Deveye sormuşlar, neden boynun eğri diye. Deve de dış borcum var, ondan demiş!!!Bu cümle bana ait değil. Başbakan Erdoğan'ın, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde sözde soykırım iddialarının kabul edilmesinin ardından aldığı ABD'ye gitmeme kararından vazgeçmesiyle ilgili habere yapılan bir okuyucu yorumu.Kısa, net ve anlaşılır bir cümle. Aynı zamanda hali pür melalimizin en güzel ifadesi.Ama devenin söyledikleri bundan ibaret değil. Çünkü sadece dış borcumuz yok. Ekonomimiz ABD'ye bağlı, iç politikamızı onlar tayin ediyor, siyaseti onlar dizayn ediyor, madenlerimizi onlar çıkarıyor, medyayı onlar yönetiyor ve hepsinden önemlisi maalesef hala siyasetin icazet merkezi orası.Yani? Acınacak, ağlanacak ve hatta ağıt yakılacak halimize ağlasak mı, gülsek mi şaşırdık kaldık.Sözde Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili karar tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi'nde kabul edildikten hemen sonra AKP hükümeti, Washington Büyükelçisi Namık Tan'ı Türkiye'ye çağırmış ve Başbakan Erdoğan da, 1213 Nisan tarihlerinde düzenlenecek olan Küresel Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne gitmeyeceğini duyurmuştu. Hükümetin bu tavrı, "Başbakan'dan ABD'ye one minute" şeklinde yine kendi yandaş medyası tarafından yorumlanmıştı. Aradan çok değil, 1 ay bile geçmeden Başbakan Erdoğan bir anda altıncı vitesten, geri vitese taktı ve ABD ile ilgili kararını açıkladı. Ne dedi Erdoğan: "Değerlendirmelerimizi arkadaşlarımızla yaptık. ABD'ye olan seyahatimizi... Yaklaşık 56 ay önce, aldığım daveti bu vesileyle gerçekleştirmiş olacağız. Davete gitmeden önce de dün söylediğim gibi büyükelçimizi de ABD'ye önümüzdeki hafta içinde göndereceğiz."Burası Türkiye, olaylar çabuk unutulur. Millete de neyi istersek onu belletiriz diye düşünüyorlar.Haksız da sayılmazlar. Başbakan Erdoğan Davos'taki "balon one minute" çıkışından hemen sonra yine geri vitese takmıştı ama yandaş medya öyle bir hava estirdi ki gerçekler çıkardıkları tozun altında kalıverdi. Ama biz o gün Başbakan Erdoğan'a şu soruları sormuştuk:"Sayın Erdoğan eğer Davos'taki tavrınızda samimiyseniz, İsrail ile yapılan gizli anlaşmaları iptal edin. Yok eğer buna gücünüz yetmiyorsa bu anlaşmaların içeriğini açıklayın!Sayın Erdoğan eğer samimiyseniz, Filistin'deki Müslümanlardan daha ağır kaderi Irak'ta milyonlarca Müslüman yaşıyor. Burada milyonlarca Müslümanı katleden, yüzbinlerce Müslüman kadının ırzına geçen ABD'ye neden 'one minute' diyemiyorsunuz!Bırakın ABD'ye 'one minute' demeyi, ABD'nin Müslümanlara yaptığı bu katliama Türkiye'yi ortak etmeyin yeter!"Tabi Başbakanın bu sorulara cevabı gecikmedi:"Biz bakkal dükkanı yönetmiyoruz!"Biz sayın Başbakanın bakkal dükkanı yönetmediğini çok iyi biliyoruz ama kendisinin de bunu hatırlamasını büyük bir memnuniyetle karşıladık.Şimdi yine aynı terane. ABD sözde soykırımı kabul ediyor, biz tıpış tıpış ABD yolunu tutuyoruz. Madem tıpış tıpış ABD'ye gidecektiniz sayın Başbakan, öncesinde neden efelendiniz?Ne de olsa millet ilk tepkiye bakar, gerisini hatırlamaz diye düşünüyorsanız üzülerek ifade edelim ki haklısınız!Biz yine de tarihe not düşmüş olalım?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012