Millet olarak hakkımızda sık sık söylenen bir söz vardır; "Siz Türk'ler hazine üzerinde oturan dilenciler gibisiniz" Bu söz uzun gözlemlere dayanarak ortaya koyulmuş bir tespittir. Bu tespitle, millet olarak elimizdeki değerlerin kıymetini bilmediğimiz belirtilmek istenmektedir. Bu tespiti aklınıza gelebilecek her konuda test edebilirsiniz. Millet olarak gerçekten de asırlarca dünyaya medeniyet ve insanlık götürmüş, ulaştığımız her yere adalet ve huzur getirmiş, dünyanın en kıymetli yerleri elimize geçmiş ama maalesef, koruyamamış ve zamanla kaybetmişiz. Elimizde kalmış son toprak parçamız, Türkiye Cumhuriyeti Devletini de gerek maddi gerek de manevi noktada kaybetme noktasına gelmişiz. Talan ve yalan son sürat devam etmektedir!Dünyanın en kıymetli madenleri; yer üstü yer altı bütün zenginlikler ve kültür birikimi bizde, hemen her konuda; "bahçe biziz gül bizdedir" ama bunları görenler maalesef çok az?! Dünya ekonomisi en durağan dönemi yaşamakta, insanlar mutsuz, işsiz ve aşsız yaşamakta, hemen her ülke kendi ekonomik durgunluğuna çare bulmak için seferber olmakta, çaresizlik gün geçtikçe artmaktadır. Hikaye edilir; Nasrettin hocamız bir gün bir mağaranın önünde bir şeyler ararken görülür ve sorulur;-"Hocam burada ne arıyorsun?" Cevaben;-"İçeride yüzüğümü kaybettim. İçerisi çok karanlık olduğundan bende yüzüğümü dışarıda arıyorum." Soranlar hayret içinde tekrar;- "Ama hocam içeride kaybettiğiniz bir şeyi nasıl burada bulursunuz?" Hoca;- "Ne yapayım içerisi çok karanlık da ondan burada arıyorum." Kapitalist dünyanın ağa babalarının, para babalarının ve onların tuzağında can çekişenlerin, ekonomik durgunluğa, yine kapitalizm içinde çözüm arayanların durumu; aynen bunun gibi komiktir. Bu modeli insanlığın önüne koyarken, yıllar sonra aynı çukurda birlikte yok olacağını bilmekten aciz olan sözüm ona ekonomi bilgiçlerinin; başa dönüp, hatayı nerede yaptıklarını anlamaya çalışmaları gerekmektedir. Çözüm için yola çıktıkları nokta; aslında bütün yanlışların temelini teşkil eden, ekonomiye getirdikleri yanlış tariftir.Neydi bu yanlış? Vahşi batı; kendi gibi, yaşantısı gibi, ruh dünyası gibi, ekonomik modelini dahi vahşet üzerine bina etmiş, vahşi kapitalizmi icat etmişti? Yeni dünya düzeni adı altında yapacağı vahşetlere de kılıf bulabilmek için ekonomiye şu tarifi getirmişti; "İnsanın ihtiyaçları sınırsızdır. Kaynaklar sınırlıdır." Yapılan yanlış tespit, insan psikolojisinde var olan "benlik duygusunu" harekete geçirmiş. "Ben" merkezli düşünen insanın, sınırlı kaynakların biteceği korkusuyla türlü yollara başvurmasına sebebiyet vermiştir. İşgaller, kan ve gözyaşları, bütün haksızlıklar, bundan sonra yoğunlaşmıştır. Şimdi bu yanlışı yapanlar, bu yanlışı ikaz edenin fikirlerine müracaat etmek zorundadırlar.Bu yanışı ilk defa tespit eden Prof.. Dr. Haydar Baş'tır. İnsanlığa yol haritası olarak sunduğu; "Milli Ekonomi Modeli" ile çözümler sunmuştur.İnsanlık çaresiz bir beklenti içerisine girdiği bir anda, Prof. Dr. Haydar Baş,"Durun! Kargaşaya, haksızlığa, telaşa gerek yok. "Dünyadaki kaynaklar sınırsızdır, ihtiyaçlarınız sınırlıdır."diyerek adeta "Dünyadaki kaynaklar herkese yeter bir haldedir. Boşuna biri birinize zulüm etmeyin! Ben bunun yolunu size öğreteceğim, bu bilgi ve donanım bende vardır." mesajını vermiştir. Sizinde malumunuz üzere doğru teşhis, doğru tedavi için gerek şarttır.Şimdi; sadece ekonomik durgunluğa değil, ekonomik ve sosyal bütün problemlere çare sunan "Milli Ekonomi Modelini" anlamaya çalışma zamanıdır. Onun için diyoruz ki; "Bahçe biziz gül bizdedir." Boşuna zahmet çekmeyin..!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025