Türkiye yavaş yavaş seçim atmosferine girerken yaşadığımız aynen başlıktaki gibidir.Adam, köyün başında rastladığı üç beş kişiye uydurduğu, duymak istediği bir yalanı fısıldıyor, bir iki saat sonra köyün altına indiğinde bir bakıyor ki kendi uydurduğu yalan gerçekmiş gibi dillerde, bu kez kendi yalanına kendi de inanmaya başlıyor.Esnafı geziyoruz, kepengini açmış ama ağzını bıçak açmıyor, gün batmak üzere henüz siftah yapmamış, faturalar, vergiler, alacaklılar kuyrukta?Masasının üzerinde yandaş gazeteler, televizyonunda yandaş kanallar, toz pembe tablolar sunuyor ve dokuz yıldır bu ülkenin canına okuyan iktidar partisini hala alternatifsiz, rakipsiz olarak takdim ediyor.Gayri ihtiyari soruyoruz, hacım bu gazetenin bahsettiği, bu kanalın sözünü ettiği ülke hangisi?Her halde bizim yaşadığımız ülkeden bahsetmiyorlar.Köye gidiyoruz, bahar gelmiş ama çiftçi traktörünü yürütecek ekonomik gücü kaybetmiş, mazot almış başını gitmiş, gübre fiyatlarını almış başını gitmiş, tohumculuk yasası ile küresel tohum şirketlerine mahkum ve mecbur edilmiş?Yaklaşan seçimlerle ilgili fikrini soruyoruz, gönlünde kimin yattığını merak ediyoruz; "ne bileyim, şehre gidip gelenlerimiz var, çeşitli okullarda okuyanlarımız var, onlar yine AKP diyor".Anlaşılıyor ki köyün başına gidip bu yalanı ilk uyduranı bulup sormak lazım:Hangi gerekçe ile iktidar partisini alternatifsiz ilan ediyorsun?Belki, yalan uydurma, yalan yayma karşılığında dolgun ücret alıyorsun ama, koca bir milleti aşından ekmeğinden etmekten utanmıyor musun?Milleti, dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmaya mahkum etmiş, millete ait olan maden yataklarını ecnebilere peşkeş çekmiş, milletin bostanını suladığı akar suyuna dahi el koymuş, en tabi eleştiri hakkını, kaşlarını çatma hakkını bile milletin elinden almış, milletin parası ile yandaş medya oluşturmuş bir iktidarı para karşılığında alkışlamaktan utanıp sıkılmıyor musun?Para, makam mevki karşılığında uydurduğun yalanlara sen de inanmış gözüküyorsun. Kendi yalanını gerçek diye takdim edene ne söylenir ki?...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025