Duyduk ki, soğan başı mı, sarımsak başı mı, salatalık başı mı her ne karın ağrısı ise çıldırmış, sağa-sola saldırmış. Hayır sağa-sola değil Kur'an-ı Kerim'e saldırmış.
Adam bu kadar da kara cahil, elifi görse mertek zannedecek kadar zır cahil olmaz ki... Yolundan gittiğin Ebu Leheb'in, Ebu Cehil'in, Nemrut'un, Firavun'un hayatlarınıda mı okumadın?
Ebu Leheb de, Ebu Cehil de Kur'an sesini duydukları zaman cin çarpmışa dönecek kadar, sizin gibi küplere binecek kadar, deli dana olup dağlara çıkacak kadar yaman birer Kur'an ve Hz. Muhammed düşmanı idiler. Kur'an sapasağlam burada, onlar nerede?
Erzurumlu merhum Naim Hoca'nın dediği gibi, akıllı ol oğlum biraz akıllı. Tren yolu üzerinde tümseğin arkasında saklanıp, treni ürküteceğim diye rayların üzerine atlayan ve pestile dönen adamın yaptığından farksız senin yaptığın.
Kur'an-ı Kerim insanlığa merhaba merhaba dedikten sonra geçen bunca asır içinde ona düşman olan niceleri geldi niceleri gitti. Senin gibi deli dana misali terter tepinen nicelerine şahit oldu bu ülke. Kur'an'ı bir gonca güle benzetirsek, ona saldıranların hepsi dibinde gübre oldular. Gülü, gül gibi koklamak varken dibine gübre olmayı tercih etmek akıl kârı mıdır?
İnanmayabilirsin, sevmeyebilirsin, dünya görüşü olarak küfrü seçmiş olabilirsin ama unutmaki aynı ülkeyi paylaştığın, aynı dili konuştuğun nüfusun yüzde doksandokuzu Müslümandır ve Kur'an onların baştacıdır, herşeyidir. Onlar için Kur'an ekmekten daha aziz, sudan daha elzemdir. Onlaın hiç mi arkadaşlık, komşuluk, hemşehrilik hatırları yok. Medeniyetin zerresinden nasiplenmiş olsaydın böyle salya sümük saldırmazdın Kur'an'a. Bildiğiniz çok huysuz, çok deli katır bile, elinden arpa yediği sahibine saygılı davranır. Sende bir deli katır kadar dahi iz'an ve anlayış yok mu?
Senin zeka seviyen anlamaya, kavramaya yeterli değil ama ben yine de söyleyeyim; şu anda üzerinde yaşadığın bu cennet vatan İslam'ın ve Kur'an'ın bize hediyesidir. İstanbul'da mı yaşıyorsun? O zaten altın kase içinde bu ümmete takdim edilen bir Kur'an hediyesidir, bir Hz. Muhammed (sav) hediyesidir. Büyüyünce, akıllanınca, Kur'an ismini duyar duymaz, çılgına dönme halin geçince bu söylediklerimi anlayacaksın.
Sayın salatalıkbaşı, sana bir ev ödevi olsun; senin gibi yaman birer Kur'an düşmanı olan Velid b. Muğire, Ümeyye b. Halef, Ebu Cehil ve Ebu Leheb'in hayatlarını bir incele olur mu?
Adam bu kadar da kara cahil, elifi görse mertek zannedecek kadar zır cahil olmaz ki... Yolundan gittiğin Ebu Leheb'in, Ebu Cehil'in, Nemrut'un, Firavun'un hayatlarınıda mı okumadın?
Ebu Leheb de, Ebu Cehil de Kur'an sesini duydukları zaman cin çarpmışa dönecek kadar, sizin gibi küplere binecek kadar, deli dana olup dağlara çıkacak kadar yaman birer Kur'an ve Hz. Muhammed düşmanı idiler. Kur'an sapasağlam burada, onlar nerede?
Erzurumlu merhum Naim Hoca'nın dediği gibi, akıllı ol oğlum biraz akıllı. Tren yolu üzerinde tümseğin arkasında saklanıp, treni ürküteceğim diye rayların üzerine atlayan ve pestile dönen adamın yaptığından farksız senin yaptığın.
Kur'an-ı Kerim insanlığa merhaba merhaba dedikten sonra geçen bunca asır içinde ona düşman olan niceleri geldi niceleri gitti. Senin gibi deli dana misali terter tepinen nicelerine şahit oldu bu ülke. Kur'an'ı bir gonca güle benzetirsek, ona saldıranların hepsi dibinde gübre oldular. Gülü, gül gibi koklamak varken dibine gübre olmayı tercih etmek akıl kârı mıdır?
İnanmayabilirsin, sevmeyebilirsin, dünya görüşü olarak küfrü seçmiş olabilirsin ama unutmaki aynı ülkeyi paylaştığın, aynı dili konuştuğun nüfusun yüzde doksandokuzu Müslümandır ve Kur'an onların baştacıdır, herşeyidir. Onlar için Kur'an ekmekten daha aziz, sudan daha elzemdir. Onlaın hiç mi arkadaşlık, komşuluk, hemşehrilik hatırları yok. Medeniyetin zerresinden nasiplenmiş olsaydın böyle salya sümük saldırmazdın Kur'an'a. Bildiğiniz çok huysuz, çok deli katır bile, elinden arpa yediği sahibine saygılı davranır. Sende bir deli katır kadar dahi iz'an ve anlayış yok mu?
Senin zeka seviyen anlamaya, kavramaya yeterli değil ama ben yine de söyleyeyim; şu anda üzerinde yaşadığın bu cennet vatan İslam'ın ve Kur'an'ın bize hediyesidir. İstanbul'da mı yaşıyorsun? O zaten altın kase içinde bu ümmete takdim edilen bir Kur'an hediyesidir, bir Hz. Muhammed (sav) hediyesidir. Büyüyünce, akıllanınca, Kur'an ismini duyar duymaz, çılgına dönme halin geçince bu söylediklerimi anlayacaksın.
Sayın salatalıkbaşı, sana bir ev ödevi olsun; senin gibi yaman birer Kur'an düşmanı olan Velid b. Muğire, Ümeyye b. Halef, Ebu Cehil ve Ebu Leheb'in hayatlarını bir incele olur mu?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Gelsin / 25.04.2025
- İktidara düşen… / 22.04.2025
- Yaşadıklarımızın resmidir / 21.04.2025
- Vefatının beşinci yıl dönümünde Haydar Baş tüm yurtta anılıyor / 15.04.2025
- Mevcut manzara seni üzmüyorsa… / 11.04.2025
- Yorgun / 08.04.2025
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- İktidara düşen… / 22.04.2025
- Yaşadıklarımızın resmidir / 21.04.2025
- Vefatının beşinci yıl dönümünde Haydar Baş tüm yurtta anılıyor / 15.04.2025
- Mevcut manzara seni üzmüyorsa… / 11.04.2025
- Yorgun / 08.04.2025
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025