logo
13 ŞUBAT 2026


Özgür Özel: İstanbul'u kazanan İstanbul ittifakıydı

Özgür Özel, İstanbul’da Çekmeköy - Sancaktepe - Sultanbeyli Metro Hattı 1. Etap açılışında yaptığı konuşmada, yaklaşan yerel seçimlere işaret ederek, “Geçen sefer İstanbul’u kazanan ne CHP’ydi, ne sadece Millet İttifakıydı. Emin olun İstanbul ittifakıydı. Yalandan sıkılmış, talandan sıkılmış, israftan bıkmış, israf yerine hizmet isteyen. Azarlanmak yerine güler yüz isteyen. İstanbul’un tepesinde helikopter ile uçup, Katarlılara, Arap şeylerine arsa verenler yerine İstanbul için gece gündüz koşturanlara İstanbullular görevi verdi” dedi.

16.03.2024 16:19:00
Haber Merkezi
Özgür Özel: İstanbul'u kazanan İstanbul ittifakıydı
Özgür Özel: İstanbul'u kazanan İstanbul ittifakıydı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul'da Çekmeköy - Sancaktepe - Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy - Samandıra 1. Etap açılışına katıldı. Özel burada yaptığı konuşmada, "Bugün büyük bir coşku ve gurura ortak olmak için CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanını metrolar konusunda ki Türkiye'de her tartışma su kaldırır ama iki hesap şaşmaz. Bunlardan bir tanesi altın hesabı şaşmaz. Bir büyük şehre hizmet tartışılıyorsa orada da ne kadar metro yaptığının hesabı şaşmaz. Birileri İstanbul'a hayran olduklarını, hizmetkar olduklarını, hizmet etmeye geldiklerini söyleyip görevlerinden sonra biz bu kente ihanet ettik, bunda benim de suçum var demişken, o birilerinin 25 yılda İstanbul'a yaptıklarının neredeyse o kadarından fazlasını 5 yılda İstanbul'a yapan Ekrem Başkanımızla ne kadar övünsek azdır" dedi.

"MESELE İŞİ BİLMEK"

"Onun İstanbul'a yaptığı 65 kilometre metroyu, böyle bir koridorda adımlayarak, kilometre ile adımı karıştırarak, küçük göstermeye çalışanlar, şuraya baksın. Kimse senin adımına bakmaz. Gerçek rakamlara bakar, görür ve hakkı teslim eder" diyen Özel, "Bak senin adımın o kadar ama Sancaktepe'ye bak. Coşku ne kadar? Sancaktepe'nin güzel insanları. Ekrem Başkanın memleketi Trabzon. Orada sivil toplum örgütleri ile görüşmeye gitmiştim. Yakınıyorlar. Diyorlar ki Trabzon'a bir hafif raylı sistem yapamadılar gitti. Dedim ki ben sorayım siz söyleyin. Trabzon'da Ekrem Başkan İstanbul'da görevdeyken AKP'nin kaç milletvekili var? Dediler, 4. Kaç tane Trabzonlu bakan? Dediler, 4. Etti 8. Merkez ilçe, Ortahisar kimde? AKP'de. Etti 9. Büyükşehir kimde? AKP'de, etti 10. Dedim ki 10 tane AKP'li Trabzonlu Trabzon'a bir tane hafif raylı sistem yapamamış. Bir tane CHP'li Trabzonlu, İstanbul'a 10 tane metro yaptı. Aradaki fark bu. Mesele işi bilmek. Mesele işi bilenleri işin başına getirmek. Mesele hem sevgi, hem gayret, hem emek, hem liyakat" dedi.

