Ekonomi yazarları, ekonomi dergileri ve daha pek çok kitap şimdilerde bu krizi fırsata dönüştürmenin yollarına ilişkin söylemlerde bulunuyorlar. Ama dikkat ediniz dünyanın meşhur iktisatçıları ise suskun. Yeni bir arayışın peşindeler. Kırkı aşkın ülkede Milli Ekonomi Modeli'ni bir ders gibi okuyan iktisatçılar, idareciler gerçeği gördüler ve Milli Ekonomi Modelini uygulamaya koymaya çalışıyorlar.Krizi fırsata çevirmek üzere yazılan tüm yazıların özetinde şunlar söyleniyor; "Ar-Ge' ye önem verin, maliyetleri minimuma indirin" ve en sonda can alıcı söz geliyor, "öz sermayenizi güçlü tutun."Türkiye'de pek çok şirket, örneğin perakende sektöründekiler geçmişteki birikimlerini bu süreçte bankalara karşı teminat göstererek krediler aldılar ve tüketim eğilimlerini düşünmeden AVM' lerden yer kapma yarışına girdiler. Borçla açılan mağazaların yüksek cirolarına bakılırken öz sermayenin yenip tükendiği akıllara gelmedi.Krizi fırsata çevirin diyenlerin göremedikleri unsur artık tüketimin durduğu ve buna bağlı olarak üretimde sona gelindiğini görememek oldu. 2001 Krizini de atlattık diyenler yanılıyorlar. Biz 2001 krizini atlatmadık borç stokunu arttırarak bu dönemi geçiştirdik. Bu dönemde Hükümetin eldeki arazileri ve karlı kuruluşları satışı aradaki açığı yokmuş gibi göstermiş oldu.Ekonominin kullandığı enstrümanlar bellidir. Kapitalizmin getirisi olarak spekülatif borsa, faiz ve fon ile bunun türevleri, üretim ve tüketim. 2001 Krizinde ilk enstrüman kullanıldı ve asrın buhranı ötelenmiş oldu. Oysa şimdi yaşanan kriz tüketim krizidir. Sadece bu hafta içinde benim duyduğum üç büyük tekstilcinin battığı yönünde. Etrafınıza bakarsanız siz daha çoğunu görebilirsiniz. O dönemde biz mal satıyorduk diyen esnaf biz böyle bir dönemi görmemiştik diyorlar.Dünya bir sistemin sonuna geldi. Kapanışını büyük buhran ile yapacak. Ama gelinen son, yeni bir başlangıcın göstergesi. Sadece Türkiye'nin değil Dünya'nın kurtuluş reçetesi elimizde duruyor. Dünya bu reçeteyi okuyor, irdeliyor ve uygulamaya koymanın çabasını gösteriyor.Kredi borçlularının % 253 arttığı, karşılıksız çeklerin rekorlara doğru koştuğu, 750.000 kişinin kredi kartları borçlarını ödeyemediği, 250.000 kişinin işten çıkartılıp işsizlik ödeneğine başvurduğu şu dönem Türkiye'nin ilk kurulduğu yıllarda savaştan çıkmış olduğu halde görmediği bir tablodur. Bu tablonun mimarları ise kendi içimizden çıkan yüzyılın dehası Sayın Prof. Dr. Haydar Baş'ı ve onun eseri Milli Ekonomi Modeli'ni dikkate almayanlardır. Fakat milletimiz bu sefer bu gerçeği göreceklerdir.Bu kriz nasıl fırsata dönüşür diyen kitaplara koşmayın. Ne yazık ki ortada bir gerçek var;Bu kriz fırsata dönüşmeyecektir, dönüşemez, ekonominin tabiatına aykırıdır.Bu kriz ancak bir şekilde fırsat olur. O fırsat ellerimizde tuttuğumuz ve kırk ülkenin uygulamaya çalıştığı Milli Ekonomi Modeli'dir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012