Yazık ve günah! Ayrılığı, bölünmeyi kardeşlik gibi sunmak, çok yazık ve çok günah! Biz bu zihniyeti Emevi saraylarından, Ehl-i Beyt avına çıkan Abbasi saltanatından, Kerbela'dan tanıyoruz! Onlar İslam adına Hz. Peygamber'in torunlarını katlettiler! Bunlar da barış diye, analar ağlamasın diye İslam coğrafyasını bölüyorlar ve düşmana yem yapıyorlar! Sonrada Ehl-i Beyt'i katledenlerin işledikleri cinayeti, 'İslam' diye yutturmaları gibi, bölünmeyi 'zafer' diye hazmetmemizi istiyorlar! Ellerimizi vicdanımıza koyarak söyleyelim: Bunların kardeşlik, barış dediği projede bize ait ne var? Hangi güzel kavram ve kurumlarla oluşturulmuş gerçek bir tevhid projesi var ortada? Kürdistan'ı ilan et! Apo'ya af vaad et! Terörle gizli gizli görüş! Silahlar teslim olmadan sen teslim ol! Terörü meşrulaştır! 30 yıllık mücadeleyi yok say! Şehitleri yok say! Tarihi yok say! İstiklal Savaşı'nda vatan için şehit düşmüş, koyun koyuna yatan Diyarbakırlı ile Edirneliyi yok say! Haksızı ödüllendir, haklıyı suçlu ilan et! Sonra da bir okul tiyatrosu düzenle ve halkın sana inanmasını iste! Burada ne barış, ne izzet, ne de bize ait bir duygu ve fikir var! Tamamı batıl ve Batı'dan tezgâhlanmış projelere teşne olmuş bir mantık ve kumpas var! Barış tezgâhı kuranların samimi olmadığını, olamayacağını şuradan da anlayabiliriz! Bunlar Barzani ile kankalar, Apo ile gizli açık aşk halindeler, eli silahlı, adam öldürenlerin başını okşuyorlar "olur böyle ufak, tefek yanlışlar, unutalım kardeşim" diyorlar ama mesele Suriye olunca ne hikmetse sonuna kadar şahinler! Türkiye'de terörle gizli açık buluşup, aşk şiirleri söylemekte sakınca görmüyorlar ama Suriye'de terörü desteklemekten geri kalmıyorlar! Niye böyle? Çünkü bunlar kendi akılları ile yürümüyorlar da ondan? Ne denilirse onu yapıyorlar! Yürü deniliyor, yürüyorlar, otur deniliyor, oturuyorlar! O nedenle bunların barışı da sahte, savaşı da sahte! Kardeşliklerinin de düşmanlıklarının da aslında bir kıymeti harbiyesi yok! Son olarak şunu teklif ediyorum; Bu Başbakan'ı, ya Başkan, Cumhurbaşkanı ne istiyorsa derhal ilan edelim ki kendileri Kuzey'i, Güney'i, Doğu'yu Batı'yı İstanbul'u, İzmit'i, yer altını yer üstünü satmaktan belki vazgeçer! Çünkü makam atlamak hususunda her şeyi yapacak kadar kararlı ve gözü kara bir müsaitlik var ortada! Onun için ne istiyorsa verelim, bir an evvel verelim! Türk Milleti ile çözülmemiş bir sorunu olan ve kotluk için de her şeyi yapmaya müsait bu adamları sakinleştirelim! Yok, bu çözüm değil, sen deli misin diyorsanız geriye tek bir şey kalıyor. En sona sakladığımız sabır tokadını indirmek! Ve aynı anda bu gözü karalara haddini bildirecek bir Milli İktidarın ateşini yakmak! Bize ait barış nasıl oluyormuş, kardeşlik, hürriyet ne imiş siz asıl o zaman görün! Barzani'den dilenilmemiş bir barış için, güç odaklarına teslim olmamak için!!!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
- Sahili olmayan umman / 14.04.2022
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 09.06.2021
- Ümit Özdağ, Hüseyin Baş… Uzaklarda Arama / 06.06.2021
- Birlik ve beraberlik ölümden başka her şeyi yener / 17.05.2021
- Ermeni Meselesi ve Gerçekler / 25.04.2021
- Osmanlı İslamı / 18.04.2021
- Sensizlik, benim şiirim / 11.04.2021
- Fikirlerin halledemediği davaları kan halleder / 04.04.2021
- Dünya bir leştir, taliplileri köpektir! / 28.03.2021
- Rüzgâr eken fırtına biçer / 23.03.2021