Kuzey Osetya'daki okula plansız(!) bir baskın düzenleyerek yüzlerce sivil rehinenin ölümüne neden olan Ruslar, bunun hesabını nasıl verecekler?
Devletin ali menfaatleri için eylemcilerle pazarlığa oturmayan Putin'in hiç mi vicdanı sızlamayacak?
Rus halkı kaybettiği vatandaşları için yas tutarken, bölgede taziye turu atarak adeta günah çıkaran Putin, bu kanlı eylemi savuşturarak tarihe de adını yazdırdı.
Putin, okul baskınıyla bu tarz eylemlerin önüne set mi çekmiş oldu, yoksa yeni eylemler ve kinlere kapı mı aralamış oldu...?
Girildi, girilecek, başladı, başlayacak derken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun Rus güvenlik birimlerinin biranda saldırıya geçmesine neden oldu. Polis yetkilileri baskının eylemcilerin ateş etmesiyle başladığını söyleseler de kör kurşunun nereden sıkıldığı belirsiz.
Bilanço korkunç: 350'ye yakın ölü ve yüzlerce yaralı.
Moskova'da tiyatro eylemi esnasında yüzden fazla vatandaşını gözünü kırpmadan katleden Moskova'ya ne garip ve vahim bir tablodur ki ; destek mesajları geliyor.
Destek verenlerin başında ise bu işlerin profesyoneli olan Amerika Birleşik Devletleri var.
Okul eylemini yapanların kimliği konusunda ne bir bilgi var, ne de bir ipucu.
Saldırıda kullanılan patlayıcıların aylar öncesinden okula getirilerek depolanması ise işin daha da karmaşık bir boyutu.
Ruslar eylemcilerin Çeçen ve Arap boyutuyla ilgilenirlerken olayın asıl maksadını görmezden geliyorlar.
Çeçenler'e ve Arap kökenli birkaç isme indirgenmeye çalışılan olayın perde arkasında çokuluslu karanlık yapılanmalar bulunuyor.
Türkiye ve Yunanistan'a ziyaret gerçekleştirmeyi planlayan Putin'in bu yeni eylemle dışarıya açılması engellenmiş oldu. Petrol güzergahlarının tayini konusunda ikili anlaşmaların yapılmak istendiği ve siyasi ve ticari anlaşmaların devreye sokulmaya çalışılacağı ziyaretlerin önüne geçilmesinden önce de bazı sinyaller verilmedi değil.
İkiz uçakların havada patlatılmasından sonra Gürcüler''le yaşanan savaş gerilimi unutulmadı.
Bu olay tam bu noktada bir unutturma ve oyalama planı.
Tüm gözler Çeçen politikalarına çevrilmek istendi.
"Gürcülerle uğraşma, Çeçenler'e takıl" diye adeta politik bir emrivaki oldu. Şiddet döngüsü Moskova'da yeni bir dönem açılmasını istemiyor.
Bu son eylem, Rusya'nın kendi bölgesinde kalmasını, kendi sorunlarıyla boğuşarak dışarıya açılmasını engellemeyi amaçlıyor.
Moskova ne Türkiye ve Yunanistan'a yaklaştırılacak; ne de İran ve Irak'a doğru adım atabilecek.
Moskova sadece Kafkaslar'a kilitlenmek isteniyor.
ABD yayılmaya devam ederken, Rusya'nın yayılmacı politikası şiddetle engelleniyor.
Kendi vatandaşlarını gözünü kırpmadan katleden Ruslar'ın Çeçenler'e neler yaptığını ve yapabileceğini siz düşünün...
Devletin ali menfaatleri için eylemcilerle pazarlığa oturmayan Putin'in hiç mi vicdanı sızlamayacak?
Rus halkı kaybettiği vatandaşları için yas tutarken, bölgede taziye turu atarak adeta günah çıkaran Putin, bu kanlı eylemi savuşturarak tarihe de adını yazdırdı.
Putin, okul baskınıyla bu tarz eylemlerin önüne set mi çekmiş oldu, yoksa yeni eylemler ve kinlere kapı mı aralamış oldu...?
Girildi, girilecek, başladı, başlayacak derken nereden geldiği belli olmayan bir kurşun Rus güvenlik birimlerinin biranda saldırıya geçmesine neden oldu. Polis yetkilileri baskının eylemcilerin ateş etmesiyle başladığını söyleseler de kör kurşunun nereden sıkıldığı belirsiz.
Bilanço korkunç: 350'ye yakın ölü ve yüzlerce yaralı.
Moskova'da tiyatro eylemi esnasında yüzden fazla vatandaşını gözünü kırpmadan katleden Moskova'ya ne garip ve vahim bir tablodur ki ; destek mesajları geliyor.
Destek verenlerin başında ise bu işlerin profesyoneli olan Amerika Birleşik Devletleri var.
Okul eylemini yapanların kimliği konusunda ne bir bilgi var, ne de bir ipucu.
Saldırıda kullanılan patlayıcıların aylar öncesinden okula getirilerek depolanması ise işin daha da karmaşık bir boyutu.
Ruslar eylemcilerin Çeçen ve Arap boyutuyla ilgilenirlerken olayın asıl maksadını görmezden geliyorlar.
Çeçenler'e ve Arap kökenli birkaç isme indirgenmeye çalışılan olayın perde arkasında çokuluslu karanlık yapılanmalar bulunuyor.
Türkiye ve Yunanistan'a ziyaret gerçekleştirmeyi planlayan Putin'in bu yeni eylemle dışarıya açılması engellenmiş oldu. Petrol güzergahlarının tayini konusunda ikili anlaşmaların yapılmak istendiği ve siyasi ve ticari anlaşmaların devreye sokulmaya çalışılacağı ziyaretlerin önüne geçilmesinden önce de bazı sinyaller verilmedi değil.
İkiz uçakların havada patlatılmasından sonra Gürcüler''le yaşanan savaş gerilimi unutulmadı.
Bu olay tam bu noktada bir unutturma ve oyalama planı.
Tüm gözler Çeçen politikalarına çevrilmek istendi.
"Gürcülerle uğraşma, Çeçenler'e takıl" diye adeta politik bir emrivaki oldu. Şiddet döngüsü Moskova'da yeni bir dönem açılmasını istemiyor.
Bu son eylem, Rusya'nın kendi bölgesinde kalmasını, kendi sorunlarıyla boğuşarak dışarıya açılmasını engellemeyi amaçlıyor.
Moskova ne Türkiye ve Yunanistan'a yaklaştırılacak; ne de İran ve Irak'a doğru adım atabilecek.
Moskova sadece Kafkaslar'a kilitlenmek isteniyor.
ABD yayılmaya devam ederken, Rusya'nın yayılmacı politikası şiddetle engelleniyor.
Kendi vatandaşlarını gözünü kırpmadan katleden Ruslar'ın Çeçenler'e neler yaptığını ve yapabileceğini siz düşünün...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005