Bağımsız Türkiye Partisi’nin İstanbul Büyükşehir başta olmak üzere ilçe ve belde belediye başkan adayları düzenlenen bir toplantıda İstanbullu seçmenle bir araya geldiBağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) İstanbul Büyükşehir başta olmak üzere ilçe ve belde belediye başkan adayları düzenlenen bir toplantıda İstanbullu seçmenle bir araya geldi. Green Park Hotel’de gerçekleşen toplantıya BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş da katıldı.
Nasıl hizmet yapılırmış, görülecek
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “bu vatan bu millet sizi bekliyor”, “kuvay–ı milliye engellenemez”, “üstad, üstad”, sloganlarıyla salonu inleten coşkulu davetli topluluğuna hitaben yaptığı konuşmada, salondaki mevcut tablonun, kuvay–ı milliye ruhunun artık şaha kalktığını, artık önünde hiç bir kuvvetin duramayacağını gösterdiğini belirterek “Millet aynasında Bağımsız Türkiye rüzgarı artık esmeye başlamıştır. Bağımsız Türkiye milletin kendisi, vatanın bütünlüğü, devletin iradesi, sivil asker beraberliği, devlet ve millet kaynaşmasıdır. İşte BTP budur” dedi. BTP’nin, milletin bizzat kendisi olduğunu, bu yüzden de en güçlü parti özelliği taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Vazifemiz Türkiye’nin her ocağında, her bucağında teşkilatımızı kurup milletimin huzuruna çıkmaktı. Bütün illerde mümtaz kadroları hazırladım. Milletin kendisini ortaya koydum. Vazifemi yaptım. Şimdi vazife sırası sizlerde. Bu mümtaz insanları, sevgi, aşk, muhabbet dolu adayları vazifeye taşıyacaksınız. Sonra da hizmetin ne demek olduğunu hep beraber göreceğiz, yaşayacağız” şeklinde konuştu.Gerçeklere medya illüzyonu“Gazetelere bakarsanız, televizyonları izlerseniz ülke güllük gülistanlık. Sanki yalancı cennet. Ama bir çarşıya, pazara gidiyoruz, ne televizyonların gösterdiği çarşı, ne de gazetelerin ilan ettiği Türkiye var” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, gerçekleri toz pembe gösteren medyayı da adalete davet ederek şunları söyledi: “Sanki mütareke dünyasında mütareke basını ile iç içe yaşıyoruz. Onları vazifeye, adalete, hizmete davet ediyorum. Ülkenin mukadderatı elimize kaldı. 58 yaşında bir kardeşiniz olarak siyaset sahnesine girdim ise, hangi arkadaşım benimle siyasete girmişse bu memlekette bir şeyler bozuk gidiyor, milletin isteği maalesef tecelli etmiyor demektir. Milletin dilediği farklı şey, yapılmak istenen çok daha farklı şeyler. Milli iradenin hakimiyetini kabul ediyor ve istiyorsak BTP’nin iktidar olmasını, önümüzdeki mahalli seçimlerde başarılı olmasını temin etmeliyiz.”
Ekonomiyi de BTP düzeltecek
Hem kendisi hem de arkadaşlarının siyasete bir rütbe, makam, mevki için değil, son nefeste sorumlu olunan hesap için girdiklerini burada da tekrarlayan, “Milletim çöküyor, devletim yıkılıyor, vatanım bölünüyor; bunu durdurmaya geldim” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “Ekonomiyi de biz düzelteceğiz. 24 saatte düzelteceğimize onlar da inandılar. Korktular. Gelsinler. Dediğim kanunları çıkartsınlar. Ben kellemi koyuyorum. Onlar tırnağını koysunlar. Bakın ekonomi düzeliyor mu, düzelmiyor mu?” şeklinde konuşarak, mevcut hükümetin, enflasyon, AB, Irak, Kıbrıs, Büyük Ortadoğu Projesi konularındaki yanlış, Türkiye’yi uçuruma sürükleyen politikalardan bir an önce vaz geçmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, aynı yanlış politikaların içteki yansımalarına da dikkat çekerek şöyle dedi:
“Millet, bu arkadaşlara oy verirken can, mal, din ve vicdan emniyetimiz temin etsin diye verdi. Bunlar ise İmar Kanunu’na ‘ibadethaneler’ kavramını ilave etmek suretiyle her apartmana kilise evi açma imkan ve ruhsatını verdiler. Bu kanundan sonra Türkiye’de 2003 yılında 21 bin kilise evi açılmıştır. Türkiye’de bu kadar azınlık var mı? Yok. Peki bu kilise evleri kim için açtılar? Benim evladım için açtılar. ‘AB’ye gireceğiz’ diye milletin imanını asimile etmeye çalışanlar bilsinler ki bu milletin imanı vallahi de onları boğar, billahi de boğar. 28 Mart günü bu tür icraatların hesabının da sorulacağı gün olacaktır.”
