Allah'tan gelip O'na yolculuk halinde olan insan, bu dünya hayatını müteakip ebedi ahiret hayatını yaşayacak? Kabir alemi, sırat, mizan, hesab ve haşrın sonunda ebedi kurtuluş veya ebedi azab? Cennet ve cemalullahı müşahade veya cehennem ve Haktan ebedi mahrumiyet...
İşte ahiretteki sonucu, felahı veya azabı, kabre konulduğumuzda Münker ve Nekir denen sorgu sual meleklerinin sorularına vereceğimiz cevaplar belirleyecektir. Şüphesiz dünya hayatındaki imanî eğilimlerimiz, amelî davranışlarımız ve yönelişlerimiz bu soruları cevaplandırmamızda esas belirleyici olacaktır. Kabre bırakıldığımız anda hocanın verdiği "telkin"de bu soruların cevapları var. Peygamberimizin beyanı ile ölü telkini duyar ancak mezarın başındakiler ölüyü duyamaz. Telkini duyabilmek de hayatı istikamet üzere sürdürebilmekle alakalı?
Rabbin kim? Peygamberin kim? Dinin ne? Kitabın ne? Kıblen neresi?Kurtuluşa ereceklerin cevabı: "Rabbim Allah, dinim İslam, kitabım Kur'an, Peygamberim Hz. Muhammed Mustafa (sav), kıblem Kabe" olacaktır.
Rabbin kim?Bu sualin doğru cevabını tevhid mensupları verecektir. "Rabbim Allah" diyeceklerdir. Teslis ve ikileme inancına saplanmışlar ve onları hak görenler, ehl-i kitabla amentüde ittifak edenler, papazın-hahamın ilahını benimsediklerinden "Rabbim Allah" diyemezler. Çünkü Allah, kendini başta İhlas Suresi olmak üzere Kur'an-ı Kerim'de, elçisi Hz. Muhammed (as)'ın dilinde bizlere anlattı. İsimleri ve sıfatları ile tanıttı. Bunların dışındaki vasıflandırılmadan da münezzehtir. Haktan sonra bâtıla düşenler, hak ile bâtılı karıştıranlar, mürted olup dinden çıkanlar, münafık zümresine dahil olanlar o gün kaybedecektir.
Peygamberin kim?Nur Dağı'nda vahye muhatap olduğu andan itibaren tüm insanlık için kurtuluş ve rahmet kaynağı Hz. Muhammed Mustafa (sav)'dir. O'na inanmayanları, O'nu kabul etmeyenleri sırat köprüsünden geçirenler, Kelime-i Tevhidden Muhammed'ür Resulüllah'ı çıkartarak teslis ehline rahmet arayanlar, diyalog fitnesi ile takvimlerinde şehadet cümlesinden Hz. Muhammed (sav)'in ismini çıkaranların vay haline! Şefaat-i uzma'dan da mahrum kalacaklardır?
Dinin ne?Bu soruya, "Dinim İslam" diyecek olanlar, "Allah katında ancak din İslam'dır"(Ali İmran: 191), "Kim İslam'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul olunmaz"(Ali İmran: 85) ve "Sizin için din olarak İslam'ı seçtim"(Maide: 3) diyen Kur'an'ın Sahibine gönül kulağı verenler ve inananlardır. Bizi dünyada ve ahirette kurtaracak olan İslam'dır. İslam, kitabı Kur'an, peygamberi Hz. Muhammed (sav), Rabbi Allah olan dindir.
Kitabın Ne?Bu soruya, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar edenler, bazı ayetlerinin tarihsel olduğunu bugün geçerli olmadığını söyleyenler, "Ilımlı Kur'an" icat edenler, yazdıkları meallerle Kur'an ayetlerinin açıklamalarına muharref İncil ve Tevrat'tan alıntılar koyanlar, İncil ile namaz kılmaya fetva verenler, papazın duasına amin diyenler "Kitabım Kur'an" diyemezler.
