Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AB'nin bayrağında yer alan 12 yıldızın Hz. İsa'nın havarilerini tasvir ettiğine işaret ederek, "50 ve 100 Euro'nun üzerinde de Notre Dame Kilisesinin kapısı vardır. Bu durumda AB bir Hıristiyan kulübü müdür, değil midir" diye sordu.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomi ve iç siyasi gündemin yanı sıra hükümetin dış politikası konusunda da açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı, Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği'nin camilerde okutulmak üzere Diyanet işleri Başkanlığı'na gönderdiği "AB'nin Hıristiyan kulübü olmadığına" dair hutbeyi değerlendirerek, şunları söyledi: "Şimdi bunlar eşyanın tabiatına aykırı konuşuyorlar. Avrupa Birliği bayrağında 12 yıldız bulunmaktadır. Bu 12 yıldız Hz. İsa'nın havarileridir. (Kurmaylarına hitaben) Yanında 50 ya da 100 Euro'su olan var mı? Size bir şeyin ispatını yapacağım. 50 Euro'nun üzerinde bir kapı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım. Şimdi siz söyleyin. AB bir Hıristiyan kulübü müdür yoksa değil midir? (50 Euro'nun arkasının göstererek) AB diyor ki, Euro'yu taşıyarak bu kapıyı cebinde ve gönlünde gezdireceksin; Birliğe girmek istiyorsan da bu kapıdan geçeceksin! Şimdi bunlar zamanında AB'ye Hıristiyan kulübü dediler, şimdi ise caydılar. Şimdi de milleti caydırmaya çalışıyorlar."
Ha bire kilise restore ediliyorAB uyum sürecinde Hükümetin hummalı bir kilise restore etme çalışması yaptığını ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "AB bir sürü kilise açılmasını istedi? Hükümet açmadı mı? AB ile görüşmeye başladığınız günden beri caminin kapısında yoksunuz" dedi. Başbakan Erdoğan'ın "Çözüm adına Kıbrıs'tan asker çekebiliriz" açıklaması üzerine de BTP Genel Başkanı şu değerlendirmede bulundu: "Bunun manası 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatında akan kanların heba olup gitmesidir. Orduyu çektin mi, tekrar işgal başlayacaktır. Bu orada kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin sona ermesi manasına da gelmektedir. Bu, 'Ey Türk milleti, bugüne kadar yaptıklarınız heba olmuş' demektir."
Batının soykırımdan kastettiği?Sözde soykırım iddiaları konusunda Batı parlamentolarında kabul edilen yasalara da işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Batının soykırım dediği şey, Anadolu'da yaşayan gayrı Müslim grupların Türk - İslam medeniyetine hayran kalarak Müslüman olmasıdır" dedi. "Osmanlı soykırım yapmak isteseydi bunu en zor günlerinde değil, en güçlü döneminde yapardı" diyen Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: "Soykırım demek, bu topraklar üzerinde yaşayan insanların isteyerek Müslüman ve Türk olmasıdır. Batının soykırım dediği budur. 1915 yılları, İmparatorluğun çöküş yıllarıdır. Eğer bu milletin böyle bir derdi olsaydı, bunu böyle zayıf düştüğü bir zamana mı bırakırdı? Güçlü zamanında hallederdi." Hükümetin tehdit algılamasını değiştirmesi gerektiğini ifade eden Haydar Baş, şunları söyledi: "Bu milletin bir tehdit algılaması vardır. Siyaset bu değer unsurlarına göre bu algılamasını yapsın. Kendisine AB ve ABD'nin telkin ettiği algılamalarla yola çıkarsa; ABD adına Suriye'ye gider, ABD adına İran'a gider, Afganistan'a ve Suudi Arabistan'a gider. Ondan sonra da soykırım konusunda, 'nasıl karar aldın' der! Bana göre, hükümetin bu tarafı çok zayıf. Onun için de isabetli bir adım atması asla ve kat'a mümkün değildir. Ona telkin yoluyla başlattıkları açılım sonunda milletin bölünmesi ve öbek öbek olması ileride kaçınılmaz olabilir."
