde yaşanan bu cinayetler için hükümet bir ses vermeyecek midir?"
Bu haklı soruyu maalesef bugün hükümet görmezden gelmekte ve suçluluk psikolojisi ile derin bir suskunluğa gömülmüş gözükmektedir.
Bunun elbette bir sebebi vardır. O da iktidarın Irak'ta yaşanan her zulüm karesi için taşıdığı sorumluluktur. Çünkü Irak savaşı için bu hükümet, Başbakanı ve Dışişleri Bakanı ile birlikte hep bir ağızdan ABD'ye sahip çıkmıştır.
Bu sahipleniş hükümet adına, Amerika'ya her türlü askeri desteğin, cephe desteğinin verilmesi şeklinde yaşanmış, hatta Irak savaşının mimarı Paul Wolfowitz'in ifadesi ile Başbakan Amerika'yı işgal için bizzat cesaretlendirmiştir.
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül işgal kuvvetleri için biz "bu ittifakın parçasıyız" derken, Başbakan "Kahraman Amerikan askeri için dua ediyorum" demiş, diyebilmiştir.
İşte o kahraman (!) Amerikan askerlerini cesaretlendirilen Bush yönetimi bugün Felluce'de insanlık tarihinin en kinli sayfalarından birine imza atıyor. Hükümet de bu suçluluk psikolojisi ve "Washigton hükümeti" ama sorumluluğu (!) içinde sadece susuyor.
Beyaz Saray'da yapılan telefon görüşmelerinde verilen mesaj ise sadece ve sadece bu işin kılıfına uydurulması, bir din savaşı gibi gösterilmemesi şeklinde öneri ve tekliflerdir.
Millet ve namuslu siyaset!
Bu koşullar altında "Bizans çocuklarını" ikna için Avrupa turuna çıkan Başbakan'dan hiç kimse, hiç birşey beklemesin! Onların işe katılması demek, cinayetlerin daha da artması demektir.
Görev millette, milletin vereceği seste ve vicdanlı kalemlerin önder sorumluluğundadır.