Bir hafta içinde iki farklı milli takım izledik. Ukrayna maçında istediğini yapamayan milli takım, Hırvatistan maçında özellikle ikinci yarıda umut veren bir futbolla galip gelmesini bildi. Bu galibiyet kalan maçlar için umut verdi.
Hırvatistan maçının ikinci yarısında oynanan futbol, aslında Türk milli takımının 90 dakika boyunca oynaması gereken oyundur. Ukrayna maçında uzun toplarla defansımızın arkasına atılan toplarda çaresiz kalan defansımız Hırvatistan maçında ayağa paslarla gelmeye çalışan Hırvatistan'a karşı hata yapmadı. Defansa geri dönüşlerde ağır kalan defansımız Ukrayna maçında bunun bedelini 2 gol yiyerek ödemişti. Gol yollarında ciddi sıkıntılar var. Özellikle rakip defansın önünde yapılan paslar çok fazla olduğu için rakip defansın toparlanmasına fırsat veriyor.
Rakip kaleye çekilen şut sayısı ciddi oranda az.
Güzel olan şimdilik takımdaki oyuncuların ağır ağır takım olmaya doğru gitmesidir. Ukrayna maçında birbirinden kopuk oynayan oyuncular, Hırvatistan maçında biraz daha derli toplu göründü. Emre Mor, direk 11'de oynamadığı için kalan 20 dakikada oyuna girmesi Emre'nin kendini göstermesine fırsat vermedi. Emre Mor'un milli takımda daha çok oyunda kalmasına ihtiyacı var. Hırvatistan'a karşı galibiyeti getiren golümüzü atan Cenk Tosun giderek tecrübesi artırarak daha çok güven veriyor.
Aslında kaliteli futbolculardan oluşan milli takımımız Lucescu'nun tecrübesiyle ilerisi için mutlaka başarılara imza atacaktır.
Türkiye-Hırvatistan maçında en etkili gücümüz Eskişehir'deki taraftarlarımızın çoşkusu oldu. Takımımızın düştüğü anlarda, takımı ayağa kaldıran taraftar, galibiyetin belki de asıl mimarı oldu.
Kalan maçlarda alacağımız galibiyetlerle Dünya Kupasına niçin katılmayalım?
Hâlâ umut var!..
Hırvatistan maçının ikinci yarısında oynanan futbol, aslında Türk milli takımının 90 dakika boyunca oynaması gereken oyundur. Ukrayna maçında uzun toplarla defansımızın arkasına atılan toplarda çaresiz kalan defansımız Hırvatistan maçında ayağa paslarla gelmeye çalışan Hırvatistan'a karşı hata yapmadı. Defansa geri dönüşlerde ağır kalan defansımız Ukrayna maçında bunun bedelini 2 gol yiyerek ödemişti. Gol yollarında ciddi sıkıntılar var. Özellikle rakip defansın önünde yapılan paslar çok fazla olduğu için rakip defansın toparlanmasına fırsat veriyor.
Rakip kaleye çekilen şut sayısı ciddi oranda az.
Güzel olan şimdilik takımdaki oyuncuların ağır ağır takım olmaya doğru gitmesidir. Ukrayna maçında birbirinden kopuk oynayan oyuncular, Hırvatistan maçında biraz daha derli toplu göründü. Emre Mor, direk 11'de oynamadığı için kalan 20 dakikada oyuna girmesi Emre'nin kendini göstermesine fırsat vermedi. Emre Mor'un milli takımda daha çok oyunda kalmasına ihtiyacı var. Hırvatistan'a karşı galibiyeti getiren golümüzü atan Cenk Tosun giderek tecrübesi artırarak daha çok güven veriyor.
Aslında kaliteli futbolculardan oluşan milli takımımız Lucescu'nun tecrübesiyle ilerisi için mutlaka başarılara imza atacaktır.
Türkiye-Hırvatistan maçında en etkili gücümüz Eskişehir'deki taraftarlarımızın çoşkusu oldu. Takımımızın düştüğü anlarda, takımı ayağa kaldıran taraftar, galibiyetin belki de asıl mimarı oldu.
Kalan maçlarda alacağımız galibiyetlerle Dünya Kupasına niçin katılmayalım?
Hâlâ umut var!..
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Tufan TOK / diğer yazıları
- Galatasaray'ı Karagümrük yaktı / 20.12.2020
- Galatasaray zorlanıyor / 31.10.2017
- Galatasaray yabancı takım mı? / 16.10.2017
- Zengin iken fakir olmak / 27.09.2017
- Görene, köre ne! / 23.09.2017
- Gomis atıyor, Aslan uçuyor / 18.09.2017
- Milli takım umut verdi / 07.09.2017
- Türk futbolu nereye? / 26.08.2017
- 2017-2018 sezonuna merhaba! / 16.08.2017
- Milli Takım / 07.08.2017
- Galatasaray zorlanıyor / 31.10.2017
- Galatasaray yabancı takım mı? / 16.10.2017
- Zengin iken fakir olmak / 27.09.2017
- Görene, köre ne! / 23.09.2017
- Gomis atıyor, Aslan uçuyor / 18.09.2017
- Milli takım umut verdi / 07.09.2017
- Türk futbolu nereye? / 26.08.2017
- 2017-2018 sezonuna merhaba! / 16.08.2017
- Milli Takım / 07.08.2017