Türk milleti her gün sınırlarımızı resmen ihlal eden yerli ve yabancı teröristlere yan bile bakamazken. Daha doğrusu bakmazken? Ege'de her an kendilerine göre sınırı çizen Yunan uçakları ile silahsız didişen Türk Hava Kuvvetleri, Silahsız ve kesinlikle kaza nedeni ile Suriye sınırını geçen bir helikopteri derhal düşürmüştür. Daha önce Mavi Marmara olayını hatırlamamak mümkün mü? Yunanistan devamlı şekilde ege adalarına bayrak dikerken ordumuz neredeydi? Yakında Anadolu'nun kıyı bölgelerine gelecek ve bayrak dikecek olsalar acaba ses çıkarırlar mıydık düşüncesi çoğu vatandaşımızın aklına gelmiştir. Nedeni gayet açık? Pek çok yerleşim yerlerinde sadece yabancılara ait ve içerisine Türklerin asla sokulmadığı tesisler 1970'li yıllarda dahi ülkemizde faaliyet göstermekteydi. AKP ülkenin nerede ise üçte birini resmen, yabancı ülke veya vatandaşlarına sattı veya ömür boyu kiraladı. Maden sahalarını ise yabancı ortaklı şirketlere peşkeş çekti. Tarım sektörünü, politikaları ile perişan ederek ülkeyi yabancı ülkelere muhtaç, halkını topraksız, işsiz ve aç bıraktı. İsrail ile ABD senaryolu tiyatrolar eşliğinde halkı kandırdığını sandı. Etrafında dost bırakmadı. Hatta elinde mevcut silahlar ile ne ABD ne de İsrail'e karşı herhangi bir etkisi asla mümkün değildir. Bildiğim kadarı ile uçakların ve tankların, daha bilmediğimiz savaş araçlarının İsrail'de olduğunu anlamışlardır. Zaten, zaman AKP tam gerekeni, yani ABD direktiflerini yerine getirmede tereddüt ederse veya İsrail menfaatlerine set çekme durumuna gelirse, bir uçağımızın kazaya kurban olduğunu veya başka bir ihtarın geldiğini görmemek mümkün değildir. Açılıma gelince: Prof. Dr. Haydar Baş'ın da defalarca belirtiği gibi bu ülkede kimse bir Kürt sorununu asla düşünemez ve de kabul edemez. Her vatandaşımızın tüm demokratik hakları eşittir. Seçilirler, seçerler, Açlığa ve yoksulluğa, işsizliğe tahammül ederler. Cumhurbaşkanı, başbakan, Genelkurmay Başkanı, Bakan ve Milletvekili olmalarına mani hiç bir kanun, yönetmelik ve uygulama asla yoktur. Bu durumda sorun, Kürt'de, Laz'da, Boşnak'ta, Türkmen'de, Yörük'te değil, aslında bu soruna sebep olan iktidarların kendilerindedir. Kısaca sorun tüm ülkemizin ortak sorunudur. Çözümü tek ve mutlaktır. MEM ile bu iş yoluna girecektir. İnternete girip google da MEM diye yazmak yeterlidir. Artık seçimde reyini BTP ye güvenle ver ki, halkımız demokrasi ve iktidar görsün, Bu ülkede asla başlatılan açılımın olması mümkün değildir. İlk fırsatta inşallah açıklanacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017