Özel, şunları söyledi:

"SÜTTE LEKE VAR ONLARDA YOK"

"Muhteşem bir ekip var. O muhteşem ekibin içinden birisi, geçmişte İSTAÇ ve Metro A.Ş.'de Ekrem Beyin ekibinde olan, çalışkan ve çok iyi bir yöneticiyi bu sefer buraya aday yaptık. Alper Yeğin Başkan o ekibin içindendir. Alper Başkanımız, henüz 40 yaşında. İstanbul'da yepyeni bir hikayemiz var. Ondan genç 7 belediye başkan adayımız var. 31 yaşında belediye başkan adayımız var. Ortak özellikleri. Bir iyi eğitimliler. İki, geçmişleri başarı hikayesi ile dolu. Üç, sütte leke var, onlarda leke yok. Dört, hizmet etmeye, çalışmaya geliyorlar. Sizinle başarmaya geliyorlar. İstanbul'da şu anda 14 belediyemiz var. Üzerine 14 daha koymak üzereyiz. Ama hani 14'ü 15 yaparken ilk kim geliyor dersen Alper Başkan geliyor. Ona sahip çıkın. Önümüzdeki 2 hafta onun kadar çok çalışın. Yüzünüzü güldürecek, hepimizin göğsünü kabartacak."

"NE KADAR ÖVÜNSEK AZ"

"Değerli Sancaktepeliler. Bundan 5 yıl önce İstanbul ve Sancaktepe bir karar verdi. Sancaktepe'de, İstanbul'da büyükşehir ile ilgili verdiği oyların karşılığını teker teker aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni ilk alacağımız anlaşıldığında panik halinde yollara döküldüler. Geldiler, dediler ki eğer CHP kazanırsa İSPARK'ı filanca terör örgütüne verir dediler. Ama o günden bugüne hem İSPARK'ta hem bütün iştiraklerimizde ne kimsenin ekmeğine dokunduk, ne ayrımcılık yaptık. Liyakate göre gencecik insanları, hangi siyasi görüşten olursa olsun, neye inanırsa inansın, nasıl giyinirse giyinsin ayırmadan, İstanbullu olmanın, bu memleketin evladı olmanın dışında başka kritere bakmadan, Ekrem Başkan aldı, çalıştırdı, büyük İstanbul hikayesini bu yüce gönüllüğü, sevgisi ile başardı. Şimdi hep birlikte rakamları görüyoruz, ne kadar övünsek az. Bakın 5 yıl önce İstanbul Belediyesinde kreş yoktu. Çünkü onların kadın diye bir derdi yoktu. Kadın evde oturacak, çocuk bakacak, hasta bakacak, engellisine bakacak, yeri ev olacaktı. Oysa biz kadının sosyal hayata katılmasını, kadının çalışma hayatına katılmasını istiyorduk. Ekrem Başkan İstanbul'da tam 100 tane, Türkiye'de CHP'li belediyeler 300 tane kreş yaparak kazandırdılar. Şimdi anneler güvenerek çocuklarını bırakacakları kreşlere sahipler."

"TÜRKİYE'DE 61 YURT"

"Türkiye'nin dört bir yanından İstanbul'a öğrenciler geliyor. Barınma sorunu var. Türkiye'de yüzde 24 öğrenciye yurt verilebiliyor. İstanbul'da rakam çok daha aşağılarda, yüzde 10'larda. Yani devlet öğrenciyi buraya yolluyor ama barınma sorununu çözmüyor. Biz geldiğimizde Ekrem Başkana siz yetkiyi verdiğinizde İstanbul'da öğrenci yurdu yoktu. Niye öğrenciler, yurt bulamayacaklar, onlara yurt veren birilerine gidecekler, birtakım cemaatlerin, tarikatların yurduna gidecekler. Oysa bu evlatlar hepimizin evlatları. Ekrem Başkan İstanbul'da 14 tane CHP'li belediye, Türkiye'de 61 tane yurt yaptılar, yurt yapmaya da kreş yapmaya da annelere ve evlatlarına sahip çıkmaya devam edeceğiz."

