Kılıçdaroğlu bir kez daha imdada yetişti.
Kimin mi imdadına; AKP'nin.
Evet yanlış duymadınız AKP'nin!
Almanya dönüşü uçakta soruları cevaplandıran Başbakan Erdoğan yeni anayasa konusunda "Doğrusu benim umudum her geçen gün azalıyor. Buna rağmen bu konuda kararlı ve azimli bir biçimde süreci devam ettirmek gerektiğini düşünüyorum." dedi.
CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Erdoğan'ın umutsuzluğunu umuda çevirdi.
İzmir'de konuşan Kılıçdaroğlu "Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda sivil anayasa yapmak için gerekli katkıyı yapıyoruz zaten. Başbakan Erdoğan, hangi gerekçeyle umudunun azaldığını söylüyorsa onu açıklasın"dedi.
Oysa Kılıçdaroğlu'nun kurmayları yeni anayasa konusunda önemli eleştirilerde bulunuyor.
Aralarında yeni anayasanın Türkiye'yi böleceğini söyleyen de var, Atatürk Cumhuriyetini yok edeceğini söyleyen de.
Peki yeni anayasa konusunda bu uyarıların geldiği bir partinin genel başkan nasıl olur da Başbakan'ın "umudum azalıyor" dediği anda devre yapıp "korkmayın biz varız" mealinde bir mesaj verir.
Yahu sizin hangi haliniz samimi Allah aşkına!
Yeni anayasa ülkeyi böler dediğiniz haliniz mi yoksa AKP'ye açık çek veren haliniz mi?
Evet...
CHP'nin en büyük proplemi samimiyet problemi.
Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi CHP normal zamanlarda AKP ile içi boş polemiklere girip gündemi meşgul ediyor, halkın gerçek gündemlerle yüzleşmesine engel oluyor.
Kritik anlarda ise AKP'ye destek çıkıyor, koltuk değneği oluyor.
Bu durumun bir örneğine MİT-PKK görüşmelerinde tanık olmuştuk.
Kılıçdaroğlu hükümetin sıkıştığı yerde devre yapıp, kendi parti sözcüsünü de ofsayta düşürerek, "PKK ile görüşme yapılabilir" demişti.
Şimdi de yeni anayasada hükümete omuz verdi.
Kılıçdaroğlu için gizli AKP'li desek yeridir.!
Çünkü onun AKP'ye sağladığı katkıyı benim diyen AKP'li kolay kolay veremez.
MHP'nin de AKP'den farkı yok aslında.
O da kritik anlarda AKP'ye omuz veriyor.
Yalnız rolleri farklı. Kimin ne zaman AKP'ye koltuk değneği olacağı o anki şartlara göre değişiyor.
Atatürkçü, ulusalcı kesimin ikna edilmesi gerekiyorsa CHP, milliyetçi kesimin ikna edilmesi gerekiyorsa MHP rol kesiyor.
Netice olarak şunu ifade edelim; Türkiye'de milli bir iktidar sorunu olduğu kadar milli bir muhalefet sorunu da var.
Muhalefet dediğin, ülke sorunlarına çözüm üretecek, ülkenin sıkıştığı anlarda bir milli çözüm adresi olarak ortaya çıkacak.
Muhalefet dediğin, ülkeyi kaosa sürükleyen iktidarların en kritik anlarda koltuk değneği olmayacak.
Kimin mi imdadına; AKP'nin.
Evet yanlış duymadınız AKP'nin!
Almanya dönüşü uçakta soruları cevaplandıran Başbakan Erdoğan yeni anayasa konusunda "Doğrusu benim umudum her geçen gün azalıyor. Buna rağmen bu konuda kararlı ve azimli bir biçimde süreci devam ettirmek gerektiğini düşünüyorum." dedi.
CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Erdoğan'ın umutsuzluğunu umuda çevirdi.
İzmir'de konuşan Kılıçdaroğlu "Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda sivil anayasa yapmak için gerekli katkıyı yapıyoruz zaten. Başbakan Erdoğan, hangi gerekçeyle umudunun azaldığını söylüyorsa onu açıklasın"dedi.
Oysa Kılıçdaroğlu'nun kurmayları yeni anayasa konusunda önemli eleştirilerde bulunuyor.
Aralarında yeni anayasanın Türkiye'yi böleceğini söyleyen de var, Atatürk Cumhuriyetini yok edeceğini söyleyen de.
Peki yeni anayasa konusunda bu uyarıların geldiği bir partinin genel başkan nasıl olur da Başbakan'ın "umudum azalıyor" dediği anda devre yapıp "korkmayın biz varız" mealinde bir mesaj verir.
Yahu sizin hangi haliniz samimi Allah aşkına!
Yeni anayasa ülkeyi böler dediğiniz haliniz mi yoksa AKP'ye açık çek veren haliniz mi?
Evet...
CHP'nin en büyük proplemi samimiyet problemi.
Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim gibi CHP normal zamanlarda AKP ile içi boş polemiklere girip gündemi meşgul ediyor, halkın gerçek gündemlerle yüzleşmesine engel oluyor.
Kritik anlarda ise AKP'ye destek çıkıyor, koltuk değneği oluyor.
Bu durumun bir örneğine MİT-PKK görüşmelerinde tanık olmuştuk.
Kılıçdaroğlu hükümetin sıkıştığı yerde devre yapıp, kendi parti sözcüsünü de ofsayta düşürerek, "PKK ile görüşme yapılabilir" demişti.
Şimdi de yeni anayasada hükümete omuz verdi.
Kılıçdaroğlu için gizli AKP'li desek yeridir.!
Çünkü onun AKP'ye sağladığı katkıyı benim diyen AKP'li kolay kolay veremez.
MHP'nin de AKP'den farkı yok aslında.
O da kritik anlarda AKP'ye omuz veriyor.
Yalnız rolleri farklı. Kimin ne zaman AKP'ye koltuk değneği olacağı o anki şartlara göre değişiyor.
Atatürkçü, ulusalcı kesimin ikna edilmesi gerekiyorsa CHP, milliyetçi kesimin ikna edilmesi gerekiyorsa MHP rol kesiyor.
Netice olarak şunu ifade edelim; Türkiye'de milli bir iktidar sorunu olduğu kadar milli bir muhalefet sorunu da var.
Muhalefet dediğin, ülke sorunlarına çözüm üretecek, ülkenin sıkıştığı anlarda bir milli çözüm adresi olarak ortaya çıkacak.
Muhalefet dediğin, ülkeyi kaosa sürükleyen iktidarların en kritik anlarda koltuk değneği olmayacak.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Bayram Çoşgun / diğer yazıları
- Teröriste kravat taktırınca! / 01.03.2025
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024
- Sosyal medyada İslam’a alçak saldırılar / 22.02.2025
- Artık bu işin suyu çıktı! / 13.02.2025
- CHP, Erdoğan ne isterse veriyor! / 05.02.2025
- Futbol üzerine / 30.01.2025
- SMA hastası çocuklar ve aileleri / 24.01.2025
- Haklı çıkmaya devam ediyor / 16.01.2025
- Ne günlere kaldık! / 06.01.2025
- BOP ve Türkiye / 01.01.2025
- Suriye’de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar / 28.12.2024