Başbakanımız maşallah dışarda çok seviliyor, aşıkları, sevdalıları birhayli fazla. Haçlı dünyasını oluşturan ülkelerden hangisine yönelse, ödüller, madalyalar, cübbeler, sertifikalar bir bir sıralanıyor.Yalnız ciddi bir terslik var. Başbakanımızı seven çevreler, ödüller yağdıran kuruluşlar, aynı Başbakan'ın yönettiği ülkeyi, Türkiye'yi asla ve asla sevmiyorlar. Ülkemizi uluslararası arenada rencide etmek zayıf düşürmek, ayağının altına sabun koymak için ellerinden geleni yapıyorlar ve yaptırıyorlar. Yani şöyle bir durum var:Başbakana ödül yönettiği ülkeye ceza, Başbakana sevgi ülkesine nefret, Başbakana rengarek cübbeler ülkesinin başına çuval geçirme planları ve icraatları; Başbakan'ın aşıkları artıyor, ülkesinin düşmanları...İnsan düşünmeden, şüphelenmeden edemiyor; bir Başbakan ülkesinin, milletinin düşmanlarının elinden niye ödül alır ki? Hem de cesaret ödülleri... Kocaman kocaman sorular dolaşıyor etrafta; bu ne cesaret ve neyin cesareti?Amerika'da kökleşmiş en etkili Yahudi örgütlerinden ADL, bizim Başbakanımıza cesaret ödülü verirken şunu mu demek istiyor acaba:"Tayyib Bey, sana helal olsun, bin yıldır İslam medeniyetinin temsilciliğini büyük bir liyakatla yapmış olan bir milleti, "medeniyet projesi" diye diye haçlı Avrupalı'nın peşine taktın.Tayyib Bey, sana helal olsun, çok cesaretli bir adamsın. Çünkü Kur'an-ı Kerim'e inanan bir milletin Başbakanısın, Kur'an'da biz Yahudileri lanetleyen çok açık ayetler bulunmasına rağmen, kürsüye çıkıp "Yahudi karşıtlığı sapıklıktır" deme cesaretini gösterebiliyorsun ve tabii cesaret ödüllerini de çoktan hak ediyorsun.Tayyib Bey, sen daha büyük, daha pahalı ödüllere layıksın, çünkü senin iktidarın döneminde, bizim "Arz-ı Mev'ud" idealimiz açısından yüzyılda atamayacağımız adımlar attık, mesafeler katettik, topraklar satın aldık."Onların penceresinden bakınca ödül verme konusunda yerden göğe kadar haklıdırlar. Hatta sabah bir akşam bir olmak üzere günde iki kez ödül verseler Tayyib Bey'in cesaretinin karşılığını ödeyemezler.Asıl merak ettiğimiz konu ise, bu ülkenin insanları yani Müslüman Türk milleti, oy vermiş vermemiş farketmez milletimiz bu ödülleri nasıl değerlendiriyor? Ülkemiz dışarda itibar kazandı, işte görüyorsunuz Başbakanımız ödül yağmuruna tutuldu diye mi düşünüyorlar? Yoksa, komşular hele durun bakalım, bu işte bir gariplik var, bizi sevmeyen, milletimizin, ülkemizin köküne kibrit suyu akıtma peşindeki örgütler, kuruluşlar bizim Başbakanımıza ödüller yağdırıyor. Bu hal, pek hayra alamet değil diye mi düşünüyorlar.Partizanlığı, kara sevdayı, devekuşu vaziyetini derhal terk edip bu konuları bir akl-ı selimle değerlendirelim diye bir teklifte bulunuyoruz.Öyle ya bu neyin cesareti?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025