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ekonomi ve iç siyasi gündemin yanı sıra hükümetin dış politikası konusunda da açıklamalarda bulundu. BTP Genel Başkanı, Başbakanlığa bağlı Avrupa Birliği (AB) Genel Sekreterliği'nin camilerde okutulmak üzere Diyanet işleri Başkanlığı'na gönderdiği "AB'nin Hıristiyan kulübü olmadığına" dair hutbeyi değerlendirerek, şunları söyledi: "Şimdi bunlar eşyanın tabiatına aykırı konuşuyorlar. Avrupa Birliği bayrağında 12 yıldız bulunmaktadır. Bu 12 yıldız Hz. İsa'nın havarileridir. (Kurmaylarına hitaben) Yanında 50 ya da 100 Euro'su olan var mı? Size bir şeyin ispatını yapacağım. 50 Euro'nun üzerinde bir kapı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım. Şimdi siz söyleyin. AB bir Hıristiyan kulübü müdür yoksa değil midir? (50 Euro'nun arkasının göstererek) AB diyor ki, Euro'yu taşıyarak bu kapıyı cebinde ve gönlünde gezdireceksin; Birliğe girmek istiyorsan da bu kapıdan geçeceksin! Şimdi bunlar zamanında AB'ye Hıristiyan kulübü dediler, şimdi ise caydılar. Şimdi de milleti caydırmaya çalışıyorlar."
Ha bire kilise restore ediliyorAB uyum sürecinde Hükümetin hummalı bir kilise restore etme çalışması yaptığını ifade eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "AB bir sürü kilise açılmasını istedi? Hükümet açmadı mı? AB ile görüşmeye başladığınız günden beri caminin kapısında yoksunuz" dedi. Başbakan Erdoğan'ın "Çözüm adına Kıbrıs'tan asker çekebiliriz" açıklaması üzerine de BTP Genel Başkanı şu değerlendirmede bulundu: "Bunun manası 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatında akan kanların heba olup gitmesidir. Orduyu çektin mi, tekrar işgal başlayacaktır. Bu orada kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin sona ermesi manasına da gelmektedir. Bu, 'Ey Türk milleti, bugüne kadar yaptıklarınız heba olmuş' demektir."
Batının soykırımdan kastettiği?Sözde soykırım iddiaları konusunda Batı parlamentolarında kabul edilen yasalara da işaret eden BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, "Batının soykırım dediği şey, Anadolu'da yaşayan gayrı Müslim grupların Türk - İslam medeniyetine hayran kalarak Müslüman olmasıdır" dedi. "Osmanlı soykırım yapmak isteseydi bunu en zor günlerinde değil, en güçlü döneminde yapardı" diyen Prof. Dr. Baş, şöyle konuştu: "Soykırım demek, bu topraklar üzerinde yaşayan insanların isteyerek Müslüman ve Türk olmasıdır. Batının soykırım dediği budur. 1915 yılları, İmparatorluğun çöküş yıllarıdır. Eğer bu milletin böyle bir derdi olsaydı, bunu böyle zayıf düştüğü bir zamana mı bırakırdı? Güçlü zamanında hallederdi." Hükümetin tehdit algılamasını değiştirmesi gerektiğini ifade eden Haydar Baş, şunları söyledi: "Bu milletin bir tehdit algılaması vardır. Siyaset bu değer unsurlarına göre bu algılamasını yapsın. Kendisine AB ve ABD'nin telkin ettiği algılamalarla yola çıkarsa; ABD adına Suriye'ye gider, ABD adına İran'a gider, Afganistan'a ve Suudi Arabistan'a gider. Ondan sonra da soykırım konusunda, 'nasıl karar aldın' der! Bana göre, hükümetin bu tarafı çok zayıf. Onun için de isabetli bir adım atması asla ve kat'a mümkün değildir. Ona telkin yoluyla başlattıkları açılım sonunda milletin bölünmesi ve öbek öbek olması ileride kaçınılmaz olabilir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.