BTP MYK üyesi Koç, milletimizin AKP hükümetinden "AB havası"ndan başka bir getirisi olmayan "tavizlerle örülü müzakere takvimi" değil, iki yıldan beri "iş ve aş" beklediğini söyledi
Bağımsız Türkiye Partisi MYK üyesi Mehmet Emin Koç, AKP hükümetinin, AB Komiseri Verheugen'in bizzat ifadesiyle 10-15 yıl sonraya ötelenen hayali bir takvim ve ucuz zina tartışmalarıyla milletimizi oyalamaya hakkı bulunmadığını, bu cümleden olarak vatandaşın sanal takvimler değil, iş-aş ve şahsiyetli devlet politikaları beklediğini belirtti. Koç, AKP'nin milletimizi 10-15 yıl sonraki Brüksel'e güya pirince gönderirken evdeki bulgurdan da ettiğine dikkat çekti.
Havayla karın doymaz
Yıllardan beri işsiz ve aşsız vaziyette bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirilen milyonların AKP'ye tepkisinin önceki koalisyon ortaklarına yönelik şamardan çok daha ağır olduğunu ve olacağını belirten Koç "Çünkü milletimiz, hiç kimseye vermediği desteği AKP'ye verdi. Hiç kimseye bağlamadığı umudu bağladı. Lakin dağ fare doğurdu. AKP, Amerika ve Avrupa'nın talimatlarına uymak ve yerine getirmekten milletimizi yüzüne dahi bakmadı. Zaten AKP'nin vatandaşın kronik dertlerine milli bir çözümleri, milli bir duruşları olmadığı baştan beri ortadaydı. İki yıl içinde bu açık ve seçik görüldü. AKP, ülkemizi Amerika'ya, AB'ye ve IMF'ye peşkeş çekmekten başka bir icraat ortaya koymadı. İşçimize, memurumuza, çiftçimize, köylümüze, tarım kesimine, sanayi kesimine nefes aldıracak bir tek adım dahi atmadı. İşçinin memurun hali ortada, meydanlara dökülmeye hazırlanıyorlar; ya hiç işi olmayan milyonlar ne yapsın? Her yıl işsizler ordusuna ilave olarak yaklaşık 700 bin gence iş bulmak gerekiyor. Bunun için asgari 35-40 milyar dolarlık yatırım şart. Hükümet bırakın yeni yatırım yapmayı, IMF'nin faizdışı fazlasını ayarlamak için yatırımları durduruyor. İşçinin memurun üç kuruşundan kesiyor, zam vermiyor; IMF'ye faiz veriyor. Erdoğan hükümeti, öncekilerden daha da beter vaziyette 3 yıllığına her şeyi IMF'ye teslim etti. Milletimiz, açlıkla, yoksullukla, işsizlikle boğuşurken; AKP zina tartışmalarıyla, hayali müzakere takvimleriyle, AB havasıyla ortalığı velveleye veriyor. AB havasının karın doyurmadığını birkaç hafta içinde AKP dahil herkes gözlemleyecek. Üretim olmadan, yatırım olmadan, istihdam alanları oluşturmadan vatandaşın karnı doymaz. AKP, AB havasıyla milletimizi oyalamaya çalışıyor, ama karnı aç olan ve eninde sonunda karnı zil çalacak olan milyonlarca işsiz-aşsız vatandaş, açlık gırtlağa dayanmaya başlayınca AKP'ye hiç hesap etmediği türden şamarlarını kullanmak zorunda kalacaktır. AKP, artık hayallerden kendisini kurtarıp milletin reel meselelerine dönsün" şeklinde konuştu.