"ÖĞRETMENLERİN DE DERDİ VAR"

"Tabi İstanbul'un derdi var ama öğretmenlerin dertleri var. Diyorlar ki biz devletin sözüne inanmayacak mıyız? Geçen seçimlerden önce çıktılar mülakatı kaldıracağız dediler, şimdi mülakatı kaldırmıyorlar. Biraz önce söyledim, biz insan ayırmazken onlar mülakat yaparak, kendilerini ama AKP'ye oy vermek yetmez. Hatta üye olmak yetmez. Torpilli AKP'lileri mülakatta alıyorlar, vatandaşın çocuklarını eliyorlar. Öğretmenlere mülakatsız atama istiyoruz. Bugün Türkiye'de ilk öğretmen okulunun kuruluşunun yıl dönümü. Bir öğretmen çocuğu olarak, annesi ve babası öğretmen, 10 yaşında yatılı okula yollanmış, öğretmenlerin elinde, devlet ekmeği ile büyümüş bir kardeşiniz olarak buradan bütün öğretmenleri selamlıyorum. Emekli öğretmenlerin ellerinden öpüyorum. Çalışan öğretmenleri selamlıyorum. Göreve atanmamış öğretmenlere diyoruz ki bunlar size sahip çıkmayacaklar. Size atanamayan öğretmen diyorlar. Öğretmenin ne günahı var da atanamamış. Atanmayan öğretmen. Tayyip Erdoğan'ın sahip çıkmadığı öğretmen. Tayyip Erdoğan'ın mülakatla elediği, ayrımcılık yaptığı öğretmen var. O yüzden mülakatsız öğretmen tayinlerini ve atanmayan öğretmenin kalmadığı, okulsuz köy okulunun kalmadığı, öğretmenin öğrenciden, öğrencinin öğretmenden uzak kalmadığı bir Türkiye için hep beraber çalışacağız, hep beraber başaracağız."

"ADIM ADIM DAHA İYİYE GİDEN BİR SÜREÇ"

"Değerli İstanbullular, bugün metro açılışı yapmak için geldik. Ancak İstanbul'da her gün bir yeni açılışın, 5 yıllık emeğin karşılığını almanın ve her geçen gün yarınlara güvenle bakmanın adım adım daha iyiye giden sürecin içindeyiz. Sizden bir isteğim var. 15 gün kaldı. Büyük bir zafer, büyük bir başarıya doğru adım adım gidiyoruz. Meydanlar dolu. Meydanlar heyecanlı. Meydanlar sabırsız. Bu ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Büyük sorunlar yaşanıyor. Bilhassa emeklilerimizin sorunlarını aylardır dile getiriyorum. AKP, iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün gidin kuyumcuya, 10 bin lira 2,5 çeyrek altın alabiliyor. Bugün bir emekli cebindeki bir çeyrek altını düşürse, döner gider arar ve durur. Bugün emeklinin birinin değil bütün emeklilerin cebinden, öyle bir çeyrek altın değil 5,5 çeyrek altın, bir sefer değil her ay kaybolmaktadır. Ey emekliler, değerli büyüklerim. 5,5 çeyrek altını düşürdüğünüzü kaybettiğiniz yerde arayın. Bir altın kaybedilse geçtiğiniz yolda ararsınız. Siz 8 çeyrek altınlık emekli maaşı alıyorken bu 2,5'e indiyse bunu siz bir seçim kazandığında kaybettiniz, Tayyip Erdoğan'ın geldiği, AKP'nin geldiği seçim sandığı sizin cebinizden aylık 5,5 çeyrek altını aldı."

"YALANLARA KİMSE KANMASIN"

