Bu sütunu takip edenler, Zaman gazetesi ile ilgili onlarca yazı yazdığımızı hatırlayacaklardır.
Ancak biz ayan-beyan gördüğümüzü bile açıktan yazamıyoruz, ima yolu ile anlatmaya çalışıyoruz.
Yıllardır bizim görüp rahatsız olduğumuz ama açıktan yazamadığımız gerçekleri komşu kardeş ülke İran’ın Ankara Büyükelçiliği güzel ortaya koymuş.
Sayın Önkibar yazmasaydı bizim de haberimiz olmayacaktı, kendisine teşekkür ediyoruz.
Şimdi bu haberi duyduktan sonra dört bir yana yaymak Türk milletine ve devletine onların ifadesi ile çok büyük bir “hizmet” olacaktır.
Böylece bir kez daha bu gurubun kime ve neye “hizmet” ettikleri ortaya çıkmış oldu.
Sabahattin Önkibar’ın ifadelerinden okuyalım:
“Zaman Gazetesine İran mektubu!
İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Zaman Gazetesine bir mektup yazdı.
Medyaya açıklanan ancak basının tamamına yakını tarafından pas geçilen bu mektupta neler mi var?
Özetle Zaman Gazetesinin:
* Siyonizm’e uşaklık ettiği beyanı var!
* ABD’nin yörüngesinde yayın yaptığı değerlendirmesi var!
* Mezhepçilik yaptığı ifadesi var!
* İslam’ın içinde fitne çıkarmak istediği yorumu var!
* Müslüman ve komşu bir ülkeye hasımlık yapıldığı görüşü var!
* Siyonist ve ABD basını bile sizin kadar iftira etmiyor feryadı var!
Zaman Gazetesini satın alan sözde mütedeyyinlere bu tabloyu armağan ediyoruz!”
Gazeteyi yıllardır takip eden birisi olarak diyorum ki bu maddelerin her biri söz konusu gazetenin hem de logosunun üstüne hem yakışır hem de yapışır.
Gazetenin mevcut durumunu, yayın politikasını maddeler halinde çıkarın diye kalabalık bir ekibe görev verilseydi bu kadar “ağyarını mani efradını cami” bir tarif ortaya çıkamazdı herhalde.
Haliniz, ahvaliniz böyle olduktan sonra tırajınız milyonları aşsa ne olacak ki?
Gören gözler için gün ışımıştır, gerçek ortaya çıkmıştır ama hala “kapat gözlerini kimse görmesin” şarkısını koro halinde söylemekte ısrar edenler varsa onlar için de yapılacak bir şey yok.
Ancak biz ayan-beyan gördüğümüzü bile açıktan yazamıyoruz, ima yolu ile anlatmaya çalışıyoruz.
Yıllardır bizim görüp rahatsız olduğumuz ama açıktan yazamadığımız gerçekleri komşu kardeş ülke İran’ın Ankara Büyükelçiliği güzel ortaya koymuş.
Sayın Önkibar yazmasaydı bizim de haberimiz olmayacaktı, kendisine teşekkür ediyoruz.
Şimdi bu haberi duyduktan sonra dört bir yana yaymak Türk milletine ve devletine onların ifadesi ile çok büyük bir “hizmet” olacaktır.
Böylece bir kez daha bu gurubun kime ve neye “hizmet” ettikleri ortaya çıkmış oldu.
Sabahattin Önkibar’ın ifadelerinden okuyalım:
“Zaman Gazetesine İran mektubu!
İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Zaman Gazetesine bir mektup yazdı.
Medyaya açıklanan ancak basının tamamına yakını tarafından pas geçilen bu mektupta neler mi var?
Özetle Zaman Gazetesinin:
* Siyonizm’e uşaklık ettiği beyanı var!
* ABD’nin yörüngesinde yayın yaptığı değerlendirmesi var!
* Mezhepçilik yaptığı ifadesi var!
* İslam’ın içinde fitne çıkarmak istediği yorumu var!
* Müslüman ve komşu bir ülkeye hasımlık yapıldığı görüşü var!
* Siyonist ve ABD basını bile sizin kadar iftira etmiyor feryadı var!
Zaman Gazetesini satın alan sözde mütedeyyinlere bu tabloyu armağan ediyoruz!”
Gazeteyi yıllardır takip eden birisi olarak diyorum ki bu maddelerin her biri söz konusu gazetenin hem de logosunun üstüne hem yakışır hem de yapışır.
Gazetenin mevcut durumunu, yayın politikasını maddeler halinde çıkarın diye kalabalık bir ekibe görev verilseydi bu kadar “ağyarını mani efradını cami” bir tarif ortaya çıkamazdı herhalde.
Haliniz, ahvaliniz böyle olduktan sonra tırajınız milyonları aşsa ne olacak ki?
Gören gözler için gün ışımıştır, gerçek ortaya çıkmıştır ama hala “kapat gözlerini kimse görmesin” şarkısını koro halinde söylemekte ısrar edenler varsa onlar için de yapılacak bir şey yok.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025