Erdoğan, KKTC'li
Talat'tan ders alsın
Avrupa Birliği'nin Türk Milleti'ne gerçek bakışının son KKTC kararında ortaya çıktığını belirten BTP MYK üyesi Koç, "AB lobilerinin ceplerine sıkıştırdıkları harçlıklarında tesiriyle Ya AB ya ölüm diye sokaklara dökülen yüzde 65-70'lik KKTC'li Türk'ün AB sevdası hiç karşılık bulmadı. AB güdümlü KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat bile AB bizi aldattı diye feryad etmek durumunda kaldı. Başbakan Tayyip Erdoğan, AB konusunda Talat'ın ahvalinden ders çıkarsın. Nitekim, Başbakan Erdoğan, Brüksel'de sanal müzakere takvimi sarhoşluğuyla yeni tavizlerini AB komiserine taahhüt ederken, Avrupa Parlamentosu KKTC'yi Rum'un ağzına atma kararı verdi. Avrupa Parlamentosu, 250 milyon euro'luk yardımını Rum kesimi eliyle vermek, KKTC'yle ticari ilişkileri de Rum limanları yoluyla geliştirmek kararı aldı. Hani KKTC için açılım sağlanacaktı? AKP, niye bunu konuşmuyor? Başbakan niye madalyonun bu tarafını görmüyor, göstermiyor, konuşmuyor? Konuşmuyor, çünkü bu karar, AB'nin Türk Milletine gerçek bakışını, reel yaklaşımını yansıtıyor. Bu konuşulursa AKP'nin ve Başbakan Erdoğan'ın AB hayali, AB oyunu biter; dolayısıyla AB ve IMF hayalleriyle oyalayarak tutunduğu koltuğunu kaybeder. AKP, koltuğunu kaybedeceği vakti uzatıyor; fakat Türkiye kaybediyor, milletimiz kaybediyor. AKP, Amerika, Avrupa ve IMF gibi global toplum mühendislerinin planlarına ve oyunlarına alet olmaktan kurtulsun, milletimizin dertlerine çareler arasın. Çare var, çözüm var; kendilerinde çare yoksa ki, iki yılık icraatları ve son IMF bağımlılıkları bunu gösteriyor, çözüm ve kurtuluş için BTP'nin saflarına koşsunlar. Bir zamanlar bu mukaddes topraklara musallat olan ve benzer iştahlarını sürekli koruyup kabartan Haçlıların yanına koşmasınlar. Haçlılardan bu aziz millete hayır gelmez" şeklinde konuştu.
Bağımsız Türkiye Partisi MYK üyesi Mehmet Emin Koç, AKP hükümetinin, AB Komiseri Verheugen'in bizzat ifadesiyle 10-15 yıl sonraya ötelenen hayali bir takvim ve ucuz zina tartışmalarıyla milletimizi oyalamaya hakkı bulunmadığını, bu cümleden olarak vatandaşın sanal takvimler değil, iş-aş ve şahsiyetli devlet politikaları beklediğini belirtti. Koç, AKP'nin milletimizi 10-15 yıl sonraki Brüksel'e güya pirince gönderirken evdeki bulgurdan da ettiğine dikkat çekti.
Havayla karın doymaz
Yıllardan beri işsiz ve aşsız vaziyette bir lokma ekmeğe muhtaç hale getirilen milyonların AKP'ye tepkisinin önceki koalisyon ortaklarına yönelik şamardan çok daha ağır olduğunu ve olacağını belirten Koç "Çünkü milletimiz, hiç kimseye vermediği desteği AKP'ye verdi. Hiç kimseye bağlamadığı umudu bağladı. Lakin dağ fare doğurdu. AKP, Amerika ve Avrupa'nın talimatlarına uymak ve yerine getirmekten milletimizi yüzüne dahi bakmadı. Zaten AKP'nin vatandaşın kronik dertlerine milli bir çözümleri, milli bir duruşları olmadığı baştan beri ortadaydı. İki yıl içinde bu açık ve seçik görüldü. AKP, ülkemizi Amerika'ya, AB'ye ve IMF'ye peşkeş çekmekten başka bir icraat ortaya koymadı. İşçimize, memurumuza, çiftçimize, köylümüze, tarım kesimine, sanayi kesimine nefes aldıracak