Günümüze dek sayısız kez fitnelerle örülmüş badire dönemlerini çeşitli vesilelerle aşmış olan insanlık aleminin tarihine tekrar göz gezdirmemiz gerekirse; 21. yüzyılda yaşanmakta olan, amaçsızlığın, dağılmışlığın, başıbozukluğun, günahın, fuhşun, putperestliğin, din (Allah indinde tek din İslam'dır) karşıtlılığının ,işgalin, zulmün, alçaklığın, açlık ve sefaletin, aymazlığın ve gafletin ve hatta ihanetin, kısacası bir kabusun, bir karabasanın, farklı bir dönemde bu denli yaşanmadığı ve de bir daha asla bu denli yaşanamayacağı muhakkaktır. Değme çelikten örülü bu fitne ağının içerisinde en çok zararı şüphesiz gençler görmekte ve insanlığın kaybettiği değer dile kolay milyarlarca gencin koca hayatına tekabül etmektedir. Ve elbette ki, bu amaçsız gençlik ordusunun kaybettikleri yaşlı insanların kaybettiği değerlerle bir tutulamaz. Çünkü bir insanın en verimli çağıdır gençlik çağı, en kuvvetli zamanıdır, Allah indinde de ibadetin en makbul olduğu vakitlerdir bu çağlar. Hal böyleyken; artık alkol ve uyuşturucunun lise ve üniversite gençliği üzerinde sigara kadar yaygınlaşması, klüp, bar, disko ortamlarının yegane eğlence mekanları olarak kabul görmesi, incir çekirdeğini dahi dolduramayacak kadar mahiyetsiz mevzuların gençlerin gündemini işgal etmesi (BBG vs TV Programları), yazılı ve görsel medyanın bizlere sunduğu 'sanatçı'ların gençlere empoze ettiği moda akımı, özellikle gençlere öss denilen işkence makinesiyle sunulan üniversitelerin kimi saçmalıkları eğitim adı altında gençlere dayatarak zaten bulanmış olan zihinleri iyice işe yaramaz hale getirmeleri ve daha sayamayacağımız yüz binlerce badirenin içerisinde ruhunu kaybetmiş ve onu hiç bulamamaya namzet bir gençlik, kopacak bir kasırganın eşiğinde tüm bu olanlardan habersizce ve umarsızca, kaybolduğu karanlık çöllerde ve susuz nehirlerde nerelere yelken açtığını bilmeksizin yakıcı kızgın rüzgarlar tarafından savrulmaktadır. Ve bunun tabii bir neticesi olarak bu olaylar silsilesi ancak daha kötüsünün habercisi olacak bir kısır döngüye gebedir. Bununla birlikte bu korkunç potansiyeli bir hiç uğruna çıra gibi yakmaktan yılmayanlar bu gerçeği maalesef asla hissedemeyeceklerdir. Zira 'Allah onların kalplerini mühürlemiştir. Ve onlar menfaatlerinden başka hiçbir şeyi göremezler.'Maalesef ortaya çıkan bu korkunç tablo günümüz gençliğinin genel durumunun birebir yansımasıdır. Ve esasında tüm bu olumsuzlukların müsebbibi, fitne denen katranın mayasının iyice tutmuş olması ve hatta bu badirenin kemale ermiş olmasıdır. Bu sihirli hortum karanlık ve puslu bir ortamda dolanmakta ve gün geçtikçe içindeki bulantı verici pisliğin miktarı artmaktadır.Ülkemizde ve Ortadoğu'da yaşananlar ise bunun en somut örneğini teşkil etmektedir. Bu vahim ve dehşet verici manzara karşısında eğer içimizi bir ürperti kaplamıyorsa bu dönülmez akşamın farkına henüz varamamışız demektir. Çünkü siz bu satırları okurken fitne dört bir koldan zehrini saçmaya devam ediyor. İnsanlar gece imanlı yatıp sabah imansız kalkıyorlar, sabah evden imanlı çıkıp gece imansız dönüyorlar. Ve bu fitne hala bizleri korkutmuyorsa vay halimize?Sadece bilmek ve korkmak değildir yapmamız gereken, bilmeyenleri uyarmak, iyiye, doğruya, güzele, Hakka, hakkaniyete davet etmektir 'Bilen bilmeyenden sorumludur.' gereği. Yaşamaktır doğruyu, yaşatmaktır. Üstadımız Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız ve onun güzide kadrosunu teşkil eden insanlarla birlikte olmak, onları örnek almak, eteklerine yapışmaktır; hem ülkemizin hem de insanlık medeniyetinin barışı, huzuru, kurtuluşu için.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012