Amerika-İsrail ikilisinin, ne yazık ki Türkiye'nin de iştiraki ile Suriye'de muhalefet oluşturmak için harekete geçtikleri ve söz konusu ülkede kıpırdanmaların başladığı günlerde, Prof. Dr. Haydar Baş kesin bir dille iktidarı uyarmış, komşu-kardeş ülkeye tuzak planlayanlarla beraber bir yol tutulmasının son derece yanlış ve tarihi bir hata olacağını söylemişti.
Bugün artık asla tartışmaya bile gerek olmayan bir konu var ki o da; Suriye'de, mevcut yönetime karşı muhalefetin oluşturulduğu gerçeğidir.
Haydar Hoca, daha işin başında defalarca uyarmakla kalmamış, daha sonraki zamanlarda da problemin çözümü için, daha fazla can ve mal kayıplarının yaşanmaması için oturulup mutlaka Beşar Esat ile görüşülmesi gerektiğini ısrarla altını çizmişti.
Bu uyarılar yapılırken ve böylesine çözüm yolları gösterilirken her manada bu kadar zayiat da yoktu, milyonlarla ifade edilen Suriyeli, yerinden-yurdundan, evinden-barkından da olmamıştı.
Bilmem farkında mısınız?
Aradan yıllar geçtikten sonra ve komşu-kardeş ülke, köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir kelimenin tam anlamıyla harap olduktan sonra nerdeyse herkes ve her kesim Haydar Hoca'nın uyarılarında ve çözüm yollarında ittifak etmeye başladı.
İktidar çevresinde yuvalanmış inatçı bir kesimi hariç tutarsak, emekli büyükelçilerden emekli askerlere, aklı başında gazeteci ve televizyonculardan, uzman yorumcu ve strateji uzmanlarına kadar hemen herkes, on yılı aşkın bir süredir devam eden Suriye probleminin halli için Esat'la masaya oturup konuşmaktan başka çarenin kalmadığını söylüyor.
Daha işin başında iken emperyalist Amerika ve İsrail ile aynı çizgide buluşmak, aynı karede yer almak, bölgede İsrail'in korkulu rüyası olan Suriye'nin kolunu-kanadını kırmak son derece yanlıştı, affedilmez bir hata idi ve ne yazık ki aynı hatalar hem artırılarak hem de derinleştirilerek bugüne kadar sürdürüldü.
Askeri ile, sivili ile, gazetecisi ve televizyoncusu ile, yorumcusu ve dış politika uzmanı ile ey emekliler ve ey muvazzaflar! Yıllar sonra Haydar Baş'ın çizgisine geldiniz amma neden sonra.
Koskoca bir ülke harap olduktan sonra, koskoca bir millet darmadağın ve Per perişan olduktan sonra.
Sizlerin bu uyanışınızın darısı inşallah iktidarın başına olsun.
Zararın neresinden dönülse elbette kazanç sayılacaktır.
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025