Allah’ı yalnız iyilik içinde mi anacaksın?
Her şeyin bir karşılığı olur. Dünyaya âhiret, yaratılmışlara ise Yaratan bedeldir
11.10.2021 00:00:00





"Ey evlâd! Gayretin yemek, İçmek ve evlenmek olmasın. Bunların tümünü gönlünden çıkar. Gayen bunlar olmasın. Çünkü hepsi nefsin arzularıdır. Tabiatın gereği sayılır.
İlâhî kuvvet, bunlarla seni bulamaz. Bunlara kapılırsan kalbin hakikî isteği nerede kalır? Onlar, Hakkı ararlar. Sana da iç âlemin isteği gerek. Bütün gayretin en çok lâzım olana olmalı. O en lüzumlu olan ise Allah'tır. O'nu ara. Allah ve onun katında olan sana yeter.
Her şeyin bir karşılığı olur. Dünyaya âhiret, yaratılmışlara ise Yaratan bedeldir. Dünyayı kalbinden atarsan yerini âhiret alır; halk bir yana bırakılırsa onun yerini Hak alır.
Şu günün, ömrün için son gün olduğunu bil. İşlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter. Öbür âleme hazırlık yap. Ölüm meleğini candan bekle. Onun gelişi seni sevindirmeli.
İman sahiplerine dünya, pişme ocağıdır. Ahiret, onları hazır bekler. Hakk'ın gayreti onların kapalı perdesini açar. Onlarda Tekvin (istediğini yapabilmek) sıfatı tecelli eder.
Bu öbür âlemde olması gereken bir vasıftır. Ama onların dünyası da bir âhiret olur. Dünya ile âhiretin onlara bir değişik hal getirmediği de ayrıca iddiası; gerekmez bir gerçektir.

Yalancı! Allah'ı sevdiğini belirtiyorsun. Nimet halinde "Allah" de, sonra da kaç, kaybol; bu yakışır mı?
Belâ geldi mi, sanki İlâhi duyguların sönüyor ve sen çırpınıyorsun. Allah'ı yalnız iyilik içinde mi anacaksın?
Belâ karşısında dağ gibi olmalısın. Allah sevgisi o zaman belli olur. Bu duygudan mahrumsan hiçsin. Bu yol, içi bozukları hemen açığa çıkarır. En ufak bir değişik hal, İç âlemi perişan etmeye yeter.
Bir adam Peygamber (saav) Efendimize geldi: 'Seni seviyorum, ya Resûlallah' dedi.
Peygamberimiz şöyle buyurdu: 'O halde fakirlik haline razı ol!'
Bir kişi yine geldi: 'Ben Allah'ı seviyorum' dedi.
Peygamber (saav) Efendimiz buna da şunları söyledi: 'O halde, belâ gömleğini giy. Allah ve Peygamber sevgisini fakirlik hali ve belâ takip eder'.
Bundandır ki, birçok iyiler, şöyle derler: 'Belâ velîlere (Allah dostlarına) gelir. Tâ ki, bir iddia peşine koşmayalar. Böyle olmasaydı herkes velilik iddiasında bulunurdu'.
Allah, belâ anında dimdik durmayı iyilere verdi. Fakirlik ve ihtiyaç hali ise bu sevginin gereğidir.
'Ya Rabbi, bizi ateşten koru. Dünyada iyilik, âhirette yine iyilik ver'. (Bakara, 201) (Abdülkadir Geylani Hazretleri, İlahi Armağan eseri) H: Akın Aydın
İlâhî kuvvet, bunlarla seni bulamaz. Bunlara kapılırsan kalbin hakikî isteği nerede kalır? Onlar, Hakkı ararlar. Sana da iç âlemin isteği gerek. Bütün gayretin en çok lâzım olana olmalı. O en lüzumlu olan ise Allah'tır. O'nu ara. Allah ve onun katında olan sana yeter.
Her şeyin bir karşılığı olur. Dünyaya âhiret, yaratılmışlara ise Yaratan bedeldir. Dünyayı kalbinden atarsan yerini âhiret alır; halk bir yana bırakılırsa onun yerini Hak alır.
Şu günün, ömrün için son gün olduğunu bil. İşlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter. Öbür âleme hazırlık yap. Ölüm meleğini candan bekle. Onun gelişi seni sevindirmeli.
İman sahiplerine dünya, pişme ocağıdır. Ahiret, onları hazır bekler. Hakk'ın gayreti onların kapalı perdesini açar. Onlarda Tekvin (istediğini yapabilmek) sıfatı tecelli eder.
Bu öbür âlemde olması gereken bir vasıftır. Ama onların dünyası da bir âhiret olur. Dünya ile âhiretin onlara bir değişik hal getirmediği de ayrıca iddiası; gerekmez bir gerçektir.

Yalancı! Allah'ı sevdiğini belirtiyorsun. Nimet halinde "Allah" de, sonra da kaç, kaybol; bu yakışır mı?
Belâ geldi mi, sanki İlâhi duyguların sönüyor ve sen çırpınıyorsun. Allah'ı yalnız iyilik içinde mi anacaksın?
Belâ karşısında dağ gibi olmalısın. Allah sevgisi o zaman belli olur. Bu duygudan mahrumsan hiçsin. Bu yol, içi bozukları hemen açığa çıkarır. En ufak bir değişik hal, İç âlemi perişan etmeye yeter.
Bir adam Peygamber (saav) Efendimize geldi: 'Seni seviyorum, ya Resûlallah' dedi.
Peygamberimiz şöyle buyurdu: 'O halde fakirlik haline razı ol!'
Bir kişi yine geldi: 'Ben Allah'ı seviyorum' dedi.
Peygamber (saav) Efendimiz buna da şunları söyledi: 'O halde, belâ gömleğini giy. Allah ve Peygamber sevgisini fakirlik hali ve belâ takip eder'.
Bundandır ki, birçok iyiler, şöyle derler: 'Belâ velîlere (Allah dostlarına) gelir. Tâ ki, bir iddia peşine koşmayalar. Böyle olmasaydı herkes velilik iddiasında bulunurdu'.
Allah, belâ anında dimdik durmayı iyilere verdi. Fakirlik ve ihtiyaç hali ise bu sevginin gereğidir.
'Ya Rabbi, bizi ateşten koru. Dünyada iyilik, âhirette yine iyilik ver'. (Bakara, 201) (Abdülkadir Geylani Hazretleri, İlahi Armağan eseri) H: Akın Aydın
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.