Futbol maçı izlemeyenimiz yoktur herhalde. On birer kişilik iki takım arasında, hakem yönetiminde, seyirci önünde 90 dakika süreyle oynanan bir oyun? Teknik kadro, yedekler vs.Ama bir oyun var ki, iki yüzyıldır oynanıyor. Bitmedi, bitirmediler. Onlar gol atarak mutlu olurken, biz gol yemekten bıkmadık ne hikmetse. Adamlar geçmişler teknik direktörlüğe yanlarına yardakçılarını almışlar, millet tribünlerde. Adı Türk ama kraldan daha kralcı olan bu yardakçıları da koymuşlar hakemliğe istedikleri gibi oynuyorlar. Örneği biraz aktifleştirelim.Rakip, özgürlük, demokrasi, insan hakları, diyalog, çağdaş medeniyet vs. Teknik patronları ABD ve AB?Diğer sahada maçtan önce satın alınmış AKP, CHP, MHP, SP, DSP vs.Öyle garip bir oyun ki, ismi bizden olanlara, 'gol atmayı aklınıza bile getirmeyin, orta sahayı geçmeyin hatta başarılı olmanız için kendi ceza sahanız içinde kalın. Biz gol attığımızda sakın agresifleşmeyin, hatta sevinin? Bunları yaparsanız siz de kazanırsınız' diye dikta ediyorlar.Tribünleri de inandırmışlar ne kadar çok gol yerseniz o kadar başarılı olursunuz, çağdaşlaşırsınız, medenileşirsiniz ve gelişirsiniz diye.Arada tribünler kendine geliyor, Kıbrıs, Kıbrıs diye bağırmaya başlıyor ve bir Karaoğlan heyecana gelip rakibe gol atıyor. Gerçi golü saymıyorlar ofsayt diye ama sen misin gol atan diye onu yedeğe alıyorlar, tribünleri de birbirine düşürüyorlar. Ama oyun devam ediyor, durmadan, ara vermeden? Tribünler 'İsrail, İsrail' diye bağırıyor, rakip uyanık hemen Erbakan forvet hattına sürülüyor.'Apo, Apo' diye bağırıyor, MHP forvet hattına sürülüyor. Başörtüsü, din, iman sesleri yükselmeye başlıyor. Bu sesi sükûnete erdirmek için taze kan lazım. İsmi konmamış oyuncularına AKP ismini koyup, sürüyorlar sahaya. Bu AKP öyle yetenekli bir oyuncu ki hem Müslüman'ı mutlu ediyor (!), hem Hıristiyan'ı. Hem İsrail'i memnun ediyor, hem de Filistinlinin gönlünü alıyor (!). Hem Ermeni'yle işbirliği yapıyor, hem de Azerbaycan'a kardeşim diyor. Hülasa bu forvet bu millete çok gol attı ve atıyor.Artık millet ayıkmaya ve bu oyundan sıkılmaya başladı. Sahadakilerin kendinden olmadığını anladı. İsimleri AKP, CHP, MHP, SP, DSP vesaire olsa da hepsinin aynı takımın oyuncuları, yani ABD'ci, IMF'ci, AB'ci olduklarını gördü. Artık bu oyunu millet olarak kazanmak istiyoruz. Yapacağımız iş çok kolay. Sahadakilerin lisansını iptal edeceğiz. Prof. Dr. Haydar Baş'ın kadrosunu sahaya süreceğiz. Haydar Hoca'yı da teknik patron yapacağız.Topla beraber rakibi de ağlara gömeceğiz. Var mısınız bu oyunu kazanmaya?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012