Kıblem Kâbe "Yüzünü Mescid-i Haram'a çevir" emrini alan Peygambe- rimiz (sav) ashabı ile eda etmekte olduğu öğle namazının farzının son iki rekatını Kâbe'ye doğru yönelerek kıldı. Kim bundan sonra Kudüs'e dönerse, Kâbe yerine Vatikan'da, patrikhanede, Donn kilisesinde kıble ararsa ziyana uğrayacaktır. Donn kilisesi ile Ravza arasına köprü kuranlar Kabe'yi hatırlamayacaktır. "Hz. İbrahim de buluşalım" sloganıyla dinlerarası diyalog fitnesine bulaşanlar Hz. İbrahim makamının etrafında dolanarak tavaf(!) etmeye çalışıyorlar. Tavaf ancak Hz. İbrahim'in de Hz. Muhammed Mustafa'nın da, tüm nebi ve salihlerin de yaptığı gibi Kâbe'nin etrafında dolaşarak yapılır. Müminlerin Kâbesi Beytullahtır. Hacer'ül Evsed'i, Hatim'deki Hz. İsmail ve Hz. Hacer makamını içinde barındırır ve Makam-ı İbrahim de onun yakınındadır.Bu zikredilen soruların cevapları çok mühimdir. Bunlara sağlam cevap verenler ardından gelen suallere de sağlam cevap vereceklerdir: Cennet haktır, Cehennem haktır, Mizan haktır, Hesap haktır?Bize sorulacak daha pek çok sorular vardır. Öncelikle bu önemli ilk aşamayı kazanıp kazanmadığımıza bakalım?Rabbim imanımızı korusun ve istikametten ayırmasın?Mezara gömülen müslümanın başında, iyi hal sahibi bir kimsenin verdiği "telkin" şöyledir (mealen):"Ey Abdullah! Ey filan oğlu! Hayatında inandığın ve devam ettiğin şekilde: Eşhedüenlâilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden Resulüllah" şehadet kelimesini söyle. Şüphesiz Cennet haktır, mevcuttur. Cehennem haktır, öldükten sonra dirilmek haktır, kıyamet haktır, bundan şüphe yoktur. Yüce Allah kabirde olanları diriltip mahşer yerine toplayacaktır.Sen hatırla ki, Allah'ın Rab olduğuna, dinin İslam olduğuna, Muhammed (sav)'in peygamber olduğuna, Kur'an'ın imam, Kâbe'nin kıble ve müminlerin kardeş olduğuna razı bulunmuş idin.Ey Abdullah! De ki: Allah'tan başka ilah yoktur. De ki: Rabbim Allah'tır. Dinim İslam'dır. Peygamberim Muhammed (as)'dır. Ya Rabbi bu ölüyü yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.
Abdullah TERZİ
İşte ahiretteki sonucu, felahı veya azabı, kabre konulduğumuzda Münker ve Nekir denen sorgu sual meleklerinin sorularına vereceğimiz cevaplar belirleyecektir. Şüphesiz dünya hayatındaki imanî eğilimlerimiz, amelî davranışlarımız ve yönelişlerimiz bu soruları cevaplandırmamızda esas belirleyici olacaktır. Kabre bırakıldığımız anda hocanın verdiği "telkin"de bu soruların cevapları var. Peygamberimizin beyanı ile ölü telkini duyar ancak mezarın başındakiler ölüyü duyamaz. Telkini duyabilmek de hayatı istikamet üzere sürdürebilmekle alakalı?
Rabbin kim? Peygamberin kim? Dinin ne? Kitabın ne? Kıblen neresi?Kurtuluşa ereceklerin cevabı: "Rabbim Allah, dinim İslam, kitabım Kur'an, Peygamberim Hz. Muhammed Mustafa (sav), kıblem Kabe" olacaktır.
Rabbin kim?Bu sualin doğru cevabını tevhid mensupları verecektir. "Rabbim Allah" diyeceklerdir. Teslis ve ikileme inancına saplanmışlar ve onları hak görenler, ehl-i kitabla amentüde ittifak edenler, papazın-hahamın ilahını benimsediklerinden "Rabbim Allah" diyemezler. Çünkü Allah, kendini başta İhlas Suresi olmak üzere Kur'an-ı Kerim'de, elçisi Hz. Muhammed (as)'ın dilinde bizlere anlattı. İsimleri ve sıfatları ile tanıttı. Bunların dışındaki vasıflandırılmadan da münezzehtir. Haktan sonra bâtıla düşenler, hak ile bâtılı karıştıranlar, mürted olup dinden çıkanlar, münafık zümresine dahil olanlar o gün kaybedecektir.