Nasıl hizmet yapılırmış, görülecek
BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “bu vatan bu millet sizi bekliyor”, “kuvay–ı milliye engellenemez”, “üstad, üstad”, sloganlarıyla salonu inleten coşkulu davetli topluluğuna hitaben yaptığı konuşmada, salondaki mevcut tablonun, kuvay–ı milliye ruhunun artık şaha kalktığını, artık önünde hiç bir kuvvetin duramayacağını gösterdiğini belirterek “Millet aynasında Bağımsız Türkiye rüzgarı artık esmeye başlamıştır. Bağımsız Türkiye milletin kendisi, vatanın bütünlüğü, devletin iradesi, sivil asker beraberliği, devlet ve millet kaynaşmasıdır. İşte BTP budur” dedi. BTP’nin, milletin bizzat kendisi olduğunu, bu yüzden de en güçlü parti özelliği taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, “Vazifemiz Türkiye’nin her ocağında, her bucağında teşkilatımızı kurup milletimin huzuruna çıkmaktı. Bütün illerde mümtaz kadroları hazırladım. Milletin kendisini ortaya koydum. Vazifemi yaptım. Şimdi vazife sırası sizlerde. Bu mümtaz insanları, sevgi, aşk, muhabbet dolu adayları vazifeye taşıyacaksınız. Sonra da hizmetin ne demek olduğunu hep beraber göreceğiz, yaşayacağız” şeklinde konuştu.Gerçeklere medya illüzyonu“Gazetelere bakarsanız, televizyonları izlerseniz ülke güllük gülistanlık. Sanki yalancı cennet. Ama bir çarşıya, pazara gidiyoruz, ne televizyonların gösterdiği çarşı, ne de gazetelerin ilan ettiği Türkiye var” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, gerçekleri toz pembe gösteren medyayı da adalete davet ederek şunları söyledi: “Sanki mütareke dünyasında mütareke basını ile iç içe yaşıyoruz. Onları vazifeye, adalete, hizmete davet ediyorum. Ülkenin mukadderatı elimize kaldı. 58 yaşında bir kardeşiniz olarak siyaset sahnesine girdim ise, hangi arkadaşım benimle siyasete girmişse bu memlekette bir şeyler bozuk gidiyor, milletin isteği maalesef tecelli etmiyor demektir. Milletin dilediği farklı şey, yapılmak istenen çok daha farklı şeyler. Milli iradenin hakimiyetini kabul ediyor ve istiyorsak BTP’nin iktidar olmasını, önümüzdeki mahalli seçimlerde başarılı olmasını temin etmeliyiz.”
Ekonomiyi de BTP düzeltecek
Hem kendisi hem de arkadaşlarının siyasete bir rütbe, makam, mevki için değil, son nefeste sorumlu olunan hesap için girdiklerini burada da tekrarlayan, “Milletim çöküyor, devletim yıkılıyor, vatanım bölünüyor; bunu durdurmaya geldim” diyen BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, “Ekonomiyi de biz düzelteceğiz. 24 saatte düzelteceğimize onlar da inandılar. Korktular. Gelsinler. Dediğim kanunları çıkartsınlar. Ben kellemi koyuyorum. Onlar tırnağını koysunlar. Bakın ekonomi düzeliyor mu, düzelmiyor mu?” şeklinde konuşarak, mevcut hükümetin, enflasyon, AB, Irak, Kıbrıs, Büyük Ortadoğu Projesi konularındaki yanlış, Türkiye’yi uçuruma sürükleyen politikalardan bir an önce vaz geçmesi gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Haydar Baş, aynı yanlış politikaların içteki yansımalarına da dikkat çekerek şöyle dedi:
“Millet, bu arkadaşlara oy verirken can, mal, din ve vicdan emniyetimiz temin etsin diye verdi. Bunlar ise İmar Kanunu’na ‘ibadethaneler’ kavramını ilave etmek suretiyle her apartmana kilise evi açma imkan ve ruhsatını verdiler. Bu kanundan sonra Türkiye’de 2003 yılında 21 bin kilise evi açılmıştır. Türkiye’de bu kadar azınlık var mı? Yok. Peki bu kilise evleri kim için açtılar? Benim evladım için açtılar. ‘AB’ye gireceğiz’ diye milletin imanını asimile etmeye çalışanlar bilsinler ki bu milletin imanı vallahi de onları boğar, billahi de boğar. 28 Mart günü bu tür icraatların hesabının da sorulacağı gün olacaktır.”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.