Çin ve Japon yetkililer Güney ve Kuzey Koreli siyasiler ile yoğun bir şekilde diplomasi trafiğine tutuşarak Uzakdoğu'daki nükleer sorunu masaya yatırıyorlar.
Amerika'nın Kuzey Kore'yi nükleer silahlanma konusunda günübirlik uyarıları ve Pyongyang yönetiminin buna verdiği asi cevaplar bu görüşmelerin temelini oluşturuyor.
Güney Kore'yi Komünist Kuzey'den koruma güdüsüyle mücadele veren Amerika karşisinda Çin ve Rusya da Kuzey ile diyaloga geçerek terazinin belli bir yönde agirlik kazanmasini engelemek telaşindalar.
Ortadogu'da İran, Uzakdoğu'da Kuzey Kore Amerika için ilk vurulacak eksen ülkelerin başinda geliyordu.
Uluslararasi işgal planinda gözler bu ülkelere çevrilirken Kore'nin değil de Afganistan'ın; İran'ın değil de Irak'ın vurulması kafaları karıştırdı.
Tek yanlı tehdit savurmalar Amerikan Şahinleri tarafından canlı tutuluyor.
Şahinler'in " Vurabiliriz" tehditi, ilginçtir, işlemiyor ya da işletilmek istenmiyor.
Kuzey Kore ve Iran'ın askeri yapılanmasının ne Afganistan'a ne de Irak'a benzemediği ortada.
İran islami bir ordu yapılanması ile daha milli bir profil oluşturarak askeri gücünü Amerika'nın tehditleri karşısında ve özellikle konvansiyonel alanda güçlendirmeye devam ederken Kuzey Kore de " Amerika'nın tehditleri karşısında benim savunma ve silahlanma hakkım vardır" teziyle nükleer denemelerini tüm dünyanın gözünün içine baka baka gerçekleştiriyor. Ve Amerika'nın sesi soluğu çıkmıyor.
"Şahinler vurmak mi istemiyor, yoksa vurmaktan mi ürküyor?" sorularından ikinci seçenek ağırlık kazanıyor.
Hem Afganistan'da, hem Irak'ta ikili işgal başlatan ve bu bölgelerden çikmakta zorlanan Amerikan askeri gücü yeni bir ülke ile savaşa tutuşabilecek yetenegi ve kapasiteyi kendinde görmüyor.
Iran ya da Kuzey Kore'nin milli bir duruş sergilemesi ve zaman zaman Amerika'ya kafa tutmaları Amerikan tehditinin şişme balon olduğunu da gösteriyor.
Her geçen gün içte ekonomik ve sosyal yönden zayıflayan Amerika, askeri açıdan da işgal bölgelerinde erimeye devam ediyor.
Teknolojik üstün gücünü dünya genelinde pratiğe geçiren ve etki alanını genişleten Amerika karşısında İran ve Kuzey Kore'nin verdiği tepkiler yakın zamanda diğer ülkeler üzerinde de psikolojik tesir edecek ve meydan okumalar artacak.
Mahallenin kabadayısı Amerika'ya, mahalle sakinlerinden tepkiler gelmeye başladi bile.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Cevat Kışlalı / diğer yazıları
- Suikastın geri planı / 09.05.2006
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005
- Sessizliğin sesi / 28.03.2006
- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü / 08.03.2006
- Hangi ittifak, hangi kadın? / 26.01.2006
- Varoluş mücadelesi / 24.01.2006
- Bu M.E.M'leket bizim / 01.12.2005
- Çözüm mü dediniz? / 27.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 04.11.2005
- Bağımsız Türkiye / 21.10.2005
- Felaket kapıda / 19.10.2005