bir tek adım dahi atmadı. İşçinin memurun hali ortada, meydanlara dökülmeye hazırlanıyorlar; ya hiç işi olmayan milyonlar ne yapsın? Her yıl işsizler ordusuna ilave olarak yaklaşık 700 bin gence iş bulmak gerekiyor. Bunun için asgari 35-40 milyar dolarlık yatırım şart. Hükümet bırakın yeni yatırım yapmayı, IMF'nin faizdışı fazlasını ayarlamak için yatırımları durduruyor. İşçinin memurun üç kuruşundan kesiyor, zam vermiyor; IMF'ye faiz veriyor. Erdoğan hükümeti, öncekilerden daha da beter vaziyette 3 yıllığına her şeyi IMF'ye teslim etti. Milletimiz, açlıkla, yoksullukla, işsizlikle boğuşurken; AKP zina tartışmalarıyla, hayali müzakere takvimleriyle, AB havasıyla ortalığı velveleye veriyor. AB havasının karın doyurmadığını birkaç hafta içinde AKP dahil herkes gözlemleyecek. Üretim olmadan, yatırım olmadan, istihdam alanları oluşturmadan vatandaşın karnı doymaz. AKP, AB havasıyla milletimizi oyalamaya çalışıyor, ama karnı aç olan ve eninde sonunda karnı zil çalacak olan milyonlarca işsiz-aşsız vatandaş, açlık gırtlağa dayanmaya başlayınca AKP'ye hiç hesap etmediği türden şamarlarını kullanmak zorunda kalacaktır. AKP, artık hayallerden kendisini kurtarıp milletin reel meselelerine dönsün" şeklinde konuştu.
Erdoğan, KKTC'li
Talat'tan ders alsın
Avrupa Birliği'nin Türk Milleti'ne gerçek bakışının son KKTC kararında ortaya çıktığını belirten BTP MYK üyesi Koç, "AB lobilerinin ceplerine sıkıştırdıkları harçlıklarında tesiriyle Ya AB ya ölüm diye sokaklara dökülen yüzde 65-70'lik KKTC'li Türk'ün AB sevdası hiç karşılık bulmadı. AB güdümlü KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat bile AB bizi aldattı diye feryad etmek durumunda kaldı. Başbakan Tayyip Erdoğan, AB konusunda Talat'ın ahvalinden ders çıkarsın. Nitekim, Başbakan Erdoğan, Brüksel'de sanal müzakere takvimi sarhoşluğuyla yeni tavizlerini AB komiserine taahhüt ederken, Avrupa Parlamentosu KKTC'yi Rum'un ağzına atma kararı verdi. Avrupa Parlamentosu, 250 milyon euro'luk yardımını Rum kesimi eliyle vermek, KKTC'yle ticari ilişkileri de Rum limanları yoluyla geliştirmek kararı aldı. Hani KKTC için açılım sağlanacaktı? AKP, niye bunu konuşmuyor? Başbakan niye madalyonun bu tarafını görmüyor, göstermiyor, konuşmuyor? Konuşmuyor, çünkü bu karar, AB'nin Türk Milletine gerçek bakışını, reel yaklaşımını yansıtıyor. Bu konuşulursa AKP'nin ve Başbakan Erdoğan'ın AB hayali, AB oyunu biter; dolayısıyla AB ve IMF hayalleriyle oyalayarak tutunduğu koltuğunu kaybeder. AKP, koltuğunu kaybedeceği vakti uzatıyor; fakat Türkiye kaybediyor, milletimiz kaybediyor. AKP, Amerika, Avrupa ve IMF gibi global toplum mühendislerinin planlarına ve oyunlarına alet olmaktan kurtulsun, milletimizin dertlerine çareler arasın. Çare var, çözüm var; kendilerinde çare yoksa ki, iki yılık icraatları ve son IMF bağımlılıkları bunu gösteriyor, çözüm ve kurtuluş için BTP'nin saflarına koşsunlar. Bir zamanlar bu mukaddes topraklara musallat olan ve benzer iştahlarını sürekli koruyup kabartan Haçlıların yanına koşmasınlar. Haçlılardan bu aziz millete hayır gelmez" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.