AKP hükümeti bayram havası estirmeye devam ederken 3 Ekim tiyatrosunun başrol oyuncularından Avusturya'nın Başbakanı Wolfgang Schüssel'den "Gururluyum. Birliğin yeni üyeleri hazmetme kapasitesi kriterini müzakere belgesine dâhil ettirdik" açıklaması geldi. Avusturya'yı bu kadar memnun eden "hazmetme kapasitesi" kriteri, yalnızca Avusturya için değil, diğer AB üyesi ülkeler için de Türkiye'ye karşı kullanacakları bir koz olacaktır. Avusturya bir taşla birkaç kuş vurmuş ve hem Türkiye konusunda diğer 24 AB ülkesinin düşüncelerine tercüman olmuş hem de Hırvatistan'ın askıya alınmış olan müzakere sürecinin önünü açmıştır.Türkiye, gümrük birliği ve 17 Aralık dönemeçlerinde olduğu gibi 3 Ekim'de de bir hinoğluhin senaryoya kurban gitmiş ve önerilen imtiyazlı ortaklığı daha da güçlendiren bir anlaşmayla müzakerelerin başlanması sağlanmıştır. Le Monde gazetesinin haberine göre İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, AB üye ülkelerini Türkiye konusunda ikna etmek için "ayıyı vurmadan derisini yüzmeyelim" cümlesini kullanıyor.Türkiye artık vurulmuş olduğundan olsa gerek AB hiç zaman kaybetmeden derisini yüzme işine girişmiştir. Bu kapsamda Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, hemen Türkiye'nin yolunu tutmuştur. AB, Türkiye'nin derisini yüzdükten sonra ortada bırakacak değildir. Bu aşamadan sonra Türkiye'yi hazmetme aşamasına geçilecektir.Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell, 2004 yılı Aralık ayında yaptığı Türkiye ziyaretinin sonunda bir ilginç söz söylemişti. Borel: "İstanbul isterse tek başına AB'ye tam üye olabilir" demişti. İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu'nda geçtiğimiz Temmuz ayında yaptığı konuşmasında "AB'nin sınırlarının Türkiye'nin doğusunda bittiğini" söylemişti. Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesini Avrupa'nın dışında ifade etmişti.Bütün bu söylemler, AB'nin müzakere çerçeve belgesinde yer verdiği "hazmetme kapasitesi" kriteri gereği Türkiye'nin önüne gelecekte kabul edilemez talepler olarak çıkacaktır.Türkiye müzakere sürecinde AB'nin her türlü dayatmasını kabul edip bütün şartları yerine getirse bile AB, hazmetme kapasitesini gerekçe göstererek Türkiye'ye imtiyazlı ortaklığı bile aratacak yeni yeni teklifler sunacaktır. Borel'in sözünde ifadesini bulan söylem gerçekleşecek ve "AB olarak şimdilik sadece İstanbul'u hazmedebiliriz" diyecektir. Daha sonra bu hazmetme talebi belki de Trakya'yı ve Trabzon'u isteyerek devam edecektir. Ardından Ege ve Akdeniz bölgelerinin hazmedilmesine sıra gelecektir. AB Türkiye'yi lokma lokma hazmetmeye çalışacaktır. 3 Ekim bu sindirim işleminin başladığı bir tarih olarak kayıtlara geçmelidir.AB'nin olur olmaz bütün istekleri hükümet tarafından zaten hazmedilmiştir. Bundan sonrakiler de hükümette herhangi bir hazımsızlığa sebep olmayacaktır. Fakat Türk milleti AB'nin taleplerini hazmetmekte çok zorluk çekecektir. AKP hükümetinin varlık sebebi de zaten budur. Türk Milletine her şeyi hazmettirme?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024





























































































