Önceki gün toplanan Bakanlar Kurulu Lübnan'a Türk askeri gönderilmesi konusunda prensip kararı aldı. Önümüzdeki hafta ya da 19 Eylül'de Meclis açılacak, "Lübnan tezkeresi" vekillerin oylarına sunulacak. AKP hükümeti ABD ve İsrail tarafından teklif edildiği günden bu yana istekli olduğu asker gönderme işini resmen de kabul etmiş oldu. Nitekim dün New York'ta toplanan BM Barış gücüne katılacak ülkeler toplantısında Türkiye, aldığı bu prensip kararını resmen açıkladı. Bu yazı kaleme alındığı saatlerde de Başbakanlık'ta Lübnan'a asker gönderme konusunun ayrıntılarının netleştirileceği "tezkere" zirvesi yapılıyordu. Hükümetin bu konuda acele ettiği ve belli zaman aralıklarına önemli konuları sıkıştırmakta gayretli olduğu açık bir şekilde seziliyor.Büyükanıt paşanın Genelkurmay Başkanlığı görevini resmen devraldığı önceki gün, apar topar Bakanlar Kurulu zirvesinin Lübnan gündemiyle toplanması ve hemen ertesinde de Başbakanlık'ta tezkere zirvesi yapılması tesadüf olmamalı. Çünkü Büyükanıt'la birlikte şekillenen yeni komuta kademesinin, AKP hükümetiyle "şiir gibi" bir uyumla çalışan Hilmi Özkök'ten çok farklı olduğunu geçtiğimiz günlerde yapılan MGK toplantısında hissettik. Bu toplantıda hükümetin çok hevesli olduğu Lübnan'a asker gönderme konusuna komuta kademesi mesafeli yaklaştı ve BM kararının hamlığına atıfta bulundu. Geçtiğimiz hafta Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda yapılan devir teslim töreninde hem Büyükanıt paşa hem de İlker Başbuğ paşanın yaptığı sert ve anlamlı açıklamalar, Cumhurbaşkanının direk olarak ifade ettiği görüşü, zirvede esen yapay uyum seyrinin, en azından milli konularda devam etmeyeceğine işaretti. Büyükanıt'ın konuşmalarından çıkardığımız mesajlar, bundan sonraki dönemin- batılılar buna yeni şahin dönem diyor- birilerinin uykularını kaçırsa da, milli menfaatlerin ön planda tutulacağı ve ABD-İsrail eksenine hapsolmuş bir Türkiye vizyonunda olmayacağı yönünde. Geçtiğimiz dönemde hatırlayacaksınız bol bol "asker şifreleri" çözmeye çalışıyorduk. Çünkü en milli ve en kritik mevzularda bile açıklama yapmayan Genelkurmay, yaptığı açıklamalarda da net bir tavır ortaya koyamıyordu. İşte bu yüzden bizler de "acaba ne demek istedi" diye şifre çözmeye çalışıyorduk. Ama Büyükanıt döneminde şifre falan çözmeye gerek kalmayacak, çünkü daha ilk açıklamalarından itibaren gerekli yerlere, gerekli mesajlar gayet açık bir dille ifade ediliyor. Böyle kritik bir süreçten geçen Türkiye'de olması gereken de bu. Türk halkının yüzde 99'unun Lübnan'a Türk askerinin gönderilmesine karşı olduğu bir vasatta AKP hükümetinin önceki gün aldığı asker gönderme kararı, perde arkasında verilen sözlerin ve atılan imzaların ağırlığının, gelecek seçimlerde sandığa gömülme riskini kabullenme ve siyasi istikbalinin kırmızı kalemle çizilmesine razı olma kaderini icbar edecek tonajda olduğunun göstergesi aynı zamanda. AKP hükümetinin tıpkı Kore'ye gönderilen Türk askeri gibi, belli kazanımlar uğruna Türk askerini "bedel" olarak Lübnan bataklığına sürme niyeti asla kabul edilemez. Alelacele alınan bu tehlikeli karar, tıpkı 1 Mart tezkeresinde olduğu gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından reddedilmeli. Çünkü bu tezkere ile 1 Mart tezkeresi arasında tehlike, kaos ve tuzak anlamında hiçbir fark yok. Aksine bu tezkere, önümüzdeki dönemde ABD ve İsrail'in Ortadoğu'ya dair tasarladıkları karanlık planlara hizmet edecek birçok mayınla dolu. Türk askerini bu pis oyunun içine çekme gayretkeşliğinin ardındaki kirli hesaplar ise gerçekten utanç verici. Hiçbir zaman unutulmamalı ki, Türk askeri makam hesapları yapan bazı çevrelerin, küresel terörist ülkelerle ilişkilerini düzeltme ve o ülkelerin gönlünü alma malzemesi olarak batağa sürüklenemez. Buna müsaade edilmemeli!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012