Peygamberin kim?Nur Dağı'nda vahye muhatap olduğu andan itibaren tüm insanlık için kurtuluş ve rahmet kaynağı Hz. Muhammed Mustafa (sav)'dir. O'na inanmayanları, O'nu kabul etmeyenleri sırat köprüsünden geçirenler, Kelime-i Tevhidden Muhammed'ür Resulüllah'ı çıkartarak teslis ehline rahmet arayanlar, diyalog fitnesi ile takvimlerinde şehadet cümlesinden Hz. Muhammed (sav)'in ismini çıkaranların vay haline! Şefaat-i uzma'dan da mahrum kalacaklardır?
Dinin ne?Bu soruya, "Dinim İslam" diyecek olanlar, "Allah katında ancak din İslam'dır"(Ali İmran: 191), "Kim İslam'dan başka bir din ararsa ondan asla kabul olunmaz"(Ali İmran: 85) ve "Sizin için din olarak İslam'ı seçtim"(Maide: 3) diyen Kur'an'ın Sahibine gönül kulağı verenler ve inananlardır. Bizi dünyada ve ahirette kurtaracak olan İslam'dır. İslam, kitabı Kur'an, peygamberi Hz. Muhammed (sav), Rabbi Allah olan dindir.
Kitabın Ne?Bu soruya, Kur'an'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar edenler, bazı ayetlerinin tarihsel olduğunu bugün geçerli olmadığını söyleyenler, "Ilımlı Kur'an" icat edenler, yazdıkları meallerle Kur'an ayetlerinin açıklamalarına muharref İncil ve Tevrat'tan alıntılar koyanlar, İncil ile namaz kılmaya fetva verenler, papazın duasına amin diyenler "Kitabım Kur'an" diyemezler.
Kıblem Kâbe "Yüzünü Mescid-i Haram'a çevir" emrini alan Peygambe- rimiz (sav) ashabı ile eda etmekte olduğu öğle namazının farzının son iki rekatını Kâbe'ye doğru yönelerek kıldı. Kim bundan sonra Kudüs'e dönerse, Kâbe yerine Vatikan'da, patrikhanede, Donn kilisesinde kıble ararsa ziyana uğrayacaktır. Donn kilisesi ile Ravza arasına köprü kuranlar Kabe'yi hatırlamayacaktır. "Hz. İbrahim de buluşalım" sloganıyla dinlerarası diyalog fitnesine bulaşanlar Hz. İbrahim makamının etrafında dolanarak tavaf(!) etmeye çalışıyorlar. Tavaf ancak Hz. İbrahim'in de Hz. Muhammed Mustafa'nın da, tüm nebi ve salihlerin de yaptığı gibi Kâbe'nin etrafında dolaşarak yapılır. Müminlerin Kâbesi Beytullahtır. Hacer'ül Evsed'i, Hatim'deki Hz. İsmail ve Hz. Hacer makamını içinde barındırır ve Makam-ı İbrahim de onun yakınındadır.Bu zikredilen soruların cevapları çok mühimdir. Bunlara sağlam cevap verenler ardından gelen suallere de sağlam cevap vereceklerdir: Cennet haktır, Cehennem haktır, Mizan haktır, Hesap haktır?Bize sorulacak daha pek çok sorular vardır. Öncelikle bu önemli ilk aşamayı kazanıp kazanmadığımıza bakalım?Rabbim imanımızı korusun ve istikametten ayırmasın?Mezara gömülen müslümanın başında, iyi hal sahibi bir kimsenin verdiği "telkin" şöyledir (mealen):"Ey Abdullah! Ey filan oğlu! Hayatında inandığın ve devam ettiğin şekilde: Eşhedüenlâilahe illâllah ve eşhedü enne Muhammeden Resulüllah" şehadet kelimesini söyle. Şüphesiz Cennet haktır, mevcuttur. Cehennem haktır, öldükten sonra dirilmek haktır, kıyamet haktır, bundan şüphe yoktur. Yüce Allah kabirde olanları diriltip mahşer yerine toplayacaktır.Sen hatırla ki, Allah'ın Rab olduğuna, dinin İslam olduğuna, Muhammed (sav)'in peygamber olduğuna, Kur'an'ın imam, Kâbe'nin kıble ve müminlerin kardeş olduğuna razı bulunmuş idin.Ey Abdullah! De ki: Allah'tan başka ilah yoktur. De ki: Rabbim Allah'tır. Dinim İslam'dır. Peygamberim Muhammed (as)'dır. Ya Rabbi bu ölüyü yalnız bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın.
Abdullah TERZİ