Resûlullah'a olan hınçlarını Hz. Ali'den çıkardılar
Abdulfettah Abdulmaksud 'el-İmam Ali' adlı kitabında der ki: "Kureyşliler Hz. Peygambere besledikleri hıncı Hz. Ali'den çıkardılar ve Resûlullah'a (s.a.a) ne yaptılarsa Ali'ye de aynısını yaptılar"
24.09.2016 00:00:00
Hz. Ali (a.s.) Allah'ın emriyle ve Resûlullah'ın (s.a.a.) açık beyan ve tebliğiyle Gadir-i Hum günü halifelik makamına atanmış ama daha sonra gelişen olaylarda ümmet, Allah ve Resûlünün emrini uygulamamışlardı. Resûlullah'ın (s.a.a) Gadir-i Hum günü açıkça irâd buyurduğu hutbe henüz bütün Müslümanların kulağında çınlamaktayken, maalesef böyle bir olay meydana gelmiştir.
İslam tarihi kaynaklarına 'Sakife hadisesi' olarak geçen bu duruma nasıl gelindiği özetlenirse şunlar söylenebilir:
Târihi belgelerin de açıkça ortaya koyduğu üzere Kureyşliler öteden beri Haşimilere karşı düşmanlık besliyorlardı. Hatta Resûlullah'ın (s.a.a) sağlığında bile çeşitli yollarla bu kinlerini defalarca kusmuşlardır ve bu konuda Süleyman Belhi çokça rivayet nakletmektedir. (Yenabiu'l-Mevedde, s.11-156-2220).
Hatta iş öyle bir raddeye vardı ki Resûlullah (s.a.a), "Bazıları, Ehl-i Beyt'im konusunda eziyet ediyorlar bana" diye buyurdular. Bunu duyan Ensar derhal silahlanıp savaşa hazır halde Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) yanına gittiler. Muhib Taberi ve Bezzaz'dan gelen bir rivayette Kureyşlilerin bir gün Benî Hâşim'e küstahça çatarak "Çiçek, bazen de bataklıkta yeşerir" (Hz. Peygamber (s.a.a) Haşimilerdendir) dedikleri ve Hz. Resul-ü Ekrem'in bu sözden pek rahatsız olduğu geçer. (a.g.e., a. sy.)
Kısacası Kureyşliler, halifeliğin Haşimilere kalmasından yana değiller ve bu makamı Haşimilerin elinden almaya çalışıyorlardı. (İbn-i Ebi'l-Hadid, c.3, s.283; Yenabiu'l-Mevedde s.373).
Yakubi, İbn-i Abbas'la Ömer arasında geçen bir konuşmayı aktarırken Ömer'in "Ey İbn-i Abbas! Allah'a yemin ederim ki amcanoğlu Ali, hilafete en layık olan kimsedir hakikaten! Ama Kureyşliler onu görmeye bile tahammül edemiyorlar" dediğini yazar. (Yakubi Tarihi, c.2, s.173).
Buna benzer başka bir rivayette de İbn-i Esir aynı sözleri aktarır. (Kamil, İbni Esir, c.3, s.24, s25).
İbn-i Ebi'l-Hadid, İbn-i Abbas'tan naklettiği bir rivayette Ömer'in şöyle dediğini yazar: "Ben Ali'nin mazlum olduğuna kesinlikle inanıyorum. Muhacirler, sırf yaşça genç olduğu için Ali'yi istemedi." (İbn-i Ebi'l-Hadid, c.2, s.18).
Aynı anlamdaki cümleleri Hz. Ömer'den Taberi de aktarmaktadır. (Taberi, Tarihi, c.3, s.288-289) ve el-Ğadir'de, Ömer'in sözleri kelimesi kelimesine aktarılmaktadır. (El-Gadir, c.7, s.79-80).
Abdulfettah Abdulmaksud 'el-İmam Ali' adlı kitabında, "Kureyşliler Hz. Peygambere besledikleri hıncı Hz. Ali'den çıkardılar" der ve "Hz. Resûlullah'a (s.a.a) ne yaptılarsa Ali'ye de aynısını yaptılar" diye ekler!
