BTP genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan Başbakan Erdoğan'ın "AB olmasa da olur!" sözleri için şunları söyledi: Samimi değilsiniz. İtalya Başbakanına "AB'ye Katolik nikahı ile bağlandık" demiştiniz. Bu nikahı bozamazsınız bozmaya da niyetiniz yok."
Laiklikle ilgisi yok
Zina yasasının hükümeti laiklikle ilgili kimyasıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirten Erimhan, "eğer öyle olsa 30 bin kilise evine niçin müsaade etsinler.
AB yasalarını
niçin çıkardınız?
Eğer AB'siz olabiliyorsa niçin binlerce yasayı bu uğurda çıkardınız. Devleti milleti böldünüz. AB'siz de olur sözünde samimi değilsiniz.
Halk desteği yitirildi
Başbakan'ın çıkışı halk nezdinde hızla yitirilen destekle ilgilidir. Hükümet basit bir ayak oyunuyla çöküşü durdurmaya çalışıyor. Tiyatro bundan ibaret" diye konuştu.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan yardımcısı Ahmet Erimhan "tabanda kan kaybeden hükümetin, Brüksel'le "tavşana kaç tazıya tut" oyunu oynadığını, bunun çok basit bir siyasi atraksiyon olduğunu söyledi. "Bu hükümet AB'ye katolik nikahı ile bağlanmıştır" diyen Erimhan "Oyuna gelmeyelim. Bir bardak suda koparılan fırtına ilk bunlar nikahlarını bozmazlar" dedi.
İşte BTP Genel Başkan yardımcısının başına yaptığı açıklamadan öne çıkan başlıklar:
Hükümet halk
desteğini yitiriyor
Hükümetin "zinaya hapis cezası konusunda diretiyor" havasıyla, AB aleyhine verdiği demeçler tam bir düzmece oyundur. Başbakanı sıkıştıran şey hızla yitirmeye başladığı halk desteğidir. Halk pembe manşetlerde ayaklanmaktan bıkmış, yaşadığı gerçeklerle birlikte hükümetten umudunu kesmiştir.
Yapılan kamuoyu yoklamalarıyla bu durumu tespit eden Başbakan, zinadan bir halk desteği çıkarmaya çalışmaktadır. Verilen demeçlerin anlamı budur. Yoksa bu hükümetin zinaya getirdiği-getireceği cezanın laiklikle ya da bu hükümetin kimyası ile ne ilgisi olabilir. 30 bin kiliseyi açan bu hükümet değil midir? Ortada samimi bir duruş söz konusu değildir.
Nikahı bozamazlar
Bu hükümetin AB yolundan çıkması da imkansızdır. Bizzat Başbakan bu konudaki hissiyatını İtalya Başbakanı Berlusconi'ye "Avrupa'ya Katolik nikahı ile bağlandık" dememiş midir?
Bu çerçevede çıkarılan binlerce yasa bir o kadar uygulama ve icraatın ardından Erdoğan'ın "AB olmasa da olur" sözünün hiç bir kıymeti harbiyesi olamaz. Aslolan söz değil icraattır ve AKP iktidarı 2 yılda bir medeniyet değiştirecek çapta yaptıkları değişim ve yasalarla bu konudaki içtenliklerini ortaya koymuşlardır.
Cumhuriyet tarihinin "en Batıcı" iktidarı olan AKP, Avrupa yolundan dönmez dönemez. Zaten Brüksel cenaplarından gelen tepkiler de bu yoldadır. Hükümet AB yolunda neredeyse hiç bir anlamı olmayan bu konuda en kısa zamanda gereken adımı atacaktır. Önümüzdeki günlerde yapılacak bir kaç kalem-kelime oyunuyla bunu da göreceğiz. Ayrıca belirtelim ki iktidar bu basit ayak oyunlarından bir halk desteği çıkaramayacaktır. Demirel şerbetlisi bu millet oyunu görecek ve bozacaktır."
Laiklikle ilgisi yok
Zina yasasının hükümeti laiklikle ilgili kimyasıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirten Erimhan, "eğer öyle olsa 30 bin kilise evine niçin müsaade etsinler.
AB yasalarını
niçin çıkardınız?
Eğer AB'siz olabiliyorsa niçin binlerce yasayı bu uğurda çıkardınız. Devleti milleti böldünüz. AB'siz de olur sözünde samimi değilsiniz.
Halk desteği yitirildi
Başbakan'ın çıkışı halk nezdinde hızla yitirilen destekle ilgilidir. Hükümet basit bir ayak oyunuyla çöküşü durdurmaya çalışıyor. Tiyatro bundan ibaret" diye konuştu.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan yardımcısı Ahmet Erimhan "tabanda kan kaybeden hükümetin, Brüksel'le "tavşana kaç tazıya tut" oyunu oynadığını, bunun çok basit bir siyasi atraksiyon olduğunu söyledi. "Bu hükümet AB'ye katolik nikahı ile bağlanmıştır" diyen Erimhan "Oyuna gelmeyelim. Bir bardak suda koparılan fırtına ilk bunlar nikahlarını bozmazlar" dedi.
İşte BTP Genel Başkan yardımcısının başına yaptığı açıklamadan öne çıkan başlıklar:
Hükümet halk
desteğini yitiriyor
Hükümetin "zinaya hapis cezası konusunda diretiyor" havasıyla, AB aleyhine verdiği demeçler tam bir düzmece oyundur. Başbakanı sıkıştıran şey hızla yitirmeye başladığı halk desteğidir. Halk pembe manşetlerde ayaklanmaktan bıkmış, yaşadığı gerçeklerle birlikte hükümetten umudunu kesmiştir.
Yapılan kamuoyu yoklamalarıyla bu durumu tespit eden Başbakan, zinadan bir halk desteği çıkarmaya çalışmaktadır. Verilen demeçlerin anlamı budur. Yoksa bu hükümetin zinaya getirdiği-getireceği cezanın laiklikle ya da bu hükümetin kimyası ile ne ilgisi olabilir. 30 bin kiliseyi açan bu hükümet değil midir? Ortada samimi bir duruş söz konusu değildir.
Nikahı bozamazlar
Bu hükümetin AB yolundan çıkması da imkansızdır. Bizzat Başbakan bu konudaki hissiyatını İtalya Başbakanı Berlusconi'ye "Avrupa'ya Katolik nikahı ile bağlandık" dememiş midir?
Bu çerçevede çıkarılan binlerce yasa bir o kadar uygulama ve icraatın ardından Erdoğan'ın "AB olmasa da olur" sözünün hiç bir kıymeti harbiyesi olamaz. Aslolan söz değil icraattır ve AKP iktidarı 2 yılda bir medeniyet değiştirecek çapta yaptıkları değişim ve yasalarla bu konudaki içtenliklerini ortaya koymuşlardır.
Cumhuriyet tarihinin "en Batıcı" iktidarı olan AKP, Avrupa yolundan dönmez dönemez. Zaten Brüksel cenaplarından gelen tepkiler de bu yoldadır. Hükümet AB yolunda neredeyse hiç bir anlamı olmayan bu konuda en kısa zamanda gereken adımı atacaktır. Önümüzdeki günlerde yapılacak bir kaç kalem-kelime oyunuyla bunu da göreceğiz. Ayrıca belirtelim ki iktidar bu basit ayak oyunlarından bir halk desteği çıkaramayacaktır. Demirel şerbetlisi bu millet oyunu görecek ve bozacaktır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.