Abdullah Öcalan'ın mektubunun servis edilmesi ve Osman Öcalan'ın TRT'ye çıkartılması 'ifade özgürlüğü' kapsamında sayıldı!
Ankara Cumhuriyet Savcılığı, her iki olayla ilgili yapılan suç duyurularında 'ifade özgürliğü' gerekçesi ile takipsizlik kararı verdi.
15.01.2024 12:16:00
Atakan Akbal
Atakan Akbal





Hakkında kırmızı bülten bulunan PKK'nın kurucu lideri Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'ın 2019 yerel seçimleri öncesinde TRT'ye çıkarılması ve yine seçimden günler önce devletin resmi haber ajansı Anadolu Ajansı'nda Öcalan'ın mektubunun servis edilmesi sonrası iki kurum hakkında yapılan şikayeti Ankara Cumhuriyet Savcılığı 'ifade özgürlüğü' olarak tanımladı ve takipsizlik kararı verdi.
31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekrem İmamoğlu'nun zaferle çıkmasının ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 'usulsüzlük' iddiaları bulunduğunu belirterek seçimlerin yenilenmesine karar vermişti. 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen seçim öncesinde, PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'ın TRT Kurdi'ye çıkması büyük bir tepki görmüştü.
AKP adayı için destek istemişti
Hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve yakalama kararı bulunan Öcalan'ın TRT'de açıklamalarda bulunması ve Cumhur İttifakı adayı için destek istemesine muhalefet "Terör propagandası" gerekçesi ile tepki göstermişti.
Seçimlere üç gün kala Doç. Dr. Ali Kemal Özcan'ın İmralı ziyareti sonrasında Öcalan'ın mektubunun Anadolu Ajansı tarafından kamuoyuna servis edilmesi de kamuoyunda tepki çekmişti.
Öcalan'ın söz konusu açıklamalarda, yerel seçimlerde Kürt halkının taraf olmaması ve Ekrem İmamoğlu'na oy atmaması yönündeki çağrısı, muhalefet cephesinden "İktidarın seçimi kazanmak için terör propagandasına göz yumması" şeklinde eleştirilere neden olurken, Ankara Cumhuriyet Savcılığı, TRT ve Anadolu Ajansı yöneticileri hakkında yapılan şikayetleri karara bağladı.
"İfade ve basın özgürlüğü kapsamında"
İBB çalışanı Nuri Başkapan, dönemin TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ve Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şenol Kazancı hakkında "Terör örgütüne yardım ve yataklık" uçlaması ile Ankara Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Savcılık, şikayete ilişkin konu hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Kararın gerekçesinde ise Osman Öcalan'ın TRT'ye çıkarılması ve Abdullah Öcalan'ın mektubunun Anadolu Ajansı'ndan servis edilmesinin, Öcalan kardeşlerin ifade özgürlüğü ve basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığını söyleyerek AA ve TRT'nin yaptıklarının basın özgürlüğü olduğunu belirtti.
31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Ekrem İmamoğlu'nun zaferle çıkmasının ardından Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 'usulsüzlük' iddiaları bulunduğunu belirterek seçimlerin yenilenmesine karar vermişti. 23 Haziran 2019 tarihinde yenilenen seçim öncesinde, PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan'ın TRT Kurdi'ye çıkması büyük bir tepki görmüştü.
AKP adayı için destek istemişti
Hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve yakalama kararı bulunan Öcalan'ın TRT'de açıklamalarda bulunması ve Cumhur İttifakı adayı için destek istemesine muhalefet "Terör propagandası" gerekçesi ile tepki göstermişti.
Seçimlere üç gün kala Doç. Dr. Ali Kemal Özcan'ın İmralı ziyareti sonrasında Öcalan'ın mektubunun Anadolu Ajansı tarafından kamuoyuna servis edilmesi de kamuoyunda tepki çekmişti.
Öcalan'ın söz konusu açıklamalarda, yerel seçimlerde Kürt halkının taraf olmaması ve Ekrem İmamoğlu'na oy atmaması yönündeki çağrısı, muhalefet cephesinden "İktidarın seçimi kazanmak için terör propagandasına göz yumması" şeklinde eleştirilere neden olurken, Ankara Cumhuriyet Savcılığı, TRT ve Anadolu Ajansı yöneticileri hakkında yapılan şikayetleri karara bağladı.
📌Bebek katili öcalan'na ait
— Nuri BAŞKAPAN🌏 (@NuriBaskapan_53) January 14, 2024
Mektubun TRT'de okunması
📌Kırmızı bültenle aranan
Terörist osman öcalan'ın
TRT ye çıkartılması
Basın'ın haber verme ve
Osman öcalanın
ifade özgürlüğü imiş..
Caaanım Ülkem'in
Caanım yargısı öyle diyor.. pic.twitter.com/6Sw3QZG940
"İfade ve basın özgürlüğü kapsamında"
İBB çalışanı Nuri Başkapan, dönemin TRT Genel Müdürü İbrahim Eren ve Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şenol Kazancı hakkında "Terör örgütüne yardım ve yataklık" uçlaması ile Ankara Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
Savcılık, şikayete ilişkin konu hakkında soruşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Kararın gerekçesinde ise Osman Öcalan'ın TRT'ye çıkarılması ve Abdullah Öcalan'ın mektubunun Anadolu Ajansı'ndan servis edilmesinin, Öcalan kardeşlerin ifade özgürlüğü ve basının haber verme özgürlüğü kapsamında kaldığını söyleyerek AA ve TRT'nin yaptıklarının basın özgürlüğü olduğunu belirtti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.