Büreyde olayında, Resûlullah'ın (s.a.a) yanında, onu Hz. Ali'den (a.s) şikayette bulunmaya zorladıkları ve böylece Resûlullah'ın Hz. Ali'ye olan sevgisinin azalacağını umdukları yazılır. (Yenabiu'l-Mevedde, s.226-253).
(Hz. Ali Hilafetten Nasıl Mahrım Bırakıldı, Husrohşahi).
İslam tarihi kaynaklarına 'Sakife hadisesi' olarak geçen bu duruma nasıl gelindiği özetlenirse şunlar söylenebilir:
Târihi belgelerin de açıkça ortaya koyduğu üzere Kureyşliler öteden beri Haşimilere karşı düşmanlık besliyorlardı. Hatta Resûlullah'ın (s.a.a) sağlığında bile çeşitli yollarla bu kinlerini defalarca kusmuşlardır ve bu konuda Süleyman Belhi çokça rivayet nakletmektedir. (Yenabiu'l-Mevedde, s.11-156-2220).
Hatta iş öyle bir raddeye vardı ki Resûlullah (s.a.a), "Bazıları, Ehl-i Beyt'im konusunda eziyet ediyorlar bana" diye buyurdular. Bunu duyan Ensar derhal silahlanıp savaşa hazır halde Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a) yanına gittiler. Muhib Taberi ve Bezzaz'dan gelen bir rivayette Kureyşlilerin bir gün Benî Hâşim'e küstahça çatarak "Çiçek, bazen de bataklıkta yeşerir" (Hz. Peygamber (s.a.a) Haşimilerdendir) dedikleri ve Hz. Resul-ü Ekrem'in bu sözden pek rahatsız olduğu geçer. (a.g.e., a. sy.)
Kısacası Kureyşliler, halifeliğin Haşimilere kalmasından yana değiller ve bu makamı Haşimilerin elinden almaya çalışıyorlardı. (İbn-i Ebi'l-Hadid, c.3, s.283; Yenabiu'l-Mevedde s.373).
Yakubi, İbn-i Abbas'la Ömer arasında geçen bir konuşmayı aktarırken Ömer'in "Ey İbn-i Abbas! Allah'a yemin ederim ki amcanoğlu Ali, hilafete en layık olan kimsedir hakikaten! Ama Kureyşliler onu görmeye bile tahammül edemiyorlar" dediğini yazar. (Yakubi Tarihi, c.2, s.173).
Buna benzer başka bir rivayette de İbn-i Esir aynı sözleri aktarır. (Kamil, İbni Esir, c.3, s.24, s25).
İbn-i Ebi'l-Hadid, İbn-i Abbas'tan naklettiği bir rivayette Ömer'in şöyle dediğini yazar: "Ben Ali'nin mazlum olduğuna kesinlikle inanıyorum. Muhacirler, sırf yaşça genç olduğu için Ali'yi istemedi." (İbn-i Ebi'l-Hadid, c.2, s.18).
Aynı anlamdaki cümleleri Hz. Ömer'den Taberi de aktarmaktadır. (Taberi, Tarihi, c.3, s.288-289) ve el-Ğadir'de, Ömer'in sözleri kelimesi kelimesine aktarılmaktadır. (El-Gadir, c.7, s.79-80).
Abdulfettah Abdulmaksud 'el-İmam Ali' adlı kitabında, "Kureyşliler Hz. Peygambere besledikleri hıncı Hz. Ali'den çıkardılar" der ve "Hz. Resûlullah'a (s.a.a) ne yaptılarsa Ali'ye de aynısını yaptılar" diye ekler!
Büreyde olayında, Resûlullah'ın (s.a.a) yanında, onu Hz. Ali'den (a.s) şikayette bulunmaya zorladıkları ve böylece Resûlullah'ın Hz. Ali'ye olan sevgisinin azalacağını umdukları yazılır. (Yenabiu'l-Mevedde, s.226-253).
(Hz. Ali Hilafetten Nasıl Mahrım Bırakıldı, Husrohşahi).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.