Arzu Film'in sahibi Ertem Eğilmez'in yönettiği, Sadık Şendil'in kaleme aldığı, Türk sinemasının ustalarının oyunculukları ile can verdiği 'Süt Kardeşler' filmi gösterime girdiği 1976 Mart ayında sinemalarda haftalarca gösterildi.
Biz de yüzlerce kez televizyonda ve internette izlemişizdir.
Tipik bir durum komedisi.
Osmanlı'nın son dönem kültür ve yaşam tarzının yansıtıldığı dönem filmi.
Karışıklıklar, yanlış anlamalar üzerine kurulu bir anlatım tarzında işlenmiş konusu.
Ataerkil aile yapısından beslenen senaryo döneminin ast üst ilişkisine de tatlı sert değinmekte.
Hepimizin hafızasına kazınan repliklere ve benzersiz oyunculuklara şahit olmuşuzdur.
Borç içindeki Kerami Bey'in oğlunun kayınvalidesinin konağına sahip olabilmek için uydurduğu Gulyabani canavarı.
İşin sonunda kendi kazdığı kuyuya kendinin düşmesi...
Gelelim bizim şimdiki dönemimize.
İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu son iki aydır kent kent gezdi.
Gelecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için CHP'nin ön seçim adayı olarak meydanlara indi.
Konuşmalar yaptı.
Söylemleri oldu.
Sonra diploması iptal edildi.
Haklarında yürütülen soruşturma kapsamında ihaleye fesat karıştırmak ve görevi içerisinde haksız kazanç sağlamak suçunu işlediği iddiası ile gözaltına alındı, tutuklandı.
Elbette ki işin sonunda gerçek ortaya çıkacaktır.
Ama bu süre zarfında insanların hürriyetlerini, toplum gözündeki itibarını zedelemenin telafisi nasıl olacak, izleyip göreceğiz.
Yanlış yer, yanlış zaman, yanlış mekan diye bir şey vardır hayatta.
CHP'nin de ön seçim hamlesini bu düzlemde görüyorum.
Bu zamana kadar sonuçları iktidarın işine gelecek şekilde yürüttükleri siyaset, üç cumhurbaşkanlığı seçimini kaybederek tecrübe edilmiş olmasına rağmen ısrarla yine ve maalesef aynı hatalarını tekrarlamak üzereler.
Ön seçim diye bir argüman ürettiler.
Demokrasi böyle bir şeydir dediler.
İkinci bir adayı olmayan ön seçim yaptılar.
Seçim olsun diye bütün tuşlara basmaya başladılar.
Olağanüstü Seçimli Genel Kongre kararı aldılar.
"Kayyım atanacak endişesi var, duyumlar aldık" diye.
Şimdi bakıyoruz aday kim?
Yine bir aday var gibi, ikincisi...
Demokrasi, mücadele, hak, hukuk...
Hepsi güzel cümlelerde.
Sizde biraz iki üç beden büyük gelmeye başladı bu sözler.
Şimdi eş dost diyecek kardeşim;
Birlik olma zamanı,
Sen kimden yanasın?
Ayrımcılık yapma,
Oyları bölme...
Tipik solcu kafası.
Şükür bizi bilen bilir.
Halkımızın ve devletimizin refahı, güvenliği, huzuru ve mutluluğu herşeyin önündedir.
Kimlik siyasetine tümden karşı bir çizgimiz vardır.
Laik, demokratik, Atatürkçü bir ailenin neferiyiz.
Eşgali de verdiğimize göre CHP'nin bu yürüttüğü siyasetin bana göre sıkıntılarını anlatmaya çalışayım, haddim olmayarak.
Çünkü başka bir partinin iç işlerine karışmak gibi bir niyetim yok.
Fakat şu an madem muhalefette bir birliktelik isteniyor,
Madem can cana, cemal cemale cem olmamızı istiyorsunuz...
Kulaklarınızı dört açın.
Bu da benim CHP'ye ve CHP'lilere çağrımdır.
Halkın kafası karışık.
Filimde de olduğu gibi;
Kim damat?
Kim süt oğlan?
Kim emir eri?
Sizce de bugünkü durum böyle değil mi?
Kim belediye başkanı?
Kim parti başkanı?
Kim cumhurbaşkanlığı adayı?
Sürekli şartlar neticesinde.
Ön seçim oldu, parti meclisi vekiller toplandı.
Ekrem Bey partinin cumhurbaşkanlığı adayı ilan edildi.
İyi de normal şartlar altında daha üç yıl var.
Adayın seçilme yeterliliği olan diploması, gelinen son durumda yok.
İsnad edilen suçlardan hüküm giymesi ihtimal dahilinde.
Kim aday olacak?
Özgür Bey mi?
Mansur Bey mi?
Yoksa Ekrem Bey mi?
İşte Süt Kardeşler benzetmem bu yüzden.
Bir de hesaba katılmayan yüzde 25 sol kesim ve sağ tabanlı muhalefet var.
Onlara sordunuz mu?
Yol haritası belirlediniz mi?
Maalesef hayır.
Sonra da diyorsunuz ki, "Biz size dikta etmiyoruz" ama illa "Bizim gösterdiğimiz adayı seçelim" zorbalığına maruz bırakıyorsunuz.
CHP bu genel başkanlık seçimlerini fırsata çevirmeli, Ekrem İmamoğlu'nu genel başkan yapmalı.
Çift başlılık kazandırmaz, kaybettirir.
En son Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nda bu test edildi.
Tüm toplum, "Aday olmasın, kazanamaz" dedi.
İnat ettiler.
İzzeti nefis yaptılar.
Maalesef kaybeden biz olduk.
CHP'ye bir kez daha çağrı yapmak istiyorum.
Amasız, fakatsız toplumsal mutabakatı sağlamadan karar vermeyin.
Bir kez daha kaybetmemek için.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün koltuğu vebal kaldırmaz.
Koltuğu değersizleştirmeyin.
Madem evin abisi rolünü oynuyorsunuz, ona göre davranın.
Saygılarımla...
- 'Süt Kardeşler' / 02.04.2025
- Vehüvelbaki / 27.03.2025
- Gebze Hamamı / 26.03.2025
- Öğrenciye ücretsiz süt ve yemek / 25.03.2025
- P e l i t l i / 24.03.2025
- Diploma / 22.03.2025
- 'Müsilaj' deniz kirliliği / 20.03.2025
- Gebze'nin yörükleri / 19.03.2025
- 14 Mart Tıp Bayramı / 18.03.2025