"Kaybedilen şey, yitirildiği yerde aranır. O zaman madem sandıkta kaybettik, hakkımızı sandıkta arayacağız. Emekliler 2018'den beri bin lira iki bayramda ikramiye alıyorlar. Biz bir asgari ücret söz vermiştik, biz de yapacağız dediler, 3 yıl yapmayıp 2018'de bin lira yaptılar. O beğenmediğimiz bin lira 24 kilo kıyma alıyordu. 2021'de 2 bin oldu, bu sene 3 bin lira yaptılar. Bakın ilk emekli ikramiyesi verildiğinde 24 kilo kıyma alırken, bugün 3 bin lira sadece 6 kilo kıyma alıyor. Ramazan mübarek gündeyiz. Allah oruçlarınızı kabul etsin. 30 Ramazan, 30 iftar, 30 sahur. Ardından bayram sofrası var. Her emeklinin sofrasından, dolabından, mutfağından ve bayram sofrasından her emeklinin ailesinin evladının, torunun kursağından tam 18 kilo kıymayı aldı bunlar 6 yılda. Bundan sonra emekliler herkese para bulup, emekliye para bulamayan Tayyip Erdoğan'a 31 Mart'ta seslerini duyuracaklar. Tam 1 aydır, 7 bölgede gittiğim bütün şehirlerde günde en az 4-5 kez emeklinin çilesini anlatıyorum. Nihayet 1 ay önce kanun teklifi verdik. Emekli kart çıkaralım, doğalgaz, su, elektrik, telefonda emekliye yüzde 40 indirim tanımlayalım, emeklinin alması gereken 7 bin lirayı hesaplarına yatıralım dedik bugüne kadar sustular. Ne zaman gördüler ki? 31 Mart'ta pabuç pahalı, dün akşam emekli kart çıkarabilirim diyor. Sakın ha, geçen sefer gibi seçim sonrasına yalanlara kimse kanmasın. Nasıl mülakatta yalan attıysa, nasıl her konuda verdiği sözü tutmadıysa, emekliyi kandıracak. Bugüne kadar emekliye sahip çıkmayana sandıkta oy yok. Beşli çeteye, saray müteahhidine, yazlık saraya, kışlık saraya, uçan saraya, yüzen saraya para bulan, emekliye para bulmayan Tayyip Erdoğan'a 31 Mart'ta oy var mı? İşte emeklinin sesi bu. Emeklinin sesini duymayanın sonu hüsrandır. Biz CHP olarak sizin sesiniz olmaya, sizin sesinizi duyurmaya, emeklinin, emekçinin, esnafın ve köylünün sesini duyurmaya sizin için çalışmaya devam edeceğiz."

"ÖRTÜLÜDE YÜZDE 328 ARTIŞ"

"Başbakanlıktan sonra Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçince örtülü ödeneği Cumhurbaşkanlığına bağladılar. Geçen ay harcanan ödenek 218 milyon lira. Bu ay harcanan örtülü ödenek 2 milyar lira. Seçim gelirken faturası olmadan, hesabı olmadan nereye harcandığı bilinmeyen 2 milyar lira harcamış Cumhurbaşkanı. Size yüzde 33 zam verenler, 1 ayda harcamaları 7 katına, 1 yılda kendi örtülü ödeneklerine yüzde 238 zam yapıyorlar. Yani sizin paranızla sizin iradenizi çalmaya çalışıyorlar. Biz CHP olarak kimseyi, emekliyi, emekçiyi, çiftçiyi, esnafı ezdirmeyeceğiz. Size tepeden bakanlara, sizi bir karınca gibi görüp ezmeye kalkışanlara diyoruz ki karıncanın kardeşi var, o da CHP'dir."

"EKREM BAŞKANI VE İSTANBUL'U SİZE EMANET EDİYORUM"

"Son sözüm şudur, geçen seçimlerde İstanbul'da ve Türkiye'de ittifaklarımız vardı. Şüphesiz Millet İttifakı önemliydi, sürsün istedik. Ama kendilerinin bizim saygı duyduğumuz gerekçeleriyle ittifakın dışında kaldılar. İttifakın dışında yöneticiler kalabilir. Ancak geçen sefer İstanbul'u kazanan ne CHP'ydi, ne sadece Millet İttifakıydı. Emin olun İstanbul ittifakıydı. Yalandan sıkılmış, talandan sıkılmış, israftan bıkmış, israf yerine hizmet isteyen. Azarlanmak yerine güler yüz isteyen. İstanbul'un tepesinde helikopter ile uçup, Katarlılara, Arap şeyhlerine arsa verenler yerine İstanbul için gece gündüz koşturanlara İstanbullular görevi verdi. Şimdi o ittifaktakiler değişmedi, o ittifaktaki sosyal demokratlar duruyor. Milliyetçi demokratlar var. Yakasında, gönlünde, gözünde güneş açanlar var, iyi insanlar var. Onlar duruyor mu? Muhafazakar demokratlar var. Haramdan ve yalandan korkan, bu olanlara inanamayan muhafazakar demokratlar var. İstanbul ittifakında Türk'ü Kürt'ü Laz'ı, Çerkez'i, göçmeni, bütün demokratlar var. Biz İstanbul ittifakına inanıyoruz, İstanbul ittifakına güveniyoruz. Biz İstanbul ittifakının mimarı, evladı, İstanbul'un geçmiş 5 yılında emeği olan, hepinizin gözünün önünde alnının teri olan, gözünü asla ve asla kıymıktan sakınmayan, sizin için çalışan bir evladımız var. Türkiye'nin umudu, İstanbul'un gururu Ekrem İmamoğlu var. O bu sevgiyi hak ediyor, İstanbul Ekrem İmamoğlu'nu hak ediyor, ona güveniyoruz, size inanıyoruz. Ekrem Başkanı ve İstanbul'u size emanet ediyorum."

İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

İBB komisyonlarınca hazırlanan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması istendi

 

12.02.2026 13:56:00
Anadolu Ajansı
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi
İBB'den toplu ulaşıma yüzde 20 zam talebi

Tarife Komisyonu ile Ulaşım ve Trafik Komisyonu, İBB Meclisi toplantısında komisyonlara sevk edilen kentteki toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine zam öngören tekliflerle ilgili çalışmalarını tamamladı.

Komisyonlar tarafından hazırlanan ve bugünkü İBB Meclisi toplantısındaki gündemde yer alan teklifte, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması talep edildi.

Bu kapsamda, elektronik tam biletin 35 liradan yüzde 20 zamla 42 liraya, "Mavi Kart" aylık abonman ücretinin 2 bin 748 liradan 3 bin 298 liraya çıkarılması istendi.

Taksimetre açılış ücretinin 54,50 liradan 65,40 liraya, mesafe ücretinin kilometre başına 36,30 liradan 43,56 liraya, zaman tarifesi ücretinin saatte 453,71 liradan 544,45 liraya, kısa mesafe ücretinin 175 liradan 210 liraya yükseltilmesi talep edildi.

Minibüslerde "indi-bindi" diye tarif edilen kısa mesafe ücretinin 4 kilometreye kadar 32,50 liradan 39 liraya, 4 ila 7 kilometre arasında 34 liradan 41 liraya, 7 ila 11 kilometre arasında 35 liradan 42 liraya, 11 ila 15 kilometre arasında 36 liradan 43 liraya, 15 ila 20 kilometre arasında 39 liradan 47 liraya, öğrenci ücretinin ise 21 liradan 25 liraya çıkarılması istendi.

Okul servis ücretlerinde 0 ila 1 kilometre arası mesafe ücretinin 3 bin 376 liradan 4 bin 51 liraya yükseltilmesi talebi söz konusu gündem maddesinde yer alırken, yeni tarifenin 16 Şubat'tan itibaren geçerli olacağı belirtildi.

Öte yandan, İBB'nin düğün ve davet salonlarındaki iftar menüsü fiyatının 550 liradan yüzde 27,27 zamla 700 liraya çıkarılması istendi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı

12.02.2026 12:38:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:45:25
AA
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 5 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Terörle mücadeleye ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Hudut güvenliği

Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirtti.

Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Bu hafta içerisinde, Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

NATO

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, savunma ve güvenliğin yanı sıra bölgesel istikrarın korunması ile uluslararası güvenliğe katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 18 Şubat'ta üyeliğinin 74'üncü yılına ulaşacağı NATO'nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya, aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam ettiğini belirten Aktürk, şu bilgileri verdi:

"NATO'nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiili tatbikatı olan, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya'nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya'da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu'dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat'ta, Baltık Denizi'nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat'taki Seçkin Gözlemci Günü'ne iştirak etmesi planlanmaktadır."

İkili ilişkiler

Aktürk, Türkiye ile Ekvator Cumhuriyeti arasında teati usulü ile imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması'nın imza sürecinin 5 Şubat'ta tamamlandığını aktardı.

"Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13'üncü Kara Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı"'nın 8-13 Şubat'ta Türkiye'de yapıldığını ifade eden Aktürk, "Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat'ta Atina/Yunanistan'da toplantıya katılması planlanmaktadır." dedi.

İsrail

Aktürk, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı.

Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceğinin açık olduğuna işaret eden Aktürk, "Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz." diye konuştu.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, harekat kabiliyetini geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetlerini planlanan takvim doğrultusunda icra ettiğini belirtti.

Bu kapsamda 29 Ocak-13 Şubat tarihleri arasında Kars'ta gerçekleştirilen Şehit Piyade Teğmen Harun Aslan Kış-2026 Tatbikatı'nın yarın düzenlenecek Seçkin Gözlemci Günü ile tamamlanacağının bilgisine veren Aktürk, şunları söyledi:

"2 Şubat'ta başlayan Almanya'daki Dynamic Mirage ile 9 Şubat'ta İspanya'da başlayan Torrejon Advantage tatbikatları 13 Şubat'ta, 1-14 Şubat'ta Katar'da icra edilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta sona erecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 11 Şubat'ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Batı Karadeniz'de eğitim uçuşu yapılmış, Erzincan'ın kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 13 Şubat'ta muharip uçak geçişi yapılması planlanmıştır. Geçitkale/KKTC'de 661,5 metrekarelik şanlı Türk bayrağımız ile serbest paraşüt atlayışı gerçekleştirerek Türkiye rekoru kıran Özel Kuvvetler Komutanlığı personelimizi, 6-8 Şubat'ta Adana'da düzenlenen 'Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda, 9 Türkiye rekoru kıran Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Yüzme Takımımız ve derece elde eden sporcularımız ile, 29 Ocak-10 Şubat'ta 17 ülkenin katılımıyla Pakistan'da düzenlenen 9'uncu Uluslararası Pakistan Kara Kuvvetleri Takım Ruhu Yarışması'nda (PATS-2026) altın madalya kazanan Kara Kuvvetleri Takımımızı bir kez daha tebrik ediyoruz."

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü, modern, etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına devam edildiğine dikkati çekti.

Bu kapsamda geçen hafta, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca Hisar-A Projesi kapsamında çeşitli miktarlarda Füze Fırlatma Sistemi (FFS) ve Tam Atım Füze, muayene ile kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını bildiren Aktürk, şöyle devam etti:

"Diğer yandan, hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından Riyad'da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı (World Defence Show) 2026'da, ALTALBIAH firması ile MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisi ihracı ve ortak üretimi ile 122 mm ÇNRA (Çok Namlulu Roketatar) mühimmatının Suudi Arabistan'da ortak üretimine yönelik Mutabakat Zaptı ve Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı ham madde ve enerjetik materyaller alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla Mutabakat Zaptı imzalanmıştır."

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'ya geldi

11.02.2026 16:23:00
İhlas Haber Ajansı
Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da
Yunanistan Başbakanı Miçotakis Ankara'da
Türkiye-Yunanistan 6'ncı Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi kapsamında Türkiye'yi ziyaret edecek olan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara'ya geldi. Esenboğa Havaalanına iniş yapan Miçotakis, havaalanından çıkış yaptı. Çıkışın ardından Miçotakis, Erdoğan ile görüşmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yola çıktı.

Erdoğan ile Miçotakis görüşmesinde, ikili münasebetlerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunulması öngörülüyor. Ziyaret çerçevesinde ayrıca, ikili ilişkileri güçlendirmeye atfedilmiş çeşitli metinlerin imzalanması da gündemde bulunuyor.

Miçotakis'i karşılamaya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da katıldı.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

11.02.2026 12:30:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Duruşmada, savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, "Aziz İhsan Aktaş'ın ismini ilk kez basından duydum. Kendisini daha önce ne gördüm ne de ismini duydum" dedi.

İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliğinde uzman personel olarak görevine devam eden tutuksuz sanık Murat Delice savunmasında, "Üzerime atılı bir suçlama bulunmamaktadır. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı

"Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi"

Duruşmada, İSFALT personellerinin savunmaları tamamlandı. Yargılama, suç örgütü kapsamında tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarına başlandı. Bu kapsamda, tutuksuz sanık Akın Kumanlı savunma yaptı. Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi'nden aldığı ihaleler kapsamında araç takiplerini yaptığı, belediyeye sık gidip geldiğinden, ihale süreçlerinde suç örgütü tarafından hazırlanan yaklaşık maliyet fiyat tekliflerini ihale birimindeki kişilere teslim ettiği, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş'ın verdiği talimatlar doğrultusunda hesabına gönderilen ya da kendisine teslim edilen rüşvet paralarını ilgililerine teslim ettiği öne sürülmüştü. Sanık Kumanlı savunmasında, "Çalıştığım şirketlerde işçi-işveren ilişkisi dışında hiçbir kişi veya kurumla farklı bir ilişkim olmamıştır. Bu nedenle iddia edildiği gibi Aktaş ile aramızda, idarece kurulmuş herhangi bir menfaat ya da para ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu olaylara ilişkin olarak, yalnızca bir yıl kadar önce yürütülen bir soruşturma kapsamında bilgim dahilinde olmayan bazı para hareketlerinden söz edildiğini duydum. Bu hususları açıklamak ve bildiklerimi anlatmak amacıyla savcılığa gitmeyi düşündüm. Ancak savcılık tarafından tarafıma resmi bir çağrı yapılmamıştır. Beşiktaş Belediyesi ile bağlantılı olarak adı geçen kişilerle herhangi bir rüşvet, menfaat ya da aracılık ilişkisi içinde olmadım. Belediye önünde gerçekleştiği iddia edilen para teslimlerine dair doğrudan bilgim yoktur. Bahsi geçen paraların ne amaçla verildiğini veya alındığını bilmiyorum. Bu paraların rüşvet veya benzeri bir suç kapsamında alındığına dair bir bilgim ya da dahlim bulunmamaktadır. Herhangi bir rüşvete aracılık etmedim, bu yönde bir organizasyonun içinde yer almadım ve tarafıma bu konuda bilgi paylaşımı da yapılmamıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Herhangi bir suç teşkil eden eylemimin içinde bulunmadım. Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi" şeklinde konuştu.

Aziz İhsan Aktaş'ın kuzeni tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş benim kuzenimdir. Ben örgüt üyesi değilim. Girişimci bir iş insanıyım, ben akrabayım diye örgüt üyesi olarak yargılanıyorum. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Aziz İhsan Aktaş ile aramızda zaman zaman borç alışverişi olmuştur. Sahip olduğum şirketlerin ihaleleri üzerinden suç işlemedim. Ben ihaleye fiyat teklifi vermedim. Benim ihaleye yalnızca benim teklif verdiğimi bilmiyordum" dedi.

Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

Mahkeme, duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardında, iddianamede, ismi 'örgüt lideri olarak geçen ve toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde 'konutu terk etmemek' tedbiriyle tahliye edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak.

Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı

11.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.

AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 00.38'de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 7.02 kilometre olarak kaydedildi.

Deprem çevre ilçelerde de hissedildi ve bölgede kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Şu ana kadar olumsuz bir durum veya can kaybı bildirilmedi.

Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi

İstanbul Küçükçekmece'de sitede bulunan 10 katlı bina, riskli yapı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince bina mühürlenirken vatandaşlar tahliye edildi

11.02.2026 07:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 07:10:29
İHA
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Küçükçekmece'de 10 katlı bina, mühürlenerek tahliye edildi
Olay, 6 Şubat Cuma günü İstanbul Küçükçekmece İnönü Mahallesi'nde bulunan bir sitede meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre sitede bulunan 10 katlı binanın ekiplerin incelemeleri sonunda riskli yapı olduğu tespit edildi.



Bunun üzerine bina Küçükçekmece Belediyesi ekipleri tarafından tahliye edildi.



Bazı vatandaşlar belediye ekiplerince otellere yerleştirildi.



Bina belediye ekipleri tarafından mühürlendi.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.