Ahmet'e, Mehmet'e sormana gerek yok. Şöyle gözünü yumarsın, O'nu hatırına getirirsin, o esnada kalbine Allah düşerse, bil ki bu adam dürüst bir adamdır. Mümin bir adamdır, Müslim bir adamdır. Vatanperverdir. Milletini, devletini, bayrağını, sancağını, her şeyini sevendir. O zaman bil ki, bu insan doğru, dürüst bir insandır. Ölçü bu. Hakim kalbindir. Bunu yaptın ama, Allah'ı hatırlayamadın. Kumarı hatırladın, serveti hatırladın, bilmem neyi hatırladın; demek ki bu kişi o sınıftan değil. Ölçü gayet net.Bu işler lafla olmaz. Bir başka hadis-i şerifte de; "Allah'ın öyle güzel dostları, bahadır kulları vardır ki, onlar kulları Allah'a sevdirirler" buyuruluyor. Eşkıyadır, yalancıdır, dolandırıcıdır, üç kağıtçıdır, düzenbazdır; o tip insanları Allah'a sevdiriyor. Onlarla arkadaş oluyor. Omzuna vuruyor, "Niçin yapıyorsun? Etme böyle. Gel bundan vazgeç" diyor, seviyor, okşuyor, icabında kulağını tutuyor, çekiyor. O da bakıyor ki "bunlar benim faydam için." O insan bu sefer ne yapıyor? Meyhanede, şurada, burada avare gezen insan Allah'ı seven biri oluyor. Ondan sonra "Allah da o kullarını sever." "Kulları Allah'a sevdirirler, Allah'ı da o kullara sevdirirler." Bu çok enteresan bir şey. Yani arada köprüdür onlar. Allah'ı kullara sevdiriyor, kulları da Allah'a sevdiriyor.Cenab-ı Hak, bunlarla beraber olmayı da ayet-i kerimede buyuruyor. "..Ya Rabbi bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!.." (Nisâ, 4/75).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.