Hayrettin Karaman Hocanın “Sol yanağını mı çevireceksin? (Yenişafak, 12.10.2012)” başlıklı yazısını okuyunca, “Aman Allahım” dedim... Suriye ile Türkiye’yi savaşın eşiğine getirenleri eleştirmek için kaleme almış olduğu yazısında Karaman Hoca, “Hz. İsa’ya izafe edilen bir söz var: ‘Sağ yanağına biri tokat atarsa ona karşılık verme, sol yanağını da (vursun diye) ona çevir (Matta,5;Luka,6/29). Ama Kur’an-ı Kerim böyle demiyor; zulmü ortadan kaldırmak, hakkı yerine getirmek, güçlünün zayıfı sömürmesini engellemek, haksız başkaldırmayı, isyanı, ihtilali önlemek için gerekirse savaşa izin veriyor veya duruma göre emrediyor. ‘Size yapılan haksız saldırıyı misli ile defedin’ diyor. Ve bizim dinimiz İslam, kitabımız da Kur’an-ı Kerim.” Devam ediyor Hayrettin Karaman Hocamız… “…Bir ülkede iktidar olsun, mütegallibe olsun güçlü olan zayıf olanı eziyor, zulmediyor, haklarını vermiyor, aksine sömürüyorsa gücü ve imkânı bulunan diğer ülkelerin duruma müdahale etmeleri ve zulme dur demeleri gerekiyor.” Yani Hayrettin Hoca, açıkça, Türkiye’nin Suriye’nin içişlerine karışmasını, devleti dönüştürmek ve Esad’ı düşürmek için Haçlılarla birlikte ortak hareket etmesini haklı görüyor… Görüşünü desteklemek için de Kur’an-ı Kerim’deki bazı ayetleri zamanın şartlarına göre yorumluyor… Önce şunu sormak lâzım? Türkiye İslâm Şeriatı ile yönetilen bir ülke mi ki, Kur’an-ı Kerimden örnekler getiriyorsunuz? Üstelik Türkiye’nin muhalifleri eğiterek ve silahlandırarak savaşın en önemli hatta tek tarafı haline geldiği Suriye Anayasası devletin şeriatla yönetildiğini söylüyor. Ve Türkiye, Haçlıların isyanlar çıkarıp kan döktüğü ülkelere, “Şeriatı bırakın, laikliğe takılın” diyen bir Başbakanla yönetiliyor. Bir de… Aynı Kur’an… *Cebine altın doldurup Mekke ve Medine toprağını satmak isteyen Halifeler olsaydı onlara ne derdi? *Zinayı serbest bırakan bir vali olsaydı Kur’an-ı Kerimin o vali için hükmü ne olurdu? *Yüce Kitabımız (s.a.v.) “Bu devirde faizsiz iş mi olurmuş?” diyen bir sahabe vali tayin edilse, titrer miydi titremez miydi? *O Kur’an, Müslüman kadınların Hıristiyanlarla evlenmesinin helâl olduğunu söylüyor mu? Listeyi çoook uzatabiliriz… Hayrettin Hocamız, daha önce bu konularda da böyle “köşeli yazılar” kaleme alsaydı “Sol yanağını mı çevireceksin?” yazı bizim için Kur’an’ı zamana uyarlama yazısı olarak algılanmazdı… Zaman ve bütün zamanlar… Kur’an’ın zamana değil, her zamanın Kur’an’a uyması zamanıdır… Esad, “zalim”miş... Madem öyle… Karaman Hoca ve onun gibi düşünen ve halkı da öyle düşündürmek için fetva üretenler… Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Ağustos 2010 tarihinde Gaziantep meydanında yaptığı ve Suriye ile Türkiye arasında ekonomide, ticarette, dış politikada, bayındırlıkta Esad’la anlaşma imzaladığını, Türkiye ile Suriye arasındaki vizeleri kaldırdığını ve ortak bakanlar kurulunu toplar hale geldik diye övündüğünü duyduklarında, “Sen Kur’an’ı okumuyor musun, zalimlerle böyle işbirliği yapılır mı?” diye niye bir çift kelâm etmediler… O gün susmaları, Kur’an’ı o zamana uydurmaları bugün konuşmaları Kur’an-ı bu zamana uydurmaları gibi bir soru akla getirmiyor mu? Kaldı ki… ABD ve İsrail düğmeye basmadan önce Suriye’de kan dökülmüyordu… Halkın temel ihtiyaç maddeleri devlet tarafından karşılanıyordu… Velev ki söylediğiniz gibi Esad zalimin biri diyelim… Ondan kurtulmak için kardeş katili olmak mı gerekirdi? Ali Bulaç (Suriye’de hatalar(2):Temkinden Hariciliğe, Zaman, 13.10.2019) tarihli yazısında, “İslam bilginleri zorba yönetimleri değiştirme konusunda tek bir yol üzerinde anlaşabilmiş değillerdir” dedikten sonra bu konuda üç görüş olduğunu söylüyor. Biz de bu üç görüşü özetledik… 1) Sünni temkin modeli. Bu modelde toplumsal kargaşa çıkmasın, zaruri medeni ve kamu hizmetleri aksamasın diye zalim de olsa yöneticiye sabredilir. 2) Şii-intizar anlayışı. Kurtuluşu kayıp imam Mehdi’nin gelişine bağlar Mehdi zuhur edinceye kadar zorba yönetimlere karşı sabrı tavsiye eder. 3) Harici-kıyam-yolu: Bu tarzda yönetim zorba ise silahlı mücadele ile devrilmesine bakılır. Bu yolu, tarihte başta Hz. Ali’ye destek vermişken, hükümleri lafzi olarak yorumlayan Arap yarımadası bedevilerinin “Haricilik” adı altında toplanıp silahla ayaklanmaya başvuranlar seçmişlerdir. Zannediliyor ki, Haricilik mezhep tarihi kitaplarında kalmıştır.” BOP’lu, Diyalog’lu, Haçlı ve Harici zalimler için Kur’an ne ve Hz. Muhammed (s.a.v) ne der; Âlimlerden bunları da duymak isterdik…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hasan Demir / diğer yazıları
- Artık yeter! / 02.11.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015
- Artık yeter! / 28.09.2015
- Sandıktan ne çıkacak! / 21.09.2015
- Böyle milliyetçilik olur mu? / 12.09.2015
- AKP başımıza neler getirecek! / 11.09.2015
- Şehit ve gaziden korkanlar! / 07.09.2015
- Kripto Ermeniler! / 29.08.2015
- Atatürk sandıktan çıkmadı! / 24.08.2015
- Bu ne biçim üslup böyle! / 22.08.2015
- Asalet nerede? / 16.08.2015