Türk sanayisinin duayen isimi Hasan Yelmen'in kaleme aldığı, "Türk Dericiliği 2400 Yaşında" adlı kitap, Türklerin 25 asırdır tabaklanmış deri giydiğini ortaya koyuyor
İstanbul Sanayi Odası'nın kurucularından ve deri sektörünün duayen isimi Hasan Yelmen, 25 yıl süren araştırmaları sonucunda "Türk Dericiliği 2400 yaşında" adlı kitabı hazırladı. Kitap, Orta Asya'dan günümüze Türklerin deri işlemeciğindeki serüvenini anlatıyor. Türklerin 6 yıllık tarihi varHasan Yelmen, insanoğlunun tarihin ilk dönemlerinde avladığı çeşitli hayvanların derilerini ham olarak örtünme maksadı ile onbinlerce yıl kullandığını söyledi. Arkeolojik kayıtlara göre, Türklerin varlığı M.Ö. 4000'li yıllara kadar uzandığını kaydeden Yelmen, "Türkler MÖ 2000'li yıllara kadar Altay Sayan dağları kuzey bölgesinde yaşamışlar daha sonraları Ural-Altay arasındaki bölgelere dağılmışlardır. Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılara nazaran M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanan çeşitli kültür yapılarına ulaşılmıştır. Rus bilgini, arkeolog Rudenko, 1947 ile 1949 yılları arasında Yukarı Altay Bölgesinde Pazırık Kurganları (mezarları) üzerinde yaptığı arkeolojik kazılarda çeşitli ayakkabı, deri giysi, deri kürk, deri koşum takımları, deri tezyinatları, renkli deri eşyaları, koyun derisi yan ürünü yün ile keçe- halı-yünlü kumaş gibi deriden üretilmiş çok çeşitli eşyaları ele geçirmiştir. Bunlar Leningrad şehrinde dünyanın sayılı Müzelerinden Hermitage'da muhafaza altına alınmıştır. Müzenin mahzenlerinde saklanan bu deri örneklerinin resimlerini bizzat çekerek tespit ettim" diye konuştu. Anadolu'da 9 bin yıldır dericilik yapılıyor Mısır, Ege ve Anadolu uygarlıklarının dericilikte çok ileriye gittiklerini kaydeden Hasan Yelmen, Anadolu'da 9 bin yıldır dericilik yapıldığını söyledi. Yelmen, "Alacahöyük'de yapılan kazılarda mağara resimleri bize gösteriyor ki, Anadolu'da dericilğin tarihi 9000 bin yıl öncesine dayanıyor. Mağara resimlerindeki tasvirlerde kaplan ve yabani hayvan postlarının kullanıldığı görülmekte" dedi.Türk devletlerinde, savaşların at üstünde cereyan ettiğini ve deriden malzemelere çok ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Yelmen, Osmanlı döneminde dericilik sanatının istisnasız devam ettiğini söyledi. Fatih Dönemi'nde dericiliğinde büyük önem kazandığını ve Yedikule Bölgesi'nin dericiliğin kalbi haline geldiği kaydeden Yelmen, Osmanlı döneminde deri işleme atölyelerinin İstanbul'a ve Anadolu geneline yayıldığını söyledi. Yelmen'in kitabı, deri giyimin öncü markası Derimod'un sponsorluğunda hazırlandı.
İstanbul Sanayi Odası'nın kurucularından ve deri sektörünün duayen isimi Hasan Yelmen, 25 yıl süren araştırmaları sonucunda "Türk Dericiliği 2400 yaşında" adlı kitabı hazırladı. Kitap, Orta Asya'dan günümüze Türklerin deri işlemeciğindeki serüvenini anlatıyor. Türklerin 6 yıllık tarihi varHasan Yelmen, insanoğlunun tarihin ilk dönemlerinde avladığı çeşitli hayvanların derilerini ham olarak örtünme maksadı ile onbinlerce yıl kullandığını söyledi. Arkeolojik kayıtlara göre, Türklerin varlığı M.Ö. 4000'li yıllara kadar uzandığını kaydeden Yelmen, "Türkler MÖ 2000'li yıllara kadar Altay Sayan dağları kuzey bölgesinde yaşamışlar daha sonraları Ural-Altay arasındaki bölgelere dağılmışlardır. Orta Asya'da yapılan arkeolojik kazılara nazaran M.Ö. 5000 yıllarına kadar uzanan çeşitli kültür yapılarına ulaşılmıştır. Rus bilgini, arkeolog Rudenko, 1947 ile 1949 yılları arasında Yukarı Altay Bölgesinde Pazırık Kurganları (mezarları) üzerinde yaptığı arkeolojik kazılarda çeşitli ayakkabı, deri giysi, deri kürk, deri koşum takımları, deri tezyinatları, renkli deri eşyaları, koyun derisi yan ürünü yün ile keçe- halı-yünlü kumaş gibi deriden üretilmiş çok çeşitli eşyaları ele geçirmiştir. Bunlar Leningrad şehrinde dünyanın sayılı Müzelerinden Hermitage'da muhafaza altına alınmıştır. Müzenin mahzenlerinde saklanan bu deri örneklerinin resimlerini bizzat çekerek tespit ettim" diye konuştu. Anadolu'da 9 bin yıldır dericilik yapılıyor Mısır, Ege ve Anadolu uygarlıklarının dericilikte çok ileriye gittiklerini kaydeden Hasan Yelmen, Anadolu'da 9 bin yıldır dericilik yapıldığını söyledi. Yelmen, "Alacahöyük'de yapılan kazılarda mağara resimleri bize gösteriyor ki, Anadolu'da dericilğin tarihi 9000 bin yıl öncesine dayanıyor. Mağara resimlerindeki tasvirlerde kaplan ve yabani hayvan postlarının kullanıldığı görülmekte" dedi.Türk devletlerinde, savaşların at üstünde cereyan ettiğini ve deriden malzemelere çok ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Yelmen, Osmanlı döneminde dericilik sanatının istisnasız devam ettiğini söyledi. Fatih Dönemi'nde dericiliğinde büyük önem kazandığını ve Yedikule Bölgesi'nin dericiliğin kalbi haline geldiği kaydeden Yelmen, Osmanlı döneminde deri işleme atölyelerinin İstanbul'a ve Anadolu geneline yayıldığını söyledi. Yelmen'in kitabı, deri giyimin öncü markası Derimod'un sponsorluğunda